Sayfalar

18 Ocak 2013 Cuma

Bizim Evin Halleri

Her yemeği ya kaka, ya çiş ya kusmukla bölünen, işini hallettikten sonra da yemeğe kaldığı yerden devam edebilen (!) bir ben var bende benden içeri...
 
Bugün yemekten sonra bir kahve içeyim dedim, benim küçük fındık karşımda ıkındı ıkındı, sonra da geldi bana sarıldı! Kahve mi içtiiiimmmm yoksa başka bir şey (?) miiii artık belli değil :)))) Hahahaha ama kokulu da olsa sarılması çok güzel be yaaa :))) İlk kez gerçekleşen bir vaka değil, alıştım artık böyle aromatik (!) kahvelere...
 
Bir de aynı anda ikisinin de kakasının gelmesi vardır kiii evlere şenlik! Küçüğün altını açmadan önce büyük söylerse "anne kakam geldi" diye, amenna! İlk önce büyüğün yanına gider, ışıkları açarım, gerekeni yaparım. (karanlık korkumuz var) Amaaaaaa zaten altı zor değiştirilen küçüğün tam altını açmışken büyük aynı şeyi söylerseeee yandı gülüm keten helva! Dur bekle tut tut tut tut... Sanki 4 kere tut deyince daha iyi tutuyormuş gibi... Yok ama, tuvalet eğitimine ilk başladığımız dönemlerde  çişini böyle tutabileceğine inanamazdım, çok yol kat ettik, hakkını yemeyim oğluşumun! Kendi üstünü çıkarıyor, genelde ben giydiriyorum ama isterse kendi de giyinebiliyor!
 
Geçen tam evden çıkıyorduk, tam tekmil hazırlanmışız, kapının önündeyiz. Bir koku geldi. Her annenin yaptığı gibi, kokladım popişi! Yanılmamışım, küçüğüm kaka yapmış! Ben değiştireyim derken, büyük fındık da sıkışmaz mı! Yahu ben zaten ikinizin de tuvalet ihtiyacınızı halletmemiş miydim! Sonra da neden 2 saatte hazırlanamıyoruz diye düşünüyoruz. Bir çocuğun giydirilmesi; kaçmasıyla, yakalamasıyla, direnmesiyle, ağlamasıyla (Barış genelde ağlıyor giydirilirken), sakinleştirilip susturulması ve nihayetinde giydirilmesi, ara ara tekrar kaçıp yakalanmasıyla nerden baksan ortalama 45 dakika! Eveeeetttt, yanlış değil, gerçekten 45 dakika sürüyor ortalama. Bu durum bizim evde böyle büyük ihtimalle. Başka çocukların bu denli itiraz edeceklerine ihtimal vermiyorum. Bir giydirme meselesine bu kadar çok mesai harcamayı da çok saçma buluyorum! Saçma da olsa durum bu... 
 
Bir de süper anne olma zorunluluğum var nedense... Geçtiğimiz aylarda, adliyede işim var. İlle de benim halletmem gereken bir iş. Evde çocuklarla yalnızım, kocam gelecek, çocukların başında duracak, ben gideceğim işe. Gayet güzel bir plan. Saatler ilerliyor, ama ne gelen var ne giden... Ben seni arıcam diyor kocam, aramıyor! Vakit daralıyor, stres katsayım artıyor... En son benim adam ne dese beğenirsiniz ? Hayatım sen çocukları hazırla, atla taksiye gel! Bu mudur plan? Budur! İki çocuğun hazırlanması, çantalarının hazırlanması, benim giyinip hazırlanmam... Tek başımayım, yardım edecek kimse yok... Tam bir çılgınlık hali! Bir de 10 dakika sonra arayıp "hadi hazır mısınız, yola çıktınız mı, seni bekliyorlar" diye araması yok muyduuuu, tüy dikti vesselam! Bazen böyle üst üste geliyor her şey...Kolay değil iki çocuk ama iyi ki varlar. Allah kimseyi evladıyla sınamasın..
 
 Hayat güzel.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder