Sayfalar

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Yorgun annenin bir günü

Öyle yoğun geçiyor ki günler... Gelecekteki bene sesleniyorum: Annelik ve ev hanımlığı dünyanın en yorucu ve zorlayıcı mesleği! Hele hele iki çocuğun annesi olmak daha da zor! Bu günleri unutma!

Sabahın 9'undan gecenin 12'sine kadar sürekli bir koşturmaca içindeyim. Dinlenmek yok!

Sabah önce kahvaltı ettik, sonra Deniz Baran'la faaliyet yaptık epeyce. Öğlen yemek hazırlıkları, ardından Deniz'in öğle uykusuna yatırılışı... Barış'ın emmesi, bakımı...

Sütüm azaldı bu aralar, süt yapmak için dün yıkadığım 10'ar demet maydanoz ve dereotundan birer demetini yemek ve bol su içmekle geçen zaman...

5 kilo asma yaprağını tuzlama çalışması...

Akşam yemeği için yaprak sarma ve pişirme...

Deniz'in uyanması, Barış'ın uyanması... Emme, bakım... Deniz'in ve Barış'ın park için hazırlanması...

Park ve sonrasında alışveriş...

Eve dönüş ve akşam yemeği hazırlanması.

Yemek sonrası  sofrayı topla Barış'ın bakımını hallet, kalan yaprakları tuzla, çamaşırları yıka, as, bulaşık makinesini çalıştır, bir kahve yap.... Ve şu saat olmuş Deniz hala uyumamış ya ben daha ne diyeyim!

Bu kadar yorgunluğa süt mü dayanır! Allah'tan Barış'a yetiyor ama arttırıp da kenara atamıyorum. Yarın diş doktoruna gideceğim, günlerdir uğraşıyorum biriktirmek için ama maalesef ki sütüm artmıyor. Ha bire su, kefir ve  elma suyu içiyorum, dereotu ve maydonoz yiyorum ama cidden dinlenmeye ihtiyacım var. Öğle uykusu çok iyi geliyordu bana. Vakit bulsam da uyusam öğlenleri... Uykuuuuu biraz uykuuuuu bütün isteğim buydu!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder