Sayfalar

22 Aralık 2012 Cumartesi

Serbest Çalışma - Tahta Küpler, Renkli Bardaklar ve Yapboz Kartlar

Sonunda olan oldu. Deniz Baran, "içim dışım çizgi film oldu, bıktım artık" dedi, TV'ye doğru gitti ve kapattı! "Ne yapmak istiyorsun" dedim, "faaliyet" dedi net bir şekilde! "Ne tür faaliyet istersin" dedim, "hamur" dedi. Ne istediğini biliyordu ve kararlıydı. Kendimi de iyi hissediyordum, "tamam" dedim. Kalktım ve hamurları getirdim. Bir süre oynadık ama içime sinmedi. Zira Barış Çağan ha bire ağzını şapırdatıyordu, baktım ağzında pembe bir hamur! Yere düşen bir parça hamuru almış ağzına atmış! Her ne kadar iyi marka hamur alsak da, yemesine gönlüm razı gelmedi. Hem Barış'ı da faaliyetimize dahil etmek istiyordum. Dedim ki Deniz'e, "kardeşini de katabileceğimiz bir faaliyete ne dersin?" "Tamam" dedi. Ben de küplerimizi çıkardım. Renkli ve renksiz, çeşit çeşit tahta küpler... Ben yaptım, Barış bozdu. Deniz yaptı, Barış bozdu. Ben yaptım, Deniz bozdu. Sonra kendi hallerine bıraktım ve hummalı bir çalışma sergilediler.

İkisinin de yüz ifadesi son derece ciddi idi! Küpleri dizdiler, Barış çubukları eline alıp gezdirdi. Deniz onları konuşturdu, yemek yaptı onlarla. Barış'a yol gösterdik, o da bizi taklit etti ve küpleri birbirine vurarak sesler çıkardı. İnanılmaz derecede iyi vakit geçirdiler. Deniz, küplerini bozduğu için Barış'ı bana şikayet etti. Ben de bunun oyun olduğunu, böyle tadının çıkacağını söyledim. Şikayet etmek yerine, tadını çıkar, keyfine bak dedim.



Sonra Deniz Baran, boyut olarak oldukça küçük (1cm3 kadar) küplerle masada oynadı ki kardeşine zarar gelmesin diye. Ben de Barış Çağan'la küp oynamaya devam ettim. Sıkılınca da İkea'dan aldığımız bardaklarımızı çıkardım. Barış bu bardakları üst üste dizmeye bayılıyor. Başardıkça şevkleniyor. Bardakların içine sert objeler koydum ve ses çıkarttım. İlgiyle inceledi, hoşuna gitti.



Hastalanmadan önce aldığım yapboz kartlarla birkaç gündür sık sık oynar olduk. 1'den 18'e kadar rakamlar ve her rakam için 3 kart var. Kartların üstünde renkler, hayvanlar ve sayılar yer alıyor. Çok eğlenceli. Deniz Baran "ama ben bunları birleştiremiyoruuuummm" diye ufaktan mızıldanıyor, zira kartların birbirine geçme yeri yok, sabitlenmiyor, sadece yan yana getirip resim bütünlüğü sağlıyoruz, hayvanları sayıyoruz. Sayıları öğrenmesi için sayı magnetleri de aldım ama, iki afacan, buzdolabının üstünde oynaya oynaya çoğunu kaybettiler bile! Evde detaylı bir arama yapmam gerekecek. Koltukların ve buzdolabının altından, mutfak dolaplarının
                                                                   içinden  fazlasıyla magnet çıkacağından eminim.

Çok yoruldum. Öğle yemeğinin ardından onlar uyudu, ben de uzanarak bu yazıyı yazayım ve kafa dağıtayım dedim. Güzel bir gün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder