Sayfalar

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Çoluk Çocuk Halleri

Barış Çağan yabancıları seçmeye ve tepki vermeye başladı. Dün akşam annemlere yürürken arkadaşlarla karşılaştık ve sevdiler kuzumu, başladı göz yaşı ile ağlamaya! Kucağıma aldım öptüm sarıldım, zor sakinleşti.

Annemlerden dönüşte gece 2'ye kadar ağladı, uyumadı. Balkonda 1 saat tur attım, bağrıma bastım, öptüm, fitil attım. (fitil atmak kocamın aklına geldi sağolsun. eee baba olmak böyle bi şey!) Elini çenesine koyarak sızdı kaldı. Sanırım ağrısı vardı, hiç böyle yapmazdı çünkü! Şu diş bir çıksa!

Barış'ım öksürüyor, geçen hafta annemlerde vantilatörden etkilendi, hala geçmedi öksürüğü! Günde 3 kere yarımşar tatlı kaşığı öksürük şurubu veriyorum, biraz daha iyi. Amaaaaannnn çocuklar hastalanınca benim tadım tuzum olmuyor!

Deniz Baran'ım gün içinde çok anlayışlı, uyumlu. Akşam babası gelince tabiri caizse kuduruyor. Aslında sadece kudurmak da değil, uyumsuzlaşıyor, her şeye itiraz ediyor. Babasını da zorluyor beni de! Karakteri inanılmaz derecede değişiyor! Olağan sanırım bu durum. Zamanla kişiliği oturacak, çocukluk dönemine geçiş süreci tamamlanacak, ta ki 12-13 yaşlarına kadar! Sonra da gençliğe geçiş dönemini yaşayacağımız ikinci ergenlik dönemi sancıları başlayacak. Birkaç sene sürer herhalde! O dönemler tahminimce benim menapoz dönemime denk gelecek! Ardından Barış'ın ergenliği... Oy oy oyyyy! Deliler evi asıl o zaman yaşanacak. Ömür olsun, sağlık olsun da yaşayalım görelim...

Akşama arkadaşlarla buluşacağız, dışarda oturup çay içeceğiz kısmetse. Göztepe'ye kadar yürürüz, çay içip sohbet ettikten sonra döner yüryebildiğimiz kadar yine yürür, bineriz bir vasıtaya evimize geliriz. Ay bu yürüyüşler benim ruhumu temizliyor, huzur ve sakinlik veriyor bana. Hep eve kapanmak çok korkutucu geliyor. Önümüzdeki kışa dershane işi yine olsa... Olmasa da CMK yapmayı planlıyorum en azından haftada 1 - 2 gün. Eve kapanmak çok sıkıcı. Dışarı çıkabilmek büyük özgürlük!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder