Sayfalar

8 Eylül 2012 Cumartesi

Hoşgeldin Anneanneeee!

Bir süredir yazmadım. Hayatımda yine değişiklikler oldu.

Ev almış başını gidiyordu.
Tatil dönüşü Barış'ın uyku düzeni saçma sapan bir hal aldı. Şöyle ki; sabah saat 7 - 7:30 gibi uyanıyor, abisini de uyandırıyor. Ev halkı ayakta, benim kalkmaya takatim yok, sinirler geriliyor haliyle.

Deniz'in tuvalet, Barış'ın bez faslı.

Barış'a kahvaltı maması, Deniz'e kakaolu süt zamanı.

Sonra etrafta dön dolaş, kahvaltı hazırla derken, Barış'ın sabah uykusu faslı.

Barış uyurken Deniz'in çizgi film izlemesi ve benim evin yemeğini yapmakla geçirdiğim zaman.

Sonra Barış'ın uyanması, öğle yemeği yeme, al değiştirme, çiş kaka meseleleri.

Deniz'in uyku vaktinin gelmesi amma ve lakin Barış'ın uykusunun olmaması ile benim hafiften gerilme zamanım. Belki bu arada sallayarak Barış'ın yarım ile bir saat arası uyuması.

Barış'ın etrafta takılması, onunla ilgilenmemle geçen zaman... Bu arada (saat 16:00 suları oluyor genelde) Barış'ın ikindi meyvesi ve yatma zamanının gelmesi. Yedirmem yatırmam genelde 16:30 - 17 sıralarını buluyor.

Saat 17 - 17:30 sıralarında da Deniz Baran uyanıyor!

Bu neeeee????

Hani bana zaman?

Hani ev işi yapmam için zaman?

Hani bir kahve yapıp kafamı boşaltmakla geçireceğim zaman?

Ya da yorgunsam azcık kestirip dinleneceğim zaman?

Yoookkk!

Çocukların aynı anda uyumaları gerekli ama yapamıyorum çünkü yalnızım.

Ev işlerimi yapmam yazım ama yapamıyorum çünkü yalnızım!

Annemle dertleşeyim dedim, Vallahi de çağırmak aklımdan geçmiyordu Kasım'a kadar. Ama anne yüreği işte, dedi ki iiyim ben geleyim mi? Dedim iyi hissediyorsan gel. Çıktı geldi ertesi gün, çarşamba günüydü. evimi derledim topladım, birsürü yemek yaptım, bir kısmını yedik, bir kısmını zor zamanlar için buzluğa attım.

Annem Barış'ı ayağında salladı sağolsun, bana çok büyük destek oldu bu durum. Deniz müthiş sevindi anneannesinin gelmesine. Kucağına atladı, sarıldı, öptürdü kendini! "Anneanne biz dün denize gittik (zaman kavramı tam oturmadı daha, dün bugün yarın kelimeleri sallapati kullanılıyor doğal olarak)ama sen yoktun, neden yoktun? diye soruyor anneannesine. Anneannesi de "babana söyle, bir dahakine beni de götürsün bırakmasın diye gaz veriyor Deniz Baran'a. Deniz bana dönüp sesini kalınlaştırarak "anne, anneannemi de denize götürelim, bırakmayalım onu da bi daha" diyor. Kıskandı da az biraz. Kıskançlık meselesini başka yazıma saklıyorum.

Barış efendinin uyku meselesini de çözmeye kararlıyım, zira gece emmeleri beni bitiriyor! Bir de sallayarak uyutma meselesi var, ciddi bir zaman kaybı! Şu bebek bakım sorunları kitabını okumalıyım artık! Kendime zaman yaratıp o kitabı okumayı planlıyorum da bakınız yukarıdaki paragraflar!

Bakalım daha sonraki yazılarımdan birinde umarım uyku sorununu nasıl çözdüğümü anlatabilirim.

Artık Allah izin verirse annem haftanın 3-4 günü yanımda olacak kısmetse. Ben de temizliğimi o günlerde yapacağım, yeter zaten o kadar gün bana.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder