Sayfalar

28 Eylül 2012 Cuma

Pet Show (Evcil Hayvan Fuarı) 2012

Evcil hayvan fuarı, 27 - 30 Eylül arası İzmir Fuarı 4 nolu pavyonda ziyaretçilere açıldı. Biz de bugün gittik Deniz Baran'la. Barış Çağan evde anneannesi ile kaldı. Esasen Barış'ımı da götürmeyi isterdim ama tek başıma ikisiyle baş edemem diye düşündüm.

Deniz Baran'ımı koydum pusete, hazırladım çantamı, düştüm yola. Yürüyerek gittik birlikte sohbet ettik, çevreyi izledi Deniz'im... Geldik mi burası mı hani hayvanlar diye sordu sık sık. Yolda giderken, evcil hayvanlardan söz ettim, neler evcil hayvandır anlattım.

Hayvanları tek tek gezdik. Fuar alanı oldukça tenhaydı, birkaç anaokulu grubu da olmasa, kimsecikler olmayacaktı neredeyse.






Midillilere, köpeklere, balıklara ilgiyle baktı, kuşlardan pek hazetmedi. Zira babası yırtıcı kuşları anlatmıştı Deniz Baran'a ve kuzeni Berna ablası, yırtıcı kuşların insanların gözünü yediğini söylemiş. Kuşların sevimli olduklarını ne kadar söylesem de, pek bir ilerleme katettiğimi söyleyemem.

Kısa bir animasyon gösterisi izledik. Bunun için kenara ilişivereyim dedim, baktım bir sürü boş sandalye var. Almak için hamle yaptım, bir kadın bizim öğrencilerimiz gelecek diye izin vermedi. Ben de başka tarafa yöneldim, yine alamazsınız diye seslendi. Bir deli baktım kadına, dedim öğrenci yok meydanda. Gelirse kalkar çocuğa yer veririm. Ya bu ne ki böyle?! Başkasını kaldıracağına kalkıp sen öğrencine yer ver, yine öğrencilerin ayakta kalırsa başka büyüklerin oturmasına o zaman izin verme.

Gösteri pek iyi değildi. İşin ustası olduklarını sanmıyorum oyuncuların. Kendi kendilerine biraz dönüp dolaştılar meydanda, adı animasyon oldu işte... Bir hamburger ısmarladım oğluşuma, sonra da oyun parkına gittik. Ya buralarda park nerde vardı şurda mıydı diye bakınırken, bir kadın, beni dinlediği belli, bana baktı. Dedim biliyor musunuz park ne taraftaydı dedim. Ukala ukala her yer park dedi etrafa bakarak. La havleeee dedim içimden.. Dedim ben de farkındayım her yerin park alanı olduğunun, çocuk parkından söz ediyorum ben! güvenliğe sorun isterseniz diyor. Ya bana mı denk gelir böylesi... Neyse buldum çocuk parkını, Deniz Baran biraz oynadı, taş topladı. Bir ara aklı karıştı son sürat koşmaya başladı. Arkasından bir depar attım, zor yakaladım. Nereye gidiyosun annecim sen dedim. Ben senin uzaktaki banklarda oturduğunu sanıyodum dedi. Eğlence kısa sürdü, oturduğum banka çıkarken ayağı kaydı, çenesini vurdu ve dudağı patladı yavrumun. Hemen yakındaki büfeden soğuk su alıp dudağına koydum.

Park eğlencesini mecburen erken bitirince, fuar alanına geri dönüp çocuk tiyatrosunu beklemeye koyulduk. En öne yerleştik. Oyun pek iyi sayılmazdı. Biz Oyuncak Müzesindeki Pako'ya, Sessiz Adam'a filan alışmışız bunlar bana çok yavan geldi. Ama Deniz Baran güldü, bir yarışma yaptılar, makas kazandı, eğlendi vesselam. Evde oturmaktan iyidir, sosyalleşmesi bakımıdan çok iyi oldu gitmemiz. Zaten Deniz Baran da iki tiyatro grubu arasındaki farkı farkedecek durumda değil.



Yarın (28 Eylül)  saat 14:30'da da varmış çocuk tiyatrosu. Girişler 5 lira. Bu paraya hayvan fuarını gezmek de dahil. Yarın yine götüreceğim nasipse. Yarınki oyunun adı, Şaşkın Kral'mış.

Deniz Baran bugün anaokulu gruplarının tren şeklinde sıralanmasına özendi. Ben de tren olmak istiyorum hıh! diyerek ellerini kavuşturdu. Ben de bir grubun öğretmeninden izin aldım, en sona koydum Deniz Baran'ı ve öndeki çocuğun omzuna tutturdum ellerini. Pek hoşuna gitti. sonra da aniden utanıp arkama saklandı. Bu yaştaki çocuklarda ani duygu değişiklikleri olurmuş. Yaşayarak görüyoruz biz de.

Güzel bir gündü, seninle ana oğul başbaşa takılmak keyifliydi, ara sıra bunu tekrarlayalım annecim dedim, olur dedi.

Barış'ım da biraz huzursuzmuş bugün. Uyumamış doğru dürüst, mızıldanmış, bizi aramış... Kıyamam ben sana annem yaa, cumartesi baban da olsun yanımızda, birlikte eğlenelim olur mu?!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder