Sayfalar

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Tam Zamanlı Mesai!

25.08.2014

Bu aralar taşınma telaşındayım. Evin her yeri koli dolu. Planlarda büyük bir aksama oldu. Aslında en geç dün taşınmam ve bugün-yarın yerleşmem gerekiyordu ki çarşamba günü gönül rahatlığı ile tatile çıkabileyim. Ama öyle olmadı. Ben kolilerimi yapmış bulundum. Bir kısmını yapamadım zira hala bu evde yaşıyoruz. Kıyafete ve ev eşyalarına ihtiyaç duyuyoruz. Bir yandan ha bire çamaşır yıkıyorum bir yandan kurutup katlıyorum. Tam bir keşmekeş...

Bir yandan Deniz Baran'ın kurslarını aksatmamaya özen gösteriyorum.
Bir yandan yeni evimizin işleri var. Ne yapsam nafile idi düne kadar, zira badana olmadığı için yaptığım - yapacağım hiçbir işin kıymeti olmayacaktı. Mutfak dolaplarını ve banyo - tuvaletleri temizledim. Battı çıktı bile. Ben de boş boş onu aldım oraya koydum bunu başka yere... İşlendim durdum ama ne göründü derseniz kocaman bir sıfır! Dün yeni ev boyandı. Bugün kurslarımıza gittik, kalan zamanda kolilerimi yapmaya devam ettim. Birazdan tatil çantalarını hazırlayacağım ve yarın yeni evi temizleyeceğim. Yine yarın muhasebeciye gideceğim, adres değişikliğini bildireceğim. Onlar da vergi dairesine bildirecekler.

İnternette hizlial.com'dan buzdolabı aldık. 5 iş gününün son günü temin edecekler buzdolabını. Hal böyle olunca buzdolabı biz tatildeyken gelmiş olacak. Babam evimizde bekleyecek buzdolabını ama sorun şu ki babamın yön kabiliyeti iyi değildir ve gözleri de çok net görmez. Bu konu beni oldukça geriyor. Hizlial.com'un hizmet anlayışının adıyla müsemma olduğunu söyleyebilmek maalesef mümkün değil! Bir daha bu siteden alışveriş yapmayı düşünmüyorum. Kliksa.com'dan çamaşır ve bulaşık makineleri aldık, hemen ertesi gün temin edip yolladılar, derhal elimize ulaştı!

evimin kimi ihtiyaçlarını da Koçtaş'tan aldım. Yarın masa ve TV sehpası gelecek. Yatakodası takımını Doğrucan Mobilya'dan, Oturma grubunu Malkoçlar'dan aldım. Çocuk odasını henüz alamadım. Beğendiğim ranzalı ve uygun fiyatlı bir takım bulamadım henüz.

İşte durum budur.

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Hengamenin Ortasından Bildiriyorum...

Sabah kalıyorum, kahvaltı faslından sonra Deniz Baran'ı kursa götürüyorum.
Pazartesi - çarşamba cimnastik, salı -perşembe yüzme kursu var.
Ben de aynı yerde haftada üç gün aerobik kursuna yazıldım. bu hafta başladım derslere. Derslerim Deniz Baran'la çakışmıyor.
Hocam, akupunkturu önermedi. Bırakınca çok kilo alınıyor dedi. Ben de akupunktur randevuma gitmedim.

Kurstan sonra eve yeni eşya bakmaya gidiyoruz ya da evin işlerini yapıyorum (elektrik ve su bağlatmak gibi). Tüm işleri iki oğlumla birlikte yapıyorum. Onlar da çok bunalıyor ama yapacak bir şey yok. Bu geçiş sürecini birlikte atlatmak zorundayız.

Evime güzel eşyalar aldım. Şu ana kadar yatak odası takımı, oturma grubu, çamaşır-bulaşık makinesi, buzdolabı ve ocak alındı. çocuk odası ve halı kaldı. Yemek odası almayı düşünmesem de, masa-sandalye ve konsol almayı istiyorum. Vitrin veya yaşam ünitesi almayı düşünmüyorum.

Yarın çocuk odası bakabiliriz. Hayat o kadar hareketli ki, yazacak zaman pek bulamıyorum.

Çocuklarım yeni mahallemizde arkadaş bile buldu. Hem de kız! Sadece yola çıkmaları beni endişelendiriyor. Bu konuda kesin kural çizmeliyim! Allah korusun. Bütün gün bu mesele kafamı kurcaladı durdu.


İşte böylee.... Şimdilik bu kadar. :)

14 Ağustos 2014 Perşembe

Merhaba Yeni Hayat!

Bundan 1,5 yıl önce büromuzu eve taşımıştık. Benim üst üste gelen hastalıklarım, hayatımızda köklü değişiklikler yapmamıza yol açmıştı. Geçen bu 1,5 sene zarfında ev-büro / homeofis çalışma biçimini o kadar sevdik ki, çocuklarımızın büyüme sürecini sindire sindire yaşamamıza fırsat verdiği için uzunca bir süre bu şekilde yaşamaya karar verdik. Ancak mevcut evimiz, müvekkil kabul etmemize imkan verecek durumda olmadığı için, yeni bir ev arayışına girdik.

Öyle böyle derken kendimize yeni bir ev bulduk. Aradığımız özelliklere sahip. Bugün kira kontratını yaptık. Evde küçük tadilatlar yapmamız gerekli. Bu nedenle bir iki haftalık zaman gerekli bize...

12 yıllık evliliğimde her eşyam eskidi. Bu nedenle beyaz eşya ve mobilya ne varsa aklınıza gelen, hepsi değişecek. Eski evimden sadece kıyafet, TV ve akvaryumlarımız ile çocuklarımızın faaliyet malzemelerini alacağız nasipse. Alacağım her şeyi internetten beğendim, gidip göreceğim ve alacağım. Alışveriş için gezmeyi çok sevmiyorum. Böyle oturduğum yerden beğenmek tam benlik. Beyaz eşyamı muhtemelen Teknosa'dan alacağım. Kargosu da bedavaymış.

Çocuğumun anaokulunu da değiştireceğim. Duatepe Anaokulunu ne kadar çok istesem de (yeni evimize çok uzak kalacağı için) geçen sene yaşadığımız ishal vakası, bu sene adres değişikliği sebepleri ile bu okul bize nasip olmadıııı! Sen ne kadar istersen iste, nasipten öteye yol yok gerçekten. Gideceğimiz yerde de devlet anaokulu var, yarın ya da öbür gün kayıt meselesini halletmeyi düşünüyorum. Bakalım...

Yeni evimizin hemen yakınında park var. Kocam bana bisiklet de alacakmış, düz ayak her yer.

Evin iki girişi var. Bahçe girişi eve, ana girişi de büroya açılacak. 3+1 evin bir odası ve tuvaleti büro olarak kullanılacak. Kalan kısım da ev olarak kalacak. Karanlık odasının olmaması ve doğalgazlı olması bizim için tercih sebebi. Dezavantajları da var ama ben bu kısmı es geçiyorum. Ne de olsa mükemmel diye bir şey yok...

Bahçede çardak da var.  Ara sıra kahvaltılarımızı orada yapabiliriz.

Biraz gerginim. Yapılacak çok iş var.
Haydi hayırlısı...





7 Ağustos 2014 Perşembe

Yeni Kararlar : Akupunktur!

07.08.2014

Bir süredir kendimce diyetler yapıyordum ama başarılı olamıyordum! Diyette istikrar önemli. Ben bir iki kilo verince tekrar alıyordum. Bazal metabolizma hızım da yavaş. Bu nedenle kilo vermek benim için biraz zor. Ailece kilo almaya yatkınlığımız var. Cümleten tombuluz. Çocukluğumdan beri hep balık etliydim, obez olmadım çok şükür ama hayatım boyunca kilolarımla mücadele ettim. Dün yeni bir mücadeleye başladım. Çok kararlıyım!

Barış'ı dünyaya getirdikten sonra, 4 ayını doldurunca ufak ufak ek gıdalara geçme aşamasında ben de diyet yapmaya başlamış, 3 ayda 21 kg vermiştim. Daha da verebilirdim ama birtakım rahatsızlıklarım oldu. Uzun süre yattım. Çook büyük sıkıntılar atlattım. Allah'ıma şükürler olsun ki sağlığıma kavuştum. Böyle olunca yatma sürecimde 6-7 kg kadar aldım. Bir daha da o kiloyu veremedim. Zaten tam istediğim kiloya gelememiştim, bir de üstüne aldığım bu 6-7 kg ile yine balık etli hayatımı sürdürdüm.

Geçen sene de Deniz Baran 7-8 ay süren ishal vakası atlattı. 2013 yılı haziran ayında başlayan ishal, ara ara nüksederek 2014 ocak ortalarına kadar hayatımızı sarstı. Sonrasında da hayat mücadelesi ile 2014 ağustos ayına kadar geldik!

Dün yani 06.08.2014'te zayıflamak için destek almaya karar verdim. Dr.Tayfur Yağcı'ya gittim. Kendisi hem akupunktur uyguladı hem de diyet verdi. Günaşırı 40-60 dakika kadar tempolu yürüyüş yapacağım, bu yürüyüşler sırasında ara ara da koşarsam yağ yakımı hızlanırmış. Dünden beri diyetime uyuyorum, benim hedefim 18 kilo vermek. Ama doktoruma göre 12 kg vermem yeterli olacakmış. Verdiği programa aslında beslenme düzeni denilebilirmiş. Çok sıkı bir diyet olmasa da yaptığı akupunktur uygulaması ile açlık hissetmeyecek, sinirli olmayacakmışım ve metabolizmam hızlanacak, açlığa bağlı başağrılarım olmayacakmış. Kulaklarımda belli noktalara küçük bitki tohumları yapıştırdı. Yemeklerden yarım saat kadar önce her bir noktayı 20'ye kadar sayarak uyaracakmışım.

İlk bir ay haftada bir gideceğim, sonra 15 günde bir, sonra da ayda bir. Seans ücretleri 100 lira. İlk ay pahalı olacak ama kilo vermeyi kendim başaramayınca bu destek şart oldu. İstediğim kiloya gelene kadar devam etmeyi düşünüyorum. Aynaya bakınca kendimi beğenmek istiyorum. Giydiğim yakışsın, süsleneyim azıcık istiyorum. Sağlık için de kilo vermek çok önemli ama çok şükür ki benim halihazırda kiloya bağlı sağlık sorunlarım çok şükür ki olmadığı için hedefim, güzel olmak :)

Gelişmeleri buradan paylaşacağım...
Bekleyelim görelim...

27 Temmuz 2014 Pazar

Kısa Kısa...

Bugün 2014 yılı Ramazan ayının son günü. Yarın bayram.
Dün alışveriş yaptık, bugün de alışverişimizin kalan kısmını yapacağız nasipse.. İki hareketli oğlanla alışveriş yapmak ne kadar zor bir tahmini olan var mı? Bir yandan koşturuyorlar, mağazanın altını üstüne getirmemeleri için eşim çabalıyor, bir yandan ben kıyafet deniyorum. Şöyle sakin sakin, geze geze rahat bir alışveriş yapmak, önümüzdeki yıllarda bizim için mümkün görünmüyor. Çocuklarımı bırakacak kimsem yok. Annem rahatsız, başka akrabalarımdan da bayram arefesinde böyle büyük bir iyilik isteyemem.

Küçük çocuk her yerde zor. Geçen gün adliyelerde işlerimiz vardı. Küçük işler olduğu için birlikte gidip hallettik eşim ve çocuklarla. Sonrasında anneme gidecektik. Karşıyaka adliyesi Baro odasında bir avukat sorun çıkardı. Neymiş gerçekten avukat mıymışım, çocuklarım gürültü yapıyormuş, dilekçesini yazamıyormuş... Büronuzda yazın o halde dedim. Oldukça sinirim bozuldu, ağız dalaşına girdim. Sonra eşim de geldi, o da tartışmanın içine girdi. Ben iki çocukla duruşmaya da girdim, kalem işi de yaptım... Ama gerçekten hiçbir yerde böyle bir sorunla karşılaşmadım. Her ne kadar meslektaşım olsalar da, avukatlar gördüğüm en sinir bozucu meslek gruplarından diyebilirim... Daha fazla bu konudan söz ederek sinirimi bozmak istemiyorum.

Bu yaz tatil planlarımızda köklü değişiklikler olunca ben de Deniz Baran için planlar yapmaya başladım. Hemen küçük bir araştırmaya giriştim ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Fuar Celal Atik Spor Kompleksine götürdüm oğluşumu. Önce yüzmeye yazdırdım. 5 yaşında olmak, (bu sene 2009 doğumluları alıyorlar), mantar ve yüzmeye engel bir hastalığı olmadığına dair sağlık raporu (aile hekimlerinin verdiği yeterli oluyor),  1 adet fotoğraf ve Vakıfbank hesabına yatırılan 40 liralık dekontla gittim, oğlumu yazdırdım ve sonra cimnastik için de kaydımızı yaptırdım. Aynı şeyler orada da geçerli, sadece ücreti 20 lira... Deniz Baran yüzmeye bayılıyor, cimnastik hocası biraz sert ama orada da güzel hareketler öğrenmek hoşuna gidiyor. Önümüzdeki kış da göndermeyi planlıyorum. Allah ne nasip eder, bilemiyorum ama hayırlısı diyelim...



Yüzme kursu çok kalabalık ama yaş gruplarına göre ayrım yaptıklarında her hocaya makul sayıda (8-10 kadar) öğrenci düşüyor.










 
Oğlumun grubu 9 kişi, bazen 7 kişiye düşüyor.
Yüzme kursuna yazılınca ücretsiz havlu ve bone veriyorlar ama bone oğlumu rahatsız etti. Ben de Decathlondan yumuşak bir bone aldım.
Cimnastik sınıfında yaptıkları her hareketi Deniz çok seviyor. Gülerek koşuyor. Başta biraz çekiniyordu ama yaşıtları ile birlikte olmak Deniz Baran'a çok iyi geldi. Barış Çağan bebek olmayı seviyor. Bu nedenle sen daha bebeksin, büyüyünce sen de böyle kurslara gidersin dediğimde karşı çıkmadı, ben daha bebekim, yiyim yiyim yiyim, büyüyim büyüyim abi oliyim, öyle giderim dedi. 







Aliağa Halk Plajı
 
Bayramdan sonra Kuşadası'na tatile gitmeyi planlıyoruz kısmetse. Ağustos sonunda da Marmaris'e gitmeyi düşünüyoruz. Arada bir kere aquapark'a götürmeyi istiyorum. Ramazan sonrası yazın son ayında çocuklar da ben de denize doyalım istiyorum.








Yaz mevsimini çok seviyorum. Deniz Baran tam bana çekmiş. Denize girdiğinde hiç çıkmak istemiyor.



Bu yaz günübirlik Ürkmez İpekkum'a ve Aliağa Halk Plajı'na götürdük oğluşları. İpekkum bu sene çok temiz gibi gelmedi bize. Her zaman girdiğimiz bir site var, onun önünden girelim denize dedik ama deniz biraz bulanıktı, keyfimiz kaçtı. Sitenin arıtması bozukmuş, denize atık bırakmıyoruz deseler de niçin denizin bulanık olduğu konusunda bir açıklama yapamadılar. Bir sonraki gidişimizde farklı bir yerden soktuk denize oğluşları. Bir kere de Şakran cezaevinde eşimin işi vardı, bizi de götürsene dedim. Hadi o zaman dedi. Apar topar hazırlandım.  Eşim bizi halk plajına bıraktı. Kendisi işine gitti. Sahil kalabalık değildi. Ama sahildeki kafeteryada tüm gün roman müziği çalması beni rahatsız etti. Plaj kum değil ama çok küçük ve yuvarlak çakıl olduğu için ayakları acıtmıyor ama çocuklar kumdan kale yapamadığı için sevmediler. Denizi çok sıcak olmasa da Seferihisar gibi soğuk olmadığı için rahat girilebilir. Bir ara çok rüzgar esti ama uzun saatler sürmediği için idare ettik. Denizi temiz. Deniz kenarında birkaç tane çadır kuran aile vardı ve de piknik masaları vardı. Tuvalet ve duş hizmeti veren kafeterya var. Bedava akan bir çeşme var, meyve sebze yıkanabilir. Akşam üstü eşimin işi bitince piknik masalarına güzel bir piknik yaptık, mangalda pişen tavukların neredeyse tamamını bizim oğlanlar yediler! Maşallah kuzularıma. Son zamanlarda bir iştahsızlıktır alıp gidiyor, böyle yediklerinde seviniyorum  çok.








Barış Çağan ayaklarına kum bulaşmasını hiç sevmiyor. Böyle kumlara alışması oldukça zor oldu. Genelde ağlıyordu kumlar yapışınca. Sakin olmasını, bunun eğlenceli olacağını anlattım ama fazla işe yaramadı. Deniz kendini kumlara bulayıp bulayıp serin sularda yıkandıkça Barış rahatladı ve alıştı. Bazen ne kadar anlatırsanız anlatın, bir ağabeyin başardığının çeyreğini gerçekleştiremiyorsunuz!


29 Haziran 2014 Pazar

Hoşgeldin Ramazan

29.06.2014

Ramazan ayını diğer İslam ülkelerinden bir gün önce karşılıyoruz ülke olarak. Bu nedenle bugün Ramazan'ın ikinci günü. Yaz sıcaklarında oruç tutmak biraz meşakkatli ancak insan ruhunu temizlediği ve tazelendiği için huzur buluyor ve Allah oruç tutana yardım ediyor.

Evimizde Ramazan ayı için özel bir etkinlik yapmıyoruz. Oruç tutuyor ve iftarda hep birlikte soframızda oluyoruz. Ramazan'ın anlam ve önemini anlatıyorum sorular sordukça Deniz Baran'a. Barış Çağan'ım henüz bunu kavrayamıyor doğal olarak.

Geçtiğimiz hafta geçirdiğimiz kaza sonrası çok şükür ki hayatımız normal seyrinde devam ediyor. Bunun için ne kadar şükretsem az.

Ne güzel bir aydayız...
Rabbim rızkımızı bollaştırsın.
Hastalara şifa, borçlulara eda, dertlilere deva nasip etsin.
O'na yönelen kalpleri, açılan elleri, dua eden dilleri boş çevirmesin. 
Evlerimiz huzur ve mutlulukla dolsun. 
Ramazan-ı Şerifimiz hayırlı olsun.

25 Haziran 2014 Çarşamba

Kaza!

23 haziran pazartesi saat 14:50'de, ailecek yemek yiyorduk. Küçük fındığım mama sandalyesinde kıpraşıp duruyordu. Onun görevi kıpraşmak, oynaşmak. Benim görevim de ona bir şey olmasına izin vermemekti! Hemen yanımdaydı. Elimi atsam tutabilirdim ama tutamadım! Bir anda gerisin geri kafa üstü düştü. O an, işte o an hayatımdaki her şey anlamını yitirdi. Bu tarif edilemez, anlatılamaz bir korku!

Ağlıyordu. Çok ağlıyordu. Sürekli gözlerini ovuyordu. Sorular soruyordum, cevap veriyordu. Apar topar giyindik. Dr.Behçet Uz Çocuk Hastanesi'ne götürdük. Yolda eşim ters şeritlere girdi, kırmızı ışıklarda ana kavşaklardan geçti, bizi hastaneye yetiştirdi. İlk muayenesi yapıldı ve tomografi kararı verdi doktorumuz. MR olmaz mı dedim, MR'da beyin kanamaları çok net görünmez dedi. İlk muayenede beyin kanaması gibi durmuyor dedi ama tomografi çekelim emin olalım dedi.  Oğlum bilinç bulanıklığı yaşıyordu. Ara sıra sorularıma yanıt veriyordu. Uyuyordu genelde. Uyanık olsa da gözlerini açamıyordu. Korkunç bir an. Kocam büyük oğlumla acilin önünde bekliyordu. Bizi sedyeyle tomografiye giderken gördüler. Deniz Baran o an durumun ciddiyetini kavramış. Kardeşime ne oldu diye ağlamış.

Doktorumuz da bizimle birlikte geldi tomografiye. Daha çekilirken sonucu görmek istedi. Çok ilgilendiler bizimle, sağolsunlar. Tomografide oğlumun yanındaydım. uyanıktı ve korkuyordu, ağlıyordu. Ben de ellerini tutup ona şarkılar söyledim.

İlk muayene bulguları doğru çıktı ve tomografide de beyin kanaması görünmedi şükürler olsun. Bizi acil servise yatırdılar ve gözlem altına aldılar.

Yatağımıza gidince serum taktılar ve Barış Çağan'ım uykuya daldı. Deniz Baran ve eşim de yanımıza geldi. Bir süre kaldılar bizimle. Sonra çocuğun başında yalnızca anneleri bıraktıkları için onlar yanımızdan ayrıldı. Barış saatlerce uyudu. Ara sıra seslenip sorular sordum ama ilk zamanlar hiç yanıt alamadım. Sonrasında sesime tepki vermeye ve sorularımı yanıtlamaya başladı. Bir ara uyandı, gözlerini açtı ve ağladı. Belli ki ağrısı vardı. Hemen yatırdım ve uyumaya devam etti oğluşum. Bu durumda uyanık tutmak için oğlumu yormamalıymışım. Kusarsa haber ver, ağızdan besleme dediler. Kusmasının beyin kanamasına işaret ettiğini biliyordum ve kusmaması için dua ediyordum. Saatler sonra oğluşum uyandı. Saat 19:30-20:00 arasıydı. Bilinci yerindeydi. Sorduğum sorulara yanıt verdi. Gözlerini ovmuyordu. Demek ki görüşü netleşmişti.

İyice uyandığında doktorlar yemek yemesine izin verdiler.
Hastanenin bahçesindeki oyun parkına gittik.
Ara sıra yattık ara sıra kalktık oturduk ara sıra da gezdik. Saat 02:30 civarında da uykumuz geldi ve birlikte sarılarak sabaha kadar uyuduk.
Ertesi sabah taburcu olduk, evimize geldik.

Çok büyük bir kazayı şükür ki çok ucuza atlattık.

Rabbim evlatla kimseyi sınamasın. Tez zamanda tüm bebeler iyileşsin.