Sayfalar

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Yorgunum

Evden çıksak mı çıkmasak mı, geç mi oldu olmadı mı, yatıp uyusak mı derken, hadi hazırlanıp çıkalım dediğimizde saatlerimiz 21:00 civarındaydı. Hazırlanmak, oğlanları giydirmek, Deniz Baran efendinin çişi kakası derken evden 22:00 sıraları çıkabildik.

Oğlanları arabalarına koyup otoparkın yolunu tuttuk. Bu defa güzergahımız farklı olsun dedik ve arabamızla Karataş'a indik, yol kenarına park ettik arabayı. Oğlanları yeniden yüklendik, pusetlerine oturttuk. Sakin sakin, acelesiz, telaşsız, sadece yürümek için yürüdük. Bu arada tüm yürüyüş boyunca eve geldikten sonraki de dahil olmak üzere Barış Çağan efendi tam 4 ayrı kıyafet değiştirdi! Bu oğlan neden bu kadar çok terliyor diye sormuştum doktorumuza, gelişim aşamasında böyle olur dedi, hızlı büyüme evresinden kaynaklanıyormuş!

10 km yürüdük! Karataş'tan Kıbrıs Şehitleri Caddesine yürüyerek gittik geldik. Tekrar arabamıza binip otopark, ordan  da ev... Eve geldiğimizde saatlerimiz 02:00 civarıydı. Oğlanların ikisi de uyudu, yataklarına yatırdık doğrudan. Çok geçmedi, Deniz Baran korkulu rüya görmüş, uyandı. Şimdi kakaolu sütünü içip çizgi film izliyor. Rüyasında biri uzun biri küçük iki adam görmüş. Bunu sık sık görüyor. Küçük adamlar, küçük kız... Bunlar Deniz Baran'ın korkulu rüyalarının figürleri.

Yorgunum, uykum var ve açım. Çok hem de!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder