Sayfalar

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Kuzenlerle Bir Haftasonu

Oğullarım uyuyor, ben mutluyum. Allah'a şükrediyorum. Hayatıma anlam katan herkese teşekkür ediyorum, onları hayatıma kattığı için Rabbime şükrediyorum.

Annem yarın hastaneye yatacak, çarşamba günü ameliyat olacak, çok ağrılar çekiyor. Sağlığına kavuşması için dua ediyorum.

Kocam işte. Bugün Ödemiş'e gitti. Sürekli koşturuyor. Yarın ben de satışa gideceğim, çocuklara ablam bakacak.

Ablamların İzmir'de olması, çocuklarımızın kaynaşmasını sağlıyor. Deniz Baran'a dün "sen ablalarını seviyor musun?" diye sordum, "seviyorum, hem de çok" dedi. Oğlum çok mutlu!

Kayınvalidem cuma günü ameliyat oldu. Cumartesi kocam annesini görmeye gitti. Kayınpederim kocama söylememek için çok direndi ama "annesidir, bilmeye hakkı var, o da annedir, oğlunu görmek ister" dedim. Kocam gitti gördü annemi geldi. Ben de evde yalnız kalmayım diye annem, ablam ve yeğenlerim bize geldiler.

Berna Deniz'le türlü çeşit faaliyet yaptı. Berna "burada anaokulundan daha fazla faaliyet var. Orda bir tane yapıyoruz, sonra oyun oynuyoruz, isteyen uykuya yatıyor, sonra da eve dönüyoruz" dedi. Öyle tatlı ki! Çok duygusal, kendini birden dışa açmayan, içli, akıllı bir çocuk Berna! Ben, çeşit çeşit yapbozlar, boyamalar, grafon kağıdından parmak kasları gelişsin diye kırpma çalışması ve kırpılmış kağıtlardan desen çalışmaları verdim önlerine. Edacım da tam bir abla olarak bana hiç iş bırakmadı ve kardeşlerine nezaret etti, onları yönlendirdi.

Dün de kocam gece yarısı geldi, yattı uyudu dinlendi. Sabah güzel bir kahvaltıdan sonra hazırlık yapıp dışarı çıktık,  annem ve ablamı ameliyat öncesi hazırlık yapmaları için eve bıraktık. Çocukları aldık ve Özdilek'e gittik. Kocam ve Deniz bir arabaya bindi, Berna ve Eda da diğer arabaya, çarpışan arabalarda iki tur atıp eğlendiler. Biz de Barış Çağanla onları izledik. Sonra Berna ve Deniz'i Özdilek'in çocuk oyun evine bıraktık. 1 saat boyunca biz alışveriş merkezinde özgürce takıldık. Ufaklıklar oyun evinde boyamalar yapıp oyunlar oynamışlar. Barış zaten yavrum eziyet etmedi, arabasında kah uyudu, kah etrafı izledi. Biz de Eda, kocam ve ben kafa dinledik. Havlu elbise baktım kendime. Bir tane buldum ama çok hoşuma gitmedi. Eda bana bir havlu elbise gösterdi, ay pek beğendim. İşte kız evladın farkı valla. Bir de uzun zamandır istediğim üzere kendime topuklu ayakkabı ve parmak arası terlik aldım. Bir saatlik özgürlük kısa zamanda sona erdi, çocukları alıp aşağı indik. Çocukların ortak tercihi hamburger, patates ve ayranlar söylendi. Deniz Baran ilk kez adam gibi hamburger yedi, nerdeyse bitirdi diyebilirim. Patates bile yedi! Patatesten pek hoşlanmaz oysa ki! İşte ablalarının farkı! Çok güzelmiş diye diye hüpletti! Ordan da Özdilek'in önündeki çocuk parkına gittik. Çocuklar eğlendi, Eda göz kulak oldu, kocam da baktı onlara ama pek iş düşmedi kendisine Eda sayesinde! Eda çok hanım, anlayışlı, sevecen, koruyucu.... Eda çok özel bir kız!

Çocuklar oyundan iyice yorulunca, kızları eve götürdük, biz de Kipa'ya geçtik. Deniz bir arabada uyudu, Barış diğer arabada. Önce kocamla bir güzel yemek yedik. Dedim ki başbaşa seninle yemek yemek istiyordum, al işte gerçekleşti. Hem çocukların nerde, ne durumda olduklarını düşünmüyorum, hem de seninle başbaşa sohbet ede ede yemek yiyorum, oh ne güzel dedim! Kocamla başbaşa yemek güzel ama cidden pahalıya mal oldu! Dışarda uzun zamandır yememiştik, daha uzun zaman da yemeye niyetim yok! Dün bir hengame vardı, mecbur kaldık ama akıl parası olsun bana, özel günler hariç, elimden geldiğince hazırlayıp yanımda götüreceğim bundan sonra! Pinti miyim neyim! 

Yemek sonrası alışveriş yaptık benim için. Hiç tişörtüm kalmamıştı. Aldım gönlümce.. Biraz daha zayıflasam, ah neler alacağım... Olacak İnşallah, acelem yok!

Hasılı kelam,  güzel bir haftasonunun ardından evde çocuklarla başbaşa kalabilecek yeterli enerjiyi toplamış olmak güzel bir duygu!

Hayat güzel!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder