Sayfalar

24 Nisan 2012 Salı

Güzel Zamanlar

23 Nisan Çocuk Bayramımız oldukça keyifli idi. Kocam işe gitmedi. Çocuklarla birlikte bayramın tadını çıkarmak istedik. Sabah kocam ve Deniz Baran'ım uzun zamandır tamirde olan arabamızı tamirden almaya gittiler baba oğul. Artık kocaman bir erkek adam olmuş daaa babası ile başbaşa erkek işleri yapıyormuş benim oğlum! Öğleden sonra hazırlandık beraber bindik arabamıza, düştük yollara. Efendim, 23 Nisan olması sebebiyle oyuncak bölümünde bir alana bir bedavaymış çoğu markette, biz de bundan faydalanalım istedik. Doğru Özdilek'e gittik. Önce Deniz Baran'ım küçük lunapark alanında aldı soluğu. Atlı karınca, uçak ve babası ile birlikte çarpışan otolara bindiler. Kucağımda Barış Çağan'ım, onların mutluluğunu izledim, bir yandan da hayal ettim, çok geçmeden Barış Çağan'ım da babası ile çarpışan otolara binecek, o günler de gelecek dedim. Hatta ben de binerim, aile partisi yaparız birlikte dedim. Ne güzel olur ama...

Böyle tatlı tatlı eğlenirken, jetonlar bitti ve markete girme zamanı geldi. Markette de birsürü faaliyet oyuncağı aldık. Oyun hamurları, yapbozlar, parmak boyaları... Arkadaşım Lütfiye'nin tavsiyesi ile aldım hepsini. Akşam eve gelince de Deniz'imle birlikte hamur ve yapboz oynadık.  Öyle keyifli zamanlardı kii...Oğlum, "anne ben bugün çok eğlendim" dediğinde müthiş bir tatmin duygusu yaşadım. İlk fırsatta arkadaşıma minnetimi dile getireceğim. Yarın da tahta yer sofrası alacağım kısmetse, faaliyet yapacağız oğlumla İnşallah.

Barış Çağan'ıma da 9-10 ay civarında oynayabileceği halkalar, 1 yaş civarı oynayabileceği şekilli kaplumbağa aldık. Şu anda Barış'ımın tek oyuncağı benim :))

Barış Çağan'ım çok güzel bir bebek ve çoğu kimsenin hemen dikkatini çekiyor. Bugün de öyle oldu, emzirme odasında bir kadının bebeğimde gözü kaldı. Bebeğim öyle çok ağladı ki yer gök inledi. Hemen toparlanıp eve yollandık, babası Calpol içirdi, ben bildiğim duaları okudum, anneannesi de okudu, biraz kendine geldi canım bebeğim. Ama 3 saat kadar ağladı, belki daha fazla. Tepemden aşağı kanter içinde kaldım. Gözü olanın gözü çıksın. İnsanlar maşallah demekten acizler!

Lütfiye, Alp ve oğulları Toprak, tam bizim ailemize göre bir aile. Lütfiye çok tatlı, akıllı, duyarlı bir kadın, çok bilinçli ve özverili bir anne. Alp de tam bir aile babası, kocamla kafaları çok uyuyor. Toprak'la Deniz de çok iyi anlaştılar. Pazar günü bizdeydiler. Çok güzel zamanlar geçirdik. Benim oğlum Toprak'tan 8 ay büyük ve bebeklik çağlarında bu 8 ay, oldukça önemli farklar ortaya koyabiliyor. Deniz'imin oynarken Toprak'ı incitmemesi için çaba gösteriyorum. Deniz'im Toprak'ı sevse de bazen haşin davranabiliyor. Böyle durumlarda büyük çocuğun annesi, daha müdahaleci olup, küçük çocuğun ezilmesini önlemeli diye düşünüyorum. Aksi halde küçük olan çocuğun annesi üzülebilir. Tıpkı Bulut'un oğlumun üstüne çıktığında benim üzüldüğüm gibi.

Toprak, son birkaç ayda oldukça ciddi gelişmeler göstermiş. Arkadaşıma oğlumun nasıl bu kadar güzel konuşabildiği ile ilgili tüyolar vermiştim, aynısını uygulamış ve 2-3 ay içinde tatlı oğluşu cümle kurabilir, renkleri tanıyabilir duruma gelmiş. Bunu da açık yüreklilikle bana anlattı, herkese senin yöntemini anlatıyorum dedi. Ben de çok mutlu oldum. İnsanın emeklerinin karşılığını alabilmesi ne büyük bir mutluluk! Barış Çağan'ımın da her gün yeni gelişmeler göstermesi, geleceğe umut ve mutlulukla bakmama sebep oluyor.

İsterim ki oğullarım bebeklik ve çocukluklarını doya doya yaşasınlar, mutlu olsunlar. İsterim ki ben mutlu bir ailede büyüdüm diyebilsinler ve kendileri de mutlu birer aile kursunlar. İsterim ki hayat dolu dolu yaşayarak geçsin, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda güzel zamanlar geçirdim, mutlu yaşadım diyebileyim. İşte o nedenledir ki ailemin her anının tadını çıkarmaya çalışıyorum. Güzel zamanlar yaşıyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder