Sayfalar

14 Ekim 2012 Pazar

Barış Kuzusu ve Deniz Kuzusu

Adamım bay bay yapmaya başladıııı! Geçen gün babası işe gidiyordu, hadi bay bay Barış dedi, bizimki elini kaldırıp aşağı yukarı oynattı. Hadi canım tesadüf dedik. Bir daha bay bay dedi babası, tekrar aynı şekilde hareket yaptı. Bu, alkıştan sonraki ikinci maymunluğu. yerim seni oğluşuuuummmmm. emeklemesi son derece seri, sıralaması da çok başarılı. Yakında yürür gibi görünüyor. Tek elini bırakıp, bir eliyle tutunarak iki ayağının üstünde durup gülücükler atıyor. Başardığı andaki yüzünün ifadesi tek kelime ile muhteşem.

Geçen gün Barış'a kelime öğretmeye çalıştım, beni anladığını farkettim. Zira Barıııış, top. top. Attııııııımmm diye yavaş yavaş konuşurken dudaklarıma baktı ve hınzırca gülümsedi, ufak bir çığlık attı.

Bu sabah mama verirken anne anne anne dedi! Ama tekrar etmedi bir daha. Kocam da algılayamadı, kendimden şüphe ettim acaba yanlış mı duydum diye ama yok yaa, dedi işteeee!

Çocuklarımın gelişimine tanık olmak çok güzel. Böyle pıtır pıtır emekliyor ya, bu gece msn'den bağlandık, Necip dedesi ve babaannesi de bayıldı. Deniz Baran da kudurdu durdu.

Deniz'de bir laflar var, insan hayret ediyor. Geçen gün saçları gözüne girmiş, ovuşturuyordu gözlerini. sonra anneannesine döndü ve "yanlış mı görüyorum, iki tane anneannem var" dedi. Bir şey söyledim bugün ama hatırlamıyorum, bana "hiç sanmıyorum" diye cevap verdi. Bu aralar yeni hayali arkadaşlar edindi. Evvelden kokarca ve canavardı hayali arkadaşları, şimdi TRT Çocuk'ta Keloğlan Masalları diye bir çizgi film var, ordaki karakterlerle konuşuyor. Elini kulağına götürüyor ve telefonda konuşuyormuş gibi yapıyor. Bu konuşma esnasında karşı tarafın konuşması kadar geçebilecek süreleri de sessiz bekliyor. Mesela "Sivri, şu anda neredesiniz? ........ Hıııımm demek İnciraltındasınız. ....... Çok uzaktasınız be Sivri. .......... Tamam bekliyoruz, çabuk olun, kızlar siz benimle gelin" gibi bir konuşma yaptı geçen gün hayretle baktık kuzuma! Bu hayali arkadaşları içinde sadece bir kişi yok çizgi filmdekilerden farklı olarak, o da Keloğlan. Kocam dedi farkettin mi Keloğlan yok içlerinde diye. Neden sence dedi, sorunun cevabını ikimiz de biliyorduk : Keloğlan Deniz Baran'ın kendisiydi! Bu oyunlarda kendini Keloğlan yerine koyduğu öyle aşikar ki, hatta bir keresinde "anne keşke benim de saçlarım olmasaydı, keşke ben de kel olsaydım" dedi bana. "hııımm demek kel olmayı isterdin" dedim, "evet" dedi. "İlginç" dedim. "Çok farklı olurdun, öyle de severdim seni, böyle de seviyorum, bence şu halinle çok yakışıklısın" dedim.

Deniz ve Barış artık iyice alıştılar birbirlerine. Şu aralar en büyük sorunumuz, Deniz'in Barış'la güreşmek istemesi. Engel oluyoruz tabii ama yine de ara sıra Barış'ın canı yanmıyor değil. Deniz Baran kardeşine o kadar alıştı ve onu o kadar seviyor ki, "anne keşke bir kardeşim daha olsaydı, o da kız olsaydı" dedi. Babası da hele Barış biraz daha büyüsün, bakarız diyor! Ben miiiiii, sadece gülümsüyorum.

Hayat çok güzel. Birtakım sorunlarımız oluyor elbette ama onlarla başa çıkabiliyoruz çok şükür. Mutluyum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder