Sayfalar

12 Temmuz 2012 Perşembe

Kuzenler

Herkes dondurmasını bitirmiş, benimki hala mücadele halinde! Kuzum benim :))
Dün sakin sakin evde takılırken, ablamla görüştüm, fıstık oldu günümüz. Ablam ve güzel yeğenlerim Eda ve Berna ya siz gelin ya biz gelelim dediler. Dedim ev aldı başını gidiyor, siz gelin, ben ev işi yaparım, siz de oğlanlarla takılırsınız. Atladılar geldiler sağolsunlar. Yedik içtik, sohbet ettik, Deniz kudurdu, Barış bile katıldı çırpınma ve çığlık atma suretiyle onlara. Ben de bilumum ev işi yaptım. Ev işi dev işi, haa bir de nankör bilindiği üzere. Didindim ama bir baktım etrafa, sanki hiçbir şey yapmamışım gibi...

Ya şu kuzen ne tatlı bir şeymiş! Eda ve Berna öyle tatlılar ki! Eda tam bir abla! Berna da Deniz'in yaşına nispeten yakın (aralarında 3 yıl 9 ay var). Üçü de iyi kalpli, çok güzel oynadılar.

Akşam oldu, dedik biraz çıkalım parka gidelim, ablamlar da ordan eve gitme niyetindeler. Her şey iyi hoş, parkta eğlence gırla! Eh gitme vakti geldi ama Deniz bırakır mı! (hehehe aferin oğluummm :)))  Ağladı sızladı, bizim hatun kişiler kalalım bari dediler. Döndük geldik eveee...

Bir süre daha oyun faslından sonra yatma vakti geldi.

Deniz dedi "ben ablamlarla yatıcam", "tamam, emin misin" dedim, "eminim" dedi, "peki" dedim. Aradan geçti 10 dakika, kapı çalındı, Deniz vazgeçmiş fikrinden, yanımıza gelmek istiyor. Ama gecenin o saatinde park yatağı dar kapılardan geçirmek o kadar kolay değil. Küçük bir hile yaptım, Barış da henüz uyumamıştı, aldım geldim onu da yanıma, dedim "ben de sizinle yatıcam hadi uyuyalım." Sevindi benim yaramaz, yattı yatağına, çok geçmeden uyudular oğluşlar, ben de Barış'ı bizim yatağın yanındaki park yatağına yatırdım, uykunun huzurlu kollarına daldım demek isterdim, mümkün olmadı! Barış Çağan su gibi terlemiş. Sırtına bez koysam da içim rahat etmez! Hadi kızım cesaret belki uyanmaz dedim, Barış'ı sakince soydum, değiştirdim, ama beklenen oldu, Barış efendi açtı gözünü! Hadi bakalım tekrar uyut et... Nihayet beni bekleyen tatlı uykuma geliyorum canım kaçma dedim.

 Bu sabah da onlar takılırken az bişey işimi yaptım, yemek filan. Bu arada ablam kızları doktora götürdü, cildinde kızarıklıklar çıkmış, baktırayım dedi. (Benim Barış'ımı da dün gece iyi yatırdım, sabaha bütün yüzü kırmızı bencik! Sıcaktan sanırım, kalksın da onu bir yıkıyım güzelce.) Kısa zamanda gittiler geldiler, doktor merhem vermiş. Ben işimi yaparken kuzulara çeşit çeşit yapboz, eşleştirme kartları, kuru ve pastel boyalarla boyama kitapları, taşlar verdim, sonra da çizgi film açtım. Dolu dolu zaman geçirdiler. Eda çok iyi, anlayışlı bir abla, söylemiş miydim! Ablam da sağolsun Barış'a baktı, ben de ne varsa işte ev işi, halledebildiğim kadar yaptım bir şeyler.

Deniz öğle uykusuna yattı, uyusun da biz gidelim niyetinde bizimkiler. Ama Deniz uyumaz! "Ablanlar gitsin öyle uyur musun" dedim, "uyurum" dedi. Fikrini değiştirmeden apar topar kaçtı ablam ve kızları, ben ve oğullarım kaldık evde. Barış uyumaz, Deniz der ben uyumam! Oğlum bak diyorum, uyu uyan baban gelsin, biz onlara gidelim. Yok diyor gitmeyelim. Diyorum parka gidelim, yok diyor ben uyumıcam gitmeyelim. Özdilek'e gidelim, yok istemem diyor. Uyumazsan evde kalırız babanı arıyorum diyorum. Ara tamam kalalım diyor. Kakaolu süt de yok o zaman diyorum (en sevdiği şey) tamam içmicem diyor. Yahu ne inat bu oğlan! Son bir blöf yapıyorum, odadan gidiyorum diye! Blöfümü görüyor tamam git diyor. Haydaaaaa!!! Geri adım atamam ki! Belki pişman olur dedim, aldım Barış'ı ve oyuncak kutusunu, yatak odasına gittim, kapıyı da açık bıraktım. İki dakika geçmeden geldi, anneee bunu unutmuşsun diye bir oyuncağını getirdi. Özür dilemek, geri adım atmak yok beyefendide! Tamam bırak dedim, bıraktı gitti. Baktım arkasından geliyor mu diye, yok! Ses seda yok! Ben odadan ayrıldıktan 5 dakika sonra geri geldim salona, aldım kucağıma öptüm. Dedi sen gidince ben yıllarcaaaa ağladım! Ah dedim kıyamam o zaman neden özür dilemedin? Ben uyumak istemedim dedi, yatırdım yatağına, hadi bakalım uyku vakti dedim, sızlandı, kararlılığımı hissetti, uykuya yattı. Barış da uyudu, işte benim dinlenmek için muhteşem fırsatım bu anlar! Oğlanlar uyuyunca, kendime ayırabilecek zamanım oluyor, ben mutlu oluyorum, oğullarıma iyi davranıyorum, onlar mutlu oluyor, bu bir mutluluk zinciri!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder