Sayfalar

24 Mayıs 2012 Perşembe

Oğullarım büyüsün;
Dışarda birlikte daha iyi vakit geçirebiliriz. Deniz'le şimdi de güzel geçiyor dışarı maceralarımız da Barış rahat edemiyor daha. Onun yaklaşık bir senesi var. Seneye yaza dışarı çıkmakla çıkmamak arasındaki farkı farkedecek.

Ağrım var... Dişim çekildi, bütün dişlerim yerinden oynamış gibi! Yüzümün sol tarafı komple ağrıyor, gözüm dahil! Uyku tutmuyor...  Bir ağrı kesici içtim, birazdan iyi gelir umarım.

Deniz bir o yana bir bu yana atıyor kendini. Susamış kıyamam... Suyunu verdim eline...

Oğullarım büyüsün, birlikte tiyatroya, konserlere gideriz. Gezeriz. Büyük bir araba alırız, doluşuruz içine, ver elini gezmeler...

Oğullarım büyüsün, birlikte tabu oynarız. Ya da sessiz film... Ne bileyim, ailecek yapılabilecek şeyler işte.

Şimdi onlarla yaptığımız aktiviteler sınırlı. Barış'la emme aktivitesi; Deniz'le ya ev içi faaliyetler ya park. Bunlar da çok keyifli, ben mutluyum. Sadece geleceğe dair hayaller kuruyorum. Büyük bir aile olmayı seviyorum.

Barış'ın yürüdüğü, konuştuğu günler de gelecek mi... Çok merak ediyorum, heyecanla bekliyorum o günleri... Canım benim diş çıkarmaya çalışıyor. Çok sıkıntısı oluyor zaman zaman.

Oğullarım büyürken her gelişim aşamasına tanık olmak o kadar keyifli ki...

Zaman zaman Allah'ım bana sabır ver diye dua ediyorum, malum iki çocuk zor iş. Çoğu zaman da halime şükrediyorum. Deniz de benden duymuş olduğu bu sözleri birleştirmiş, Allah'ım bana şükür ver diye dua ediyor. Bugün ona dua ederken ellerimizi nasıl açtığımızı öğrettim. Çok tatlı görünüyor. Yemeğe başlarken besmele çekiyor kendince.. Sofradan kalkarken de "elhamdüllah" diyor. Biri selam söyleyince aleyküm selam diyor. Velhasıl kelime dağarcığı her geçen gün artıyor.

Gülümseyen anne çocuğunun zekasını arttırırmış. Ben de çocuklarıma elimden geldiğince gülümseyerek yaklaşmaya gayret gösteriyorum. Karşılığını da alıyorum. Anne olmak zor olsa da hayatta verdiğim en doğru iki karar, biri Deniz biri Barış. İyi ki onların annesiyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder