Sayfalar

8 Ocak 2013 Salı

Çılgın Günlük Yaşam

Günlük yaşamım çılgın, çünkü iki küçük çocukla hayat gerçekten çılgın bir tempoda akıp gidiyor. Keyifli mi, evet. Ama zor mu, hem de nasıl!

Bugün sabah hastanede işimizi halledip Barış'la birlikte eve geldik. Evde bizi heyecanla bekleyen abimiz, kapının tıkırtısıyla birlikte neşeyle bağırarak kapıya koşturdu. Öpüştük koklaştık, oynaştık derken oğluşum faaliyet yapmak istedi. Ben de malzemelerimi hazırladım...

1- Yapıştırıcı
2- Boyama kitabı
3- Kırmızı mercimek
4- Kuru fasulye
5- Kuru börülce
6- Pilavlık bulgur
7- Pirinç
8- Evvelce boyadığımız makarnalar

Malzemeleri önce oğluma tanıttım. İstediği gibi malzemeleri incelemesine imkan tanıdım. Elledi, sıraladı, saydı, sertmiş dedi. Fasulyeleri ekmek istedi, sihirli bunlar, gökyüzüne ulaşacak dedi. Başka bir gün fasulye ekmek hususunda anlaştık!

Kitabımızdan oğlumun istediği bir sayfayı açtım, yapıştırıcıyı sürdüm, istediği malzemeyi kullanabileceğini söyledim. Şöyle kareler çıktı ortaya :












Benden de destek istedi, birlikte yapalım dedi. Kırmadım, birkaç makarna ve biraz mercimek yapıştırıverdim. Sıkılınca da kaldırdık çalışmamızı, geldiğinde babasına gösterdik!







Öğleden sonra duruşmam olduğu için, dedim hadi sen de benimle gel, birlikte vapura bineriz, martılara gevrek atarız. Hayır! dedi. Ama vapur çok güzeldir, ordan da parka gideriz dedim. Hayır! dedi. Hadi bak anneannen kardeşinle kalsın, sen benimle gel, babanı yormayalım buraya kadar dedim (annem iki oğluma birden tek başına bakamıyor, bir destek istiyor mutlaka) Hayır! dedi. Nuh dedi, peygamber demedi. Babası yola çıktı, ben de hazırlandım. Anne nereye dedi. İşe gidiyorum ya oğlum dedim. Beni de götür dedi. Ama Deniz ben sana sordum, anlattım sen kabul etmedin, baban da geliyor şimdi işini bıraktı yola çıktı dedim. Söyle gelmesin nolursun anne beni de götür diye ağladı. Kocamı aradım, 5 dakika sonra evdeyim, yoldayım dedi. Ben de "Annecim, bir daha hayır demeden önce iyi düşün. Sırf inat için hayır dersen sen zarar görürsün. O zaman teklifimi kabul etseydin, şimdi seninle beraber vapurda martılara gevrek atıyorduk, sonra da ben işimi halledince parkta eğlenirdik, ne güzel olurdu değil mi, ağlama, baban gelecek, sen de evde kalacaksın, bu senin kararın" dedim. İşte bu kadaaaarrrr. Ağlamayı bıraktı, tamam annecim dedi. Ben de kocam gelince duruşmaya geçtim, birkaç işim daha vardı onları hallettim, eve geldiğimde saat beşi geçiyordu. Aşırı yorulmuşum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder