Sayfalar

26 Temmuz 2012 Perşembe

Bebek mi Zor Çocuk mu?

Bu hafta çamaşır haftam. Her gün iki  makine çamaşır yıkıyorum, kuruyanları toplayıp katlıyor ve yerleştiriyor, yenileri asıyorum. Malum, haftaya pazartesi tatile gideceğiz. Bir valiz sadece havlular tuttu. Çok heves ediyorum. İnşallah hevesim kursağımda kalmaz! Barış'ın öksürük problemini de İnşallah o zamana kadar çözeriz.

Dün akşam arkadaşlarla buluştuk. Gece 2'ye doğru evdeydik. Çocuklar parkta oynadı. Sevil ve Kemal (arkadaşımın kardeşleri) sağolsunlar Deniz Baran'la ve Toprak'la ilgilendi. Biz de rahat rahat oturduk. Gerçi ben iki çocuklu bir kadınım, biri oynasa diğeri üstümde! Allah var artık Deniz Baran'ın bana bir zoru kalmadı. Hani bazıları der ya "daha bu gördüğün ne ki, hele biraz büyüsün, asıl o zaman sorunlar artıyor!" diye; o yalan! Sorunlar farklılaşıyor ama küçücük bir bebeğe bakmak, büyük çocuğa bakmaktan çoook daha zor bence!

Bir kere bebeğim her şeyi yiyip içemiyor, ona özel beslenme araç gereci ve yiyecek çeşitleri bulmak gerekiyor. Barış dışarda beni emmek istemiyor, çok zorlanıyorum emzirirken ve genelde başarılı olamıyorum! Her zaman ona özel taze ve güvenli gıda düşünmem gerekiyor, ben de kavanoz mamalarından alıyorum yanıma ama tabii ki evde yapılan tazesi gibi olmaz!

İkincisi, bebek denen ana kuzuları, derdini anlatamaz! Deniz Baran'ı ele alalım, neresi ağrır, aç mıdır, susuz mudur her bi şeyi söyler. Hatta beni paylaşmak istemediğini bile! (Kötü Sözlerin Gizli Sebebi) Oysa Barış ne derdi olursa olsun ağlar. Gerçi anneler bilir, bebeği nasıl ağlarsa nesi var nesi yok anlar ama, yine de dillenmiş bir çocuk kadar kolay değildir anlaması!

Bebeklerin bağışıklık sistemi tam gelişmediği için en ufak bir hastalıkta, endişem tavan yapıyor. Tamam Deniz Baran hastalanınca da endişeleniyorum ama, ilaç kullanmakta tereddüt etmiyorum en azından! 

Bir de ayaklanmış bir bebeği takip etmek gerekir kabul ama, sanki ayaklanmadan önce takip etmiyor muyuz! Yok döndü mü, yok neden ağladı, aman yalnız kalmasın kucağa almalıyım pisikolojisi bozulmasın! Oysa ayaklanınca hele hele de dengesini sağlıyorsa, o oyuncaklarıyla oynasın, abisiyle oynasın, ben de onlara refakat ederim, sebze ayıklarım, onlar uyurken pişiririm, ne bileyim kolay olur işte!

Bebeğim büyüyor, sorunu da büyüyor şeklindeki bakış açısına katılmıyorum (en azından şimdilik) Sadece sorunları değişiyor, farklılaşıyor ve insanlar alıştıklarının haricinde yeni sorunlar ortaya çıkınca çok büyük bir sorunmuş gibi algılayabiliyorlar. Şu an için böyle düşünüyorum, umarım tükürdüğümü yalamam!

Toprak 2 yaş sendromunu yemeğe endeksli atlatıyormuş! Sebze yemeyi kesinlikle reddediyormuş. Deniz Baran da sebze yemiyor hala (sanırım bu dönemde pek çok anne çocuğuna sebze yedirmekte ciddi sorun yaşıyor!) ama canım benim Toprak'ın kabızlık sorunu da var. O nedenle düzenli beslenmesi çok önemli. Bir anne için çok önemli evladının sağlığı! İnşallah tez vakitte bu sorun çözülür!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder