Sayfalar

17 Ağustos 2012 Cuma

Çocuklarım Büyüyor

Deniz Baran 33,5 aylık, Barış Çağan 6,5 aylık oldu bile ve sonbahar yaklaştı. Benim bir kış daha zorum var, ondan sonra her şey biraz daha kolaylaşacak diye umuyorum. Önümüzdeki yaz Barış 1,5 yaşında olacak ve abisiyle oyun oynayabilecek. Bu bana biraz zaman kazandıracak mı yoksa ek külfetler mi getirecek, bunu o zaman göreceğiz. Ben olumlu düşünüyor ve geleceğe güzel bakıyorum.

Deniz Baran artık bir çocuk formunda, bebeklikten tam olarak çıktı diyebilirim! Çok özel bir çocuk! Geçen gün bir dizide anne sütü ile ilgili bir şeyler söylediler, tutamadım kendimi ağladım, Denizimi düşündüm... Dedi ki anne neden ağlıyorsun, ağlama. Geldi yanıma. Dedim sarıl bana. Sarılıştık sımsıkı. Neden mutsuzsun anne dedi. Değilim oğlum, mutsuz değilim dedim. Sen bana sarıldın ya, geçti kalmadı bir şeyim dedim. Bana böyle bir arkadaş olabileceğini hayal edemiyordum. Can yoldaşı oldu bana tatlı oğlum, hem de daha 3 yaşında bile değil!

Barış Çağan tam bal oldu. Çok uyumlu, güleç bir bebek. Çoğu zaman kendi kendine oyalanabiliyor. Abisi ile babası oynarken (biraz vahşi oynarlar) gülse mi ağlasa mı bilemiyor. Barışımın böyle iki arada bir derede gülüşü var, her an ağlamaya kayan bir gülüş! Bu aralar heceler çıkarmaya başlıyor ve ağlarken, yardım isterken anne diyor! Kocam henüz bu durumu reddediyor, eee kabullenmek zor! Deniz'im de ilk anne demişti! Ama ablam duydu Barış'ımın anne dediğini! Bir videosunu çeksem de geleceğe kayıt olarak düşse! Barış Çağan çok çabuk korkuyor. Babası hoppidik diye hoplatmaya çalışıyor, hemen bir korku ifadesi yüzünde, ellerinde, tüm vücudunda... Her çocuğun kişiliği farklı. Aynı anne babadan olsalar da birbirleri ile alakaları yok bu oğlanların!

Annem nekahat dönemini biraz daha atlatana kadar kendi evinde kalsa en güzeli. En azından Kasım ayına kadar dinlense, o zaman havalar da soğur, Barış'ı dışarı çıkaramam kolay kolay... Deniz Baran'ı da bizim sokaktaki okulun ana sınıfına göndersem... Kasım ayına kadar, Barış Çağan kanguruda, Deniz Baran elimde, her gün götürüp getirebilirim anasınıfına. Ondan  sonra da annem gelir, Deniz'imi götürüp getirirken Barış'ıma evde annem bakar. Böylece kış boyunca evde tek çocukla daha rahat iş yapabilirim öğleden sonraları. Sabah kahvaltıydı, hazırlanmaydı derken geçer gider, öleden sonra Barış uyur, ben ev işi - yemek vs yaparım. 15'te bir temizlikçi alırım, haftasonları öğretmenlik yaparım, ayda bir gün CMK hazırlık nöbeti tutarım, arada duruşmaya giderim... İşte benim planlarım bunlar da, kaderin ağları ne şekilde örülmekte, bihaberim bu konuda elbette.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder