Sayfalar

18 Eylül 2012 Salı

Sonbahar Hüznü Çöktü Üzerime

Samanlıkta iğne aramak gibi benim durumum. Internette sonsuz etkinlik var. İstiyorum ki oğullarıma faydam dokunsun, onlar hem eğitici hem güzel vakit geçirsin... Sanki bir telaş içindeyim, bazen kendime uzaktan bakıyorum da! Zamana yetişmeye çalışıyorum, oğullarımın bu günü geçiyor gidiyor elimden, kayıyor... Sanki yazarsam, yakalayacakmışım gibi geliyor zamanı, tutacakmışım ve hapsedecekmişim gibi... 

Deniz Baran'a bir bakıyorum, kocaman kocaman laflar ediyor. Diyorum ne zaman büyüdü böyle bu kadar? "Anne, iki ayağımla zıplayabiliyorum, tek ayağım üzerinde durabiliyorum ama zıplayamıyorum" dedi geçen gün. Nerden duymuşsa, tek ayak üzerinde zıplamayı! Bugünlerde 4+4+4 eğitim sisteminde çocukların 5,5 yaşında (66 aylık) ilkokula başlaması gündemde ve çocuklarını okula erken göndermek istemeyen aileler, ilkokula gidemeyeceğine dair rapor alıyorlar. Gazetelerde yazıyor, TV kanallarında söylüyorlar ki, tek ayağı üzerinde zıplayabilen çocukların ilkokul yeterliliği vardır diye rapor veriliyormuş. Deniz'in bunu duyması, algılaması, yorumlaması, denemesi mümkün müdür ki? vallahi artık neye şaşıracağımı da şaşırmış durumdayım! Dedim "Annecim sen tek ayak üzerinde zıplama, zıplayanları ilkokula alıyorlar" "Nasıl yani! Büyüklerin gittiği okula mı alıyorlar?" dedi hayretle. Günlerce inatla denedi ve sonunda tek ayak üzerinde zıpladı!

Barış Çağan her gün defalarca bıkmadan usanmadan koltuklara asılıp ayakta duruyor. Adım atmaya çalışıyor, olmuyor. Oturmaya çalışıyor, kimi zaman başarıyor, kimi zaman düşüyor. Defalarca düşüyor. Kah tutabiliyorum kah yetişemiyorum... İçim acıyor. Emeklemeye çalışırken de çok ağlıyordu başaramayınca, şimdi de öyle! Ama o kadar inatçı bir yapısı var ki, denemekten asla vazgeçmiyor. 

Bugün geçti. Yaşadık ve bitti. Yarın da yaşanacak ömür olursa, bir sonraki de... Elimde kalan, hatıralarım olacak. Hafızama kazımak istiyorum her anı, mümkün olmuyor... İşte bu günce, geleceğe attığım bir köprü benim için. Offff! Bugün çok melankoliğim!

Bazen korkuyorum, çocuklarım beni sevmezse diye! Ne bu? Sevgi bağımlısı mıyım ben acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder