Sayfalar

7 Ağustos 2012 Salı

Kavacık Köyü

Kavacık Köyünün ünü duyduk, bugün saat 12 gibi yola revan olduk.  Limontepe'den devam edip yaklaşık 28 km sonra köye ulaşılabiliyor. Yol çok uzun olmasa da dağ yolundan gittiğimiz için son derece yavaş (saatte 20 km hızla) ilerledik. Dağların arasında havadar bir köy. Aslında güzel amma ve lakin bizim gibi mangalcılardansanız tavsiye etmem. Hüseyin amcanın yeri varmış ancak biz girmedik. Zira bahçesinin dıştan görünüşünü pek sevmedik. Eski tip tabureler, sandalyeler, bizi cezbetmedi açıkçası. Arabadan inmeden düz devam ettik. Bu yol nereye çıkar dedik, Güzelbahçe' ye dediler. Uzun tırmanışın ardından uzun bir inişle Güzelbahçe'ye vardık, ordan da Gümüldür'e orman içi piknik alanına... Aslında ormandan ziyade ağaçlık bir alan, deniz kenarı olması güzel. Ağaçlardan düşen polenler, eşimin alerjik astımını az biraz tetiklese de içtiği ilaçlardan ötürü ciddi bir krize girmedi çok şükür.

Mangalı çok seviyorum ben. Eşim de iyice ustalaştı bu işte. Oğlan başta yemem diye dirense de, kudurmaktan açıktı, o da yedi bir güzel. O yemeyince içime sinmiyor benim. Oynadı, komşu piknikçilerin oğlunun bisikletine bindi, karıncaları ellerine aldı (yemeye kalkmış da çok şükür eşim farkedip engellemiş), ağaçları elledi, kumlarda koşturdu, kirlendi. Bana çiçek topladı, iki adet papatya. Aldım yakama taktım ama geri istedi, mecbur verdim. Hatıra diye saklamak istedim ama 10 saniyeliğine de olsa, oğlumun verdiği papatyaları tutmak, paha biçilemezdi.

Güzel bir gündü. Benimle bu güzel günü paylaştığınız için size çoookkk teşekkür ederim evimin erkekleri :)))

15.05.2011 - facebook - notlar 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder