Sayfalar

1 Ekim 2012 Pazartesi

Harika Haftasonu

Dün ve bugün (cumartesi ve pazar) İnciraltı Kent Ormanı'nda yürüyüşler yaptık. Dün 10 km, bugün de 8,5 km yürüdük. Sonbahar izin verdiği sürece haftasonları yürümeye devam edeceğiz.

Yürüyüş sırasında ayva topladık dalından ve afiyetle yedik. Deniz Baran babası ile ağaçların arasında dolaştı, ağaç isimlerini sordu babasına tek tek, ben de Barış Çağan'ı besledim. Biraz zor oldu, zira beyefendinin damak tadı gelişmeye başlamış, hazır kavanoz mamalarını yerken ağladı! Yürüyüş sonunda molamızı çocuk parkında verdik. Deniz çocuk parkında oynarken, kocam arabaya yemek malzemelerini almaya gitti. Gelince ben bir salata yaptım, evde hazırladığım köfteleri (Barış henüz çok küçük, biraz palazlansın, mangal yapmaya o zaman başlarız. Zira ben mangalı çok severim ama henüz abisi ile oynayacak kadar büyümediği için, ben salata yaparken babası bakıyor, kocacım mangal yapacak kadar boş kalamıyor), salatayı, ayranı hüplettik. Deniz Baran midye dolma yedi, biraz Barış Çağan'a da tattırdık.

Uzmanlar yürüyüşün depresyona iyi geldiğini, endorfin hormonu salgısını arttırdığını söylüyorlar, kesinlikle doğru! Yürüyünce kendimi çok mutlu hissediyorum.

Bu akşam arkadaşlarla karşılaştık Özdilek'te. Bir çay içip sohbet ettik, sonra da eve geldik. Sohbet muhabbet keyifliydi.

Haftaya da hava güzel olsa, yine piknik yapsak... Deniz Baran piknik yapmaya bayıldı. "Anne, biz de yerde oturup yemek yiyelim, yani demek istiyorum ki piknik yapalım" dedi. tamam aşkım, baban kilim getirsin, serelim yere, yemek yiyelim dedim. Kilim nedir, nasıl bir şey diye sordu, halının incesi diyelim dedim. Hayır dedi, halının arkadaşı diyelim. Tamam aşkım, diyelim.

Barış Çağan'ı saldık kilimin üstüne, tepindi durdu, her şeyi kurcaladı. Deniz Baran o kadar heveslenmiş ki piknik yapmaya, hemen çıkardı ayakkabılarını, babası gerek yok oğlum dese de dinlemedi, hayır dedi, çıkarıcam. Hemen kuruldu midye dolmaların başına, babası açtı, limonladı, o yedi. Hııımmm harikaa, bayıldım, oh oh ohh diye diye yedi! Yahu bu çocuk nerden buluyor böyle lafları! Eeeee, İnciraltı'nda da midye dolma başka güzel oluyor doğrusu. Yediklerime dikkat etmesem, başından kalkmazdım amma ve lakin şimdilik tadına bakmaktan öteye geçemiyorum.

Gelecek sene veya bir sonraki sene, bisikletli geziler yapmayı istiyoruz ama bakalım.. Kısmet... Bisikletlerin arkasına atarız oğluşları, uzun gezilere çıkarız. Ne bileyim ver elini Foça, Çeşme, Urla... Öyle işte!








Deniz Baran'ı sabit tutmak ve objektife baktırmak imkansız gibi. Defalarca çektik ama hepimizin de iyi çıktığı bir poz yakalayamadık.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder