Sayfalar

11 Nisan 2015 Cumartesi

Hayat Çok Zor

Şubat ayından beri mesleğime yarı zamanlı geri döndüm. O zamandan beri çok zorlanıyorum. Eşim yardımcı olmaya çalışıyor ama elbette evin yükünün çoğu bende. Yemek, çamaşır, bulaşık, çocukların bakımı, temizliğin büyük kısmı... Bazı geceler de nöbet açıyorum. Geceleri az uyuyorum. Bu da bünyeme yetmiyor. Az uyuduğum zamanlarda gergin oluyorum. Her şeye sinirleniyorum. Son zamanlarda çarpıntı sorunu yaşadım. Beni çok bitkin düşürdü bu durum.

Beni en çok zorlayan şey ev temizliği. Tüm hafta çok yoğun bir tempo ile çalışmanın üstüne evi süpür sil canım çıkıyor. Omurgamdaki yapısal bozukluk da tüm yorgunluğumu ağrılarla birlikte yoğurup ikiye katlıyor. Çocuklarıma yeterince zaman ayıramıyorum. Eskisi gibi faaliyet yapamıyorum. Son zamanlarda o kadar yoğunum ki saçımı boyatmaya kuaföre gidemedim.

Eşim berbat bir dönem geçiriyor. Malum bahar geldi ve onun alerjik astımı azami seviyeye ulaştı. Onun böyle bitkin oluşu hayatımızı felç etti. Durumu kötü. Allah'tan şifa diliyorum. Haline çok üzülüyorum.

Annemin kendi evine geçmesi ve evinin benim evime çok uzak olması da hayatımı olumsuz etkiledi. Geçtiğimiz hafta yardıma ihtiyacı oldu, evimi darmadağın bırakıp ona gittim. İlk gün iş yapamadım çünkü çok bitkindim. Ertesi gün çocuklarımı alıp tekrar gittim, işlerini hale yola koydum ve gece orada kaldık. Deniz Baran düzeni bozulduğu için çok mutsuz oldu. Surat astı, bana sindirmedi hiçbir şeyi. Ama elimden bir şey gelmiyor. Hem anneme, hem çocuklarıma hem eşime hem de evime yetişmek zorundayım. Annem yakınımdaki semte gelmek istemedi, onunla aynı evde yaşamak da bizim için mümkün olmadı. Bu yeni düzenin faturası benim için ağır oldu maalesef.

Dün temizlik yaptık. bugün kayınpederim geldi. maceralı ve yoğun bir hafta beni bekliyor.

Hayat zor. Gerçekten çok zor. Allah yardımcımız olsun ne diyelim..

28 Mart 2015 Cumartesi

Başbaşa Yaşam..

Babamın vefatının ardından hayatımız aylardır allak bullak.
Annem kendi evinin tadilatı devam ederken bende kaldı 2 hafta, bunun 5 gününde arkadaşım ve oğluşu da misafirimdi. Önce arkadaşım gitti, bugün de annem gitti. Biz de ailecek başbaşa kaldık bugün.

Bugün annemi teyzeme götürdük, biz de İkea'ya gittik. Birkaç parça alışveriş yaptık. Çocuklara uzun zamandır istediğim yazı tahtasını aldım. Tahta kalemi de aldım. Bir tarafına kalemle diğer tarafına tebeşirle yazılabiliyor, tebeşir de alacağım oğluşlara. Yorulmuşuz. Öyle iştee :))

Bir süre ailecek başbaşa kaldıktan sonra kayınpederim bizi ziyarete gelecek. O zamana kadar huzurun keyfini sürelim.



17 Mart 2015 Salı

Tangram, Yapboz ve Daha Neler Neler

Geçtiğimiz hafta arkadaşım geldi Trabzon'dan. Ayça benim can dostum ama maalesef ayrı düştük. Onun da iki çocuğu var. Hem de yaşları benim oğlanlarla çok yakın. Büyük çocuklarımız gün farkı ile aynı ay ve yıl doğumlu, küçüklerimizin arası yaklaşık 3 ay. Keşke burada olsaydı....

Bu yapboz (bir de kukla setimiz var ama onun fotosunu çekemedim) Ayça Teyzelerinin armağanı.















İşte fotolar...


Tangram setini de evvelden almıştım. Deniz severek oynamıştı. Şimdi sıra Barış'ımda. Daha önce yaptığımız çalışmalar da burada tık tık












Bir başka oyunumuz da yine daha önce Deniz'le oynadığımız bir oyunumuz. Halk eğitim merkezi oyunlarından biri. Odanın çeşitli yerlerine daha önce kestiğimiz renkli kartonlardan daireleri yerleştiriyoruz. Talimatlar veriyoruz sarı daireye kadar çömelerek yürü, kırmızıya kadar zıpla, maviye kadar sürün gibi.. Böylece hem renkler pekişiyor hem kaba motor hareketler.










Bu da basit bir trafik yolu. etrafına meraklı minik dergisinin verdiği maket evleri yerleştirdik. Güzel oldu.






Bu da benim fındıkların yaptığı akvaryum. Balıklarımız evadan yapılmıştı, vardı. Verdim ellerine güzelce yapıştırıp akvaryum yaptılar. Deniz burada yosun kesiyor.





13 Mart 2015 Cuma

Bizden kısa kısa..

Annem evini satmaktan vazgeçti. Çeşitli sebepleri var ama uzun ve yorucu bir hikaye. O nedenle es geçiyorum. Sonuçta kendi evini tadilat ettirmeye karar verdi. Koçtaş'la anlaştı. Mutfak, banyo ve koridorlar yapılacak. Bu süre zarfında misafirim olacak.

Çocuklarım okula gidiyor ben de sabahları çalışıyorum. Öğleden sonra ev işlerini yapıyorum. Çocuklarımla etkinlik pek yapamadım bu aralar. Ama Çocuğumla Evde Neler yapabilirim facebook grubunda kazandığım hediyelerle oyunlar kurdum çocuklarıma. Çok güzel bir eğlence oldu bize. bunu ayrı bir yazıda yazayım, fotoğraflarımızı da paylaşayım.

Tedavilerimiz devam ediyor. Cilt beyazlıkları kendi rengine dönüyor ama hala yolumuz var.

Eşimin allerjisi başladı ama daha rahat geçtiğini belirteyim. 3 aydır her akşam 1 çay kaşığı karbonatı 1 su bardağı suda karıştırıp içiyoruz. Astımına çok fayda etti. Benim de bazı sıkıntılarım vardı, daha rahatım çok şükür.

Eşimin böbrek ağrıları geçti kendiliğinden. Karbonat mı iyi geldi, basit bir üşütme miydi bilemiyorum. Çok şükür iyi durumu.

Şimdi Barış'ımı kardiyolojiye götürüp kontrol ettirmek istiyorum. Aile hekimimiz üfürüm var dedi. Evvelce de üfürüm var diyorlardı hem Barış hem Deniz için ama, masum üfürüm dediler hep. Yine de kontrol ettirmekte fayda var.

Sıkıntılardan Barış'ımın tiroid bezlerindeki nodülü kontrol ettiremedik bu sene. En kısa zamanda doktora gitmekte fayda var.

Şimdilik bu kadar.

4 Şubat 2015 Çarşamba

Her Şeyin Hayırlısı...

Tam hayat yoluna giriyor dersin, bir başka sıkıntı çıkar.
Allah beterinden saklasın.
Her şeyin hayırlısı....

1 Şubat 2015 Pazar

Mantar ve Beyaz Lekeler

Bundan 1,5 ay kadar önce arkadaşımla sözleştik ve Bostanlı Deniz Park Cafe'de buluştuk. Kapalı çocuk oyun alanı ve cafenin iç içe olması bizim için tercih nedeniydi. O gün çok eğlendik, sohbet ettik.

Birkaç gün içinde Deniz Baran'ın boynunun sağ tarafında bir kızarıklık fark ettim. Deniz söyledi anne bak diye, hıımmm bir şey mi çizdi orayı kaşıdın mı dedim, hayır kaşınmıyor dedi. Bir hafta içinde o kızarıklık büyüdü büyüdü ve 1 lira büyüklüğünde içiçe geçmiş halkalar görünümünde kabartılı bir kızarıklığa dönüştü. Oğlumu hemen Karataş Hastanesine götürdüm. Doktorumuz atopik dermatit gibi görünüyor dedi ve kortizonlu bir merhem verdi. 3 gün kullan, geçmezse dermatoloğa götür dedi. 3 günün sonunda hiçbir iyileşme belirtisi olmadığı gibi, aynı kızarıklıklardan iki tane Barış Çağan'da da çıktı. Biri sol kalçasında biri de sol kürek kemiğinde. Benim bacağımda da bir adet mantar çıktı ve çocuklar hangi hastalığa yakalanırsa aynısından yakalanma durumu bir kez daha kendisini gösterdi. Deniz okula gittiği için onu okulundan alıkoymak istemedim ve Barış'ı Medical Park Hastanesi Dermatoloğuna götürdüm. Doktor hanım, önceki gece merhem sürdüğüm için test sonuçlarının doğruyu yansıtmayacağını, merhemsiz geçen 3 günün sonunda test yaptırmamı söyledi, ben de öyle yaptım. 3 gün sonra hem Deniz'i hem Barış'ı alıp aynı hastanenin yolunu tuttum. Barış'a giriş yaptırmıştım, test sadece Barış'a yapıldı, sonuç : Mantar! Doktorumuz bir krem verdi, kullanmaya başladık. Kortizonlu bir krem değildi bu seferki. 1 ay kullanacaksınız, ama 15 gün sonra tekrar göreyim dedi.

Bu merhemi kullanmaya başladığımız hafta, Deniz'in kol ve bacaklarında beyaz lekeler gördüm. Sonrasında kontrol için gittiğimizde Deniz Baran'ın kol ve bacaklarındaki beyaz lekeleri Medical Park Hastanesi Dermataloloğuna gösterdim. O da vitiligoya benzemediğini, kuruluktan kaynaklandığını söyledi ve nemlendirici krem kullanmamı söyledi. Ne kullanayım dedim, herhangi bir krem ismi söylemedi, önceden verdiği mantar merhemine aynen devam etmemi söyledi. Bu arada aynı beyaz lekeler Barış'ın bacaklarında da çıktı, benim bacağımda da çıkarak seriyi tamamladık.

1 ayın sonunda hiçbirimizin mantarı ve beyaz lekeleri geçmemişti. Ben de Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Dermatoloji Polikliniğinden her iki oğlum için randevu aldım. Eşimle hastanede buluştuk ve doktora göründük. Doktorumuz Uzman Dr. Davi Habif, çocuklarımı muayene etti, yaraların mantar olduğunu söyledi. Deniz'in beyaz lekelerinin de vitiligo olduğunu belirtip heyet raporu çıkarttı ve bize birtakım merhemler, şampuanlar ve özelden alacağımız nemlendirici kremler yazdı. 15 gün sonra göreceğim ikisini de dedi.

Vitiligo teşhisi beni derinden sarstı. Aynı beyaz lekelerin Barış'ta da olduğunu belirttim ve gösterdim. Buna rağmen aksi yönde görüş belirtmedi. Doktorluğuna hiçbir şey diyemem, haddim değil amma ve lakin iki çocukta ve bende de beyaz lekelerin mantarla birlikte görüldüğünü ve aynı dönemde çıktığını belirtmeme rağmen teşhisinde ısrarcı olması beni rahatsız etti açıkçası. Barış'ın yanağında sivilcemsi bir şey çıkmıştı (yine mantarla birlikte gördüğüm bir oluşum) Barış onu oynaya oynaya yara yaptı. Doktorumuz bu yapının damar yumağı olduğunu ve geçmezse lazerle yakacağını söyledi.

O 15 gün nasıl geçti bilemiyorum. Çok dualar ettim. Her akşam çocuklarımın vücutlarını mantar şampuanıyla yıkayıp tüm vücutlarını nemlendirici kremlerle nemlendirdim, merhemlerini sürdüm. Merhem ve krem sürme faslı her sabah ve her akşam devam etti. Lekelerin yavaş yavaş kaybolmaya başladığını görsem de yine de içim içimi yedi. Adak adadım. Sonuçta muayene sabahı geldi çattı. Aynı doktordan randevu aldık ve ikisini de ayrı ayrı muayene ettirdik. Sonuçta iyileşme başladığını, beyaz lekelerin geçeceğini söyledi doktorumuz.

Tam ohh dedik, bu sefer eşim sol böbreğinin ağrıdığını söyledi. Evvelce taş düşürmüştü. Yeniden böbreği taş toplamış olabilirmiş. Önümüzdeki hafta eşime de bir randevu alacağım ürolojiden. Allah beterinden saklasın ne diyelim.

Her kış Rabbim bizi hastalıklarla sınıyor, sonrasında feraha ulaşıyoruz ama kışlar oldukça zor geçiyor. Dileğim, eşimin biran önce bu dertten kolaylıkla kurtulması. Yarın kuru incir alıp kaynatacağım, yoğurt alıp suyunu çıkaracağım içmesi için. Bir de eşkina balığının kafatası kemikleri varmış ama o konuda olumlu yorumların yanında olumsuz bir yoruma da rastladım. Bilemiyorum ne yapmalı...

29 Ocak 2015 Perşembe

Kinetik Kum

Çocuklarımla birlikte eğlenceli zamanlar geçirdik bu kum sayesinde. Oldukça akışkan, şekle giriyor ve kendiliğinden dağılıyor. Ben de oynamaktan kendimi alamadım. İşte birkaç fotoğrafımız :

Bu arada kinetik kumumuz tutyakala.com'dan aldık. Oynadıktan sonra kapaklı bir kaba koyup kaldırdım, arada sırada çıkarıp çıkarıp oynuyoruz. Tavsiye ederiz.