Sayfalar

28 Haziran 2012 Perşembe

Anneler Özür Diler mi?

Geçen gün, Deniz Baran'la sabahtan öğlene kadar faaliyetler yaptık. Neler mi yaptık...

4 parçalı tahta yapbozlar yaptık...

Tahta araba yapbozu yaptık. Çeşit çeşit taşıtlar var, tahta zemindeki yerlerine yerleştiriyoruz, bir ara fotoğrafını da çekerim. İlk zamanlar yerleştirme konusunda çok zorlanıyordu, şimdi eli epey yatkın oldu.

Bizim kuduruk kaşık kullanmakta çok iyi değil. O konuda da çalışma yapmamız gerekiyor, kaşıkla alıştırma yapmayı da pek istemiyor, teklif ettim, reddetti, ısrar etmedim.

Hamurla şekiller, yoğurma, bıçakla (plastik bıçak elbette) kesme çalışmaları yaptık.

Kağıt katlama egzersiz kitabımızdan kağıt katladık.

Makasla kağıt kesme çalışmaları yaptık.

Bu arada Barış Çağan'ı da oyun halısına yatırdım, yanıma koydum, hem Deniz'le hem Barış'la aynı anda ilgilenebildim.

Uyku saatinden önce yemek yemesi gerektiğini söyledim. "Seni istemiyorum anne, ben babamı istiyorum, seni sevmiyorum anne" dedi. Çok sinirlendim. Deniz bu sözleri silah olarak kullanıyor ve çok sık kullanıyor. İstemediği bir şey yapması gerekince, derhal bu kötü sözlere sarılıyor. Anneannesine karşı çok kullanıyordu bu sözleri, o olmayınca bana sardı! Ben de kızdım, sesimi yükselttim. Bana böyle sözler söylemeye hakkı olmadığını söyledim. Tabii doğru olan bunu yapmam değil, uyarıp tekrarı halinde düşünme koltuğuna göndermemdi, yapamadım. Kızıp söylendim. Sonra bana bir şeyler sordu, "ben konuşmuyorum seninle küsüm" dedim. "Tamam" dedi. Birkaç dakika geçti geçmedi, tekrar konuştu benle, dedim ki "ben çok kırıldım, bana böyle sözler söylediğin için özür dilemelisin." Diledi. Sonra da dedim "bir daha yapacak mısın", "yapmıycam" dedi. "Peki" dedim, öpüşüp barıştık.

Sonra daaaa "hadi sen de benden özür dile bakalım!" dedi. "Neden" dedim şaşkınlıkla. "Sen de bana bağırdın ve de küpleri masaya vurdun" dedi! Gözlerine baktım, biran düşündüm, anneler özür diler mi, dilemeli mi, yenildim mi şimdi diye... Bir an aklımdan bunlar geçti. Sonra bunun bir yarış olmadığını düşündüm, ne yenilgisi... Anneler elbette özür diler hata yaptıklarında, bağırmam hataydı, çok da üzülmüştüm bağırdığım için, tahta küplerin olduğu bez torbayı da masaya çarpmıştım o sinirle, çocuk haklı... "Özür dilerim annecim, bir daha yapmıycam, çok üzgünüm, seni seviyorum, sen bana o kelimeleri konuşunca birden sinirlendim" dedim, "önemli değil" dedi, öpüştük barıştık. Sonra günümüz güzel geçti... Anne olmak, hata yaptığında telafi etmek demekmiş, Deniz bana bunu öğretti. Kocaman bir insan varıd o an karşımda, isteklerini, duygularını çok rahat ifade edebilen... Gurur duydum oğlumla.

Dün akşam annem geldi, evinde küçük çaplı bir tadilat var, 2 odanın pencerelerini değiştiriyor. O nedele bugün bende. Gelmişken yarın da kalıp öyle dönecek evine. Ben de fırsattan istifade işlerimi hallederim kısmetse...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder