Sayfalar

6 Mayıs 2012 Pazar

Bizim Küçük Hikayemiz

Sene 95. Üniversitenin ilk günleriydi. 17 yaşın ve yeni bir hayata başlamanın heyecanını olanca şiddetiyle yaşıyordum. Amfide yanımdaki kızla birlikte nice güzel ve kötü anlar yaşayacağımızı, sonra bir daha birleşmemek üzere yollarımızı ayıracağımızı bilmeden tanıştık. Sohbetimize arka sıramızda oturan erkekler de katıldı. Onlarla da tanıştık. Sohbetin ortak konusu, Ankara.

İçlerinden biri, kara kaşlı, kara gözlü, zayıf, sert görünümlü bir delikanlı. Biraz ürkütücü, dikkat çekici ama benim tipim (!) değil (?).  Yıllar sonra o ürkütücü bakan gözlerinin sevgi ve merhametle bakacağından bihaberdik o zamanlar.

Ertesi gün, bir önceki gün tanışmış olmanın verdiği cesaretle oturdum yanına, sohbet ettik. Beni hatırlamamış! Bu kız ne saftirik ne iyi niyetli, sıcakkanlı böyle geldi oturdu yanıma diye düşünmüş. Öylece koyulaştı sohbet. Zaman onun yanında keyifle aktı, sanki bir yakınımdı, öyle sıcak, dost!

Çok geçmeden benden hoşlandığını öğrendim. Yok olmaz dedim. Nedeni karışık. Belki başka zaman anlatırım. Arkadaş kalalım dedim, kaldık. Ya da ben arkadaş kaldığımızı sandım. Böylece 3 sene geçti. Ne ben onsuz olabildim, ne o bensiz.

Son sınıfta 10 Kasım 1998'de sevgili olduk.
31 Ağustos 2002'de evlendik.
27 Ekim 2009'da Deniz Baran'ı, 30 Ocak 2012'de Barış Çağan'ı kucağımıza aldık.
Artık kocaman mutlu bir aileyiz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder