Sayfalar

13 Eylül 2012 Perşembe

Kütüphane Ziyareti

Bugün hastane dönüşü yürüyerek Konak'a doğru giderken, dedim dur şu Devlet tiyatrosuna bir uğrayalım ve etkinlik takvimini alalım. Görevli, henüz broşürlerin basılmadığını, oyunların ekim ayında başlayacağını söyledi. Her pazar, saat 14:00'te çocuk oyunları varmış. Kimi zaman Pako'ya götürürüz nasipse oğlanı, kimi zaman da farklı tiyatrolara. Pako kimdir merak edenler için, Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi'ndeki oyuncu. Bizim Deniz bayılır Pako'ya.

Tiyatrodan çıkıp yürümeye devam ettik ve İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi'nin girişinde, camında çocuk resimleri olan bir yer dikkatimi çekti. Dedim hadi girelim buraya annecim bakalım ne varmış. Efendim, bilmiyordum, öğrendim, çocuk kütüphanesiymiş burası! Sordum etkinlik yapılıyor mu diye. Hayır dediler. Sadece anaokulları randevu alıp buraya gelip etkinlik yaparlarmış. Neler yapıyorlar dedim. Kütüphaneyi tanıtıyorlarmış, kitaplara baktırıyorlarmış, bir kitap okuyorlarmış, gidiyorlarmış. Ben de tamam dedim, madem ki evde anaokulu eğitimi vereceğim, bu şekilde ben de etkinlik yapayım!

Annecim burası kütüphane, kütüphanede sessiz konuşulur, insanlar burada kitap okurlar, bak raflar kitap dolu, bir sürü kitap vardır burada dedim, bulduğum bir el kuklasını elime takıp konuşturdum, beğendin mi burayı diye kuklanın ağzından sordum ve saldım Deniz'i. Kitaplara baktı, bir iki resimli kitap çıkardı, dikkati dağılana kadar resimlerine baktırıp okudum. Sonra dikkati dağıldı ve abaküsün yanına gitti. Sayı boncukları ile oynamasını izledim. Duvarda asılı pinokyo resmini görüp heyecanlandı, pinokyoya bakalım dedi. Fazla zamanımız kalmamıştı ve bir dahaki sefere bakabileceğimizi söyledim.

Çıkmak üzere iken, üye olursak çocuk bölümünden de kitap alabileceğimizi söylediler. Neler gerekli dedim, sadece nüfus cüzdanı yeterliymiş. Tek seferde 3 kitap alabiliyormuşuz ve tabii ki ücretsiz. 2 hafta süremiz varmış, eğer bu sürede kitabı bitiremezsek, bir kereliğine yine 2 haftalık uzatma yapabiliyormuşuz. Ben de yukarı çıktım, üye oldum ve 3 kitap aldım. Biri Ali Çankırılı'nn Kötü Çocuk Yoktur isimli kitabı, diğeri Ramazan Varol'un Çocuklarımıza Neyi Ne Zaman Nasıl Öğretelim isimli kitabı ve son olarak da Maria Montessori'nin Annelik Sanatı isimli kitabı. Elbette okumayı en çok istediğim kitaptan başladım, "Annelik Sanatı"ndan! Kitaplarla ilgili değerlendirmelerimi okuduktan sonra başka bir yazımda yaparım ama okuduğum ve öğrendiğim için çok mutluyum! Keşke daha önce okusaymışım! Her durumda keşke denilecek bir pay çıkarmak annelikten midir? Annelik doğal olarak suçlu hissetmek midir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder