Sayfalar

10 Ekim 2012 Çarşamba

Anne - Oğul Günü

Bugün Deniz Baran'ımla birlikte anne oğul günü yaptık. Barış Çağan'ım da anneannesiyle kaldı. O da büyüsün, o da gelsin bizimle dedik Deniz'le birlikte. Önce Atatürk İl Halk Kütüphanesi'ne gittik. Kitap değişimleri yaptık, sonra da aşağı çocuk bölümüne indik.

1
İlk iş abaküse koşturdu. Defalarca saydı. Mor boncuk koymamışlar aaaaa! diye serzenişte bulundu!





Kitapları elledi, biraz dağıttı, sonra ben düzenledim.

Bir kitap seçti.

Okumam için masaya yerleştirdi. Birlikte resimlerini yorumlayarak kitabı okuduk.




Yelkenliye çıktı, kurcaladı, üstünde zıpladı.





Kütüphaneden sonra güvercinlere yem atmak üzere yola çıktık. Yolumuz kaktüs bahçesinden geçti. 




Anne daha gelmedik mi diye diye Konak Meydanında güvercinlerin olduğu alana geldik.

Gevrekten kah kendi yedi kah ısırıp kopararak kuşlara attı.


Zıpladı

Bağıra bağıra koşturdu.


Zıpladı
Annecim ben dondurma istiyorum dedi. Baktım, kapalı dondurma yok annecim dedim. Yani ben şimdi dondurma yiyemeyecek miyim deyince içim eridi. Yiyeceksin tabii ki dedim ve doğru Ali Galip'e götürdüm onu. 

Kısa bir mücadele...

Başaracak gibi...

İşte bu kadaaarrr. Ben bir dondurma avcısıyım diyor kendine Deniz Baran...
Bu kadar güzel bir günün ardından, yeterince çizgi film izlediğini söyleyerek kanalı değiştirince, "seni sevmiyorum anne, sen çok sıkıcı bir annesin" dedi bana! Sonra özür diledi ama kalbim paramparça... Bazen yaptığım her şeyin boşa olduğunu düşünüyorum! Bu yazı böyle bitmemeliydi diyorum.

1 yorum: