Sayfalar

7 Ağustos 2012 Salı

Evlilik

Akşam kaçta gelirsin canım derim, verdiği saatten en az yarım saat (kimi zaman 1-2 saat) sonra gelir. Bu arada yemekler soğur, tekrar ısıtırım. Akşam yemeğini birlikte yememizi ister, beklerim. Acıkırım ve acıkınca kan şekerim düşer, her an kavga çıkabilir.
Bir yere gidilecekse, kendim hazırlanırım, oğluşumu hazırlarım, kocama hadi hayatım derim.
Oğluşumun çantasını (bezi, ıslak mendili, yedek kıyafetleri, maması,suyu vs.) hazırlarım. Kocama hadi canım derim.
Ortamı kontrol ederim, fişleri çekerim, klimayı kapatırım, kocama hadi Bülent derim.
Mantomu giyer, oğluma kabanını giydiririm. Kocama yahu nerde kaldın Büleennnttt! derim.
Ayakkabılarımı giyer, oğluma giydiririm. Kocama her zaman neden ben önce hazırlanıyorum acaba, sen hala hazır değilsin,
biz gidiyoruz, sen kal evde diye söylenir, asansöre binip gitmekle tehdit ederim. Kocam apar topar gelir, asansörde kabanını giyer.
Tam düğmeye basacakken, dur bir dakika bir şey unuttum der, geri gider. Ben söylenirim, söylenirim. Nihayet mutlu son, asansöre birlikte bineriz veee arabaya giderken ruhsatı aldım mı ben yaa diyerek beni korkutur, kimi zaman almamıştır geri döner, bazen ceketinin iç cebinden çıkar ruhsat, yola çıkarız.

Evde ve işte tuvalet kağıtları, kağıt havlular, sıvı sabunlar neden hep bende bitiyor diye sordum, bir kıssa anlatarak hissemi almamı sağladı sağolsun: Efendim aynı soruyu Çocuklar Duymasın dizisinde Meltem de Haluk'a sormuş, ben eve marketten taşırım, yerleştirmesine karışmam demiş!

Eh ne diyelim, her güzelin bir kusuru vardır elbet:))) Aşığınım tocacığım!

01.02.2011 - facebook - notlar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder