Sayfalar

17 Haziran 2012 Pazar

Babalar ve Oğulları... Bir Korku Hikayesi...

Bugün babalar günü... Ailemizin babaları, babam, kayınbabam ve biricik aşkım kocamın babalar günü kutlu olsun.

Deniz Baran ve kocam, Oyun ve Oyuncak Müzesi'ne gittiler bugün. Ama maalesef  Tarla Faresi Çocuk Tiyatrosu 'nun müzedeki etkinlikleri yaz tatiline girmiş, Forum Bornova ile anlaşmışlar, yaz boyunca orada etkinlik yapacaklarmış! Denizim büyük hayal kırıklığı yaşayınca babası da onu Fuara götürmüş, şimdi baba oğul eğleniyorlar orada!

Barışım da dizimde sallana sallana uyuyor. Önce bir güzel yıkadım onu, sonra emzirdim, mızıldanınca yatırdım. Burnunda hafif bir tıkanıklığı var. Deniz suyu damlatıyorum günde 2-3 kere, bir de hortumlu bir aparatla sümüklerini çekiyorum, rahatlatıyorum. Baktım, şimdi burnundan nefes alabiliyor çok şükür.

Yaz bebeği zor be ya! Kışın olsa giydir güzelce, yak klimayı, sıcacık otursun evde! Yaz olunca serinlemek için kapıları açsan cereyan yapar, açmasan pişersin, klima hiç olmaz! Çok ince giydirsen olmaz, üşür (nitekim ben ince giydirdiğim için hafiften üşüttü beyzadem) kalın giydirsen pişer! Amaaaannnn yaz zor hakikaten!

Barış da büyüsün, hep beraber gideriz oyun parklarına.. Şimdi dışarda sıcakta yatıracak gölgelik yer ara, emzirecek kuytu yer ara, eşyaları, ıvırı zıvırı... Pek bir üşendim onlarla gitmeye. Bebek kısmısı rahatını istiyor. Anneler de bu rahatı temin etmekle mükellef doğal olarak! Laf aramızda, evde sessiz sakin birkaç saat bana pek iyi geldi.

Fuar macerası korkulu geçmiş! Önce eğlenmişler parkta. Sonra lunaparka gitmişler. Pekçok oyuncağa binmişler. En son benim küçük fındık birkaç arkadaşından duyduğu üzere korku tüneline girmek istemiş, benim adam da yok mok dese de ısrarına dayanamamış Deniz'in, kabul etmiş! Babalar günü ancak bu kadar heyecanlı olabilirdi oğluşum için! Ciddi ciddi korkmuş. Öyle ki, geldiğinden yatana kadar hep korku tünelini sayıkladı, korku filmine girdik diyor, hatta yatağında yatmak istemedi ve babasının yanında yattı öyle uyudu. Kucaklara gelmeyen, ele avuca sığmayan, yerinde durmayan Deniz Baran, bütün gün ya benim kucağıma geldi ya babasının! Sevgili kocam bin pişman... Korku tünelindeki her şeyin kukla olduğunu söyledi, cansız dedi ık dedi mık dedi ikna edemedi Deniz'i. Ben de kucağıma aldım onu, bu gece babasının korku tüneline gideceğini ve tüm o kuklaları alacağını söyledim. "Hepsini cumburloppa yemeğin içine atsın kaynatsın" dedi. Tamam dedim, kaynatacak ve güzelce pişirecek, sonra da o yemeği kurtlara yedirecek, bu gece hepsinden kurtulacağız dedim. Öylece biraz rahatladı. Kıyamam yaaa... Kocam da çok üzüldü, böyle olacağını bilemezdi tabii ki. Hadi bakalım umarım bu meseleden hasarsız çıkarız.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder