Sayfalar

8 Ocak 2013 Salı

Hastane Günü...

Bu sabah erken kalktık, Deniz'i uyandırmaya kıyamadık. Barış, kocam ve ben yollara düştük. Doğruca DEÜ Çocuk Cerrahi Polikliniğine gittik. Kocam işlerini halletmek üzere ofise geçti. Ben de hastane işlerini hallettim. Barış'ımın tekrardan muayenesi yapıldı, kan tahlili yaptırın, anestezi polikliniğinde muayene olun, sonucu getirin denildi.

Kan tahlili yaptırnamadan önce anestezi polikliniğine gittim. Bebeklerin zaten önceliği var, durumumu izah ettim, kaydımı yaptırdım, kan tahlili vermeye götürdüm Barış'ımı.

Bebek hastaları acil olarak alıyorlar. Hemen sıra geldi, ama karşımda gencecik bir hemşire kız! Betim benzim attı, oğluşumun kanını nasıl alacak, acemidir bu kız dedim içimden. O da "aaaa bebek miii, bir dakika sizi ben yönlendireyim" dedi ve orta yaşlı bir hemşireye götürdü bizi Allah razı olsun. Canını yakmayın nolur dedim, ben Barış'ımın kulağına şarkılar söylerken, hemşire de tek seferde kanını aldı oğluşumun. Barış'ım sadece "ah" dedi ama ağlamadı!. Mutlu mesut ayrıldık ordan, anesteziye geri geldik.

Anestezi polikliniğindeki personele, "biz geldik" dedim, beklemek üzere boş bir yere oturdum. Oğluşum baktım azcık mızıldanıyor. Evden yaptığım sıcak suyumu yokladım, tam ılıcık olmuş. Hemen mama karıştırdım. Yanımda oturan hanım atıldı hemen "anne sütü almıyor mu?" diye sordu. Bu soru, tam da bu soru, insanı can evinden vurur! Deniz'imde çok yaralanırdım, Barış'ımı emzirdiğim için daha rahatım ama gene de bol sütlü bir kadın değilim, yapılacak bir şey yok, mama takviyesinden başka elimden ne gelir?! "Alıyor" dedim. "Mama veriyorsunuz da" dedi. "Napayım şimdi çıkarıp emzireyim mi" dedim. Ne şimdi kadına hayat hikayemi mi anlatsaydım ne yapsaydım! Hatun, büyük bir sosyal sorumluluk duygusu ile devam etti : "içine bisküvi katıyorsunuz, nasıl emecek öyle? çekebiliyor mu, tıkanmıyor mu?" "çekiyor çekiyor, bir sorun yok" dedim. "hayır yani biz bilmedik öyle şeyler de, farklı geldi bana" diyor. Yani tercüme edeyim, "ben sütlü kadınım, çocuğuma anne sütünden başka bir şey vermedim, ağzına biberon sokmadım çok şükür. Sen ha zehir veriyorsun, ha mama benim gözümde" budur yani! Allah bana sabır vermiş de nereye kadar tabii! Hiç cevap vermiyorum.  Bisküvilerin iyice dağılması için biberonu çalkalarken, Barış sabırsızlanıyor, eliyle biberona atılıyor. Ben de "acıktın mı, geliyor geliyor" diyorum gülerek. Hatun kişinin yanındaki hanım, benim gibi annelikten bihaber (!) kadına dersini vermek için sosyal sorumluluk projesinde önemli bir rol üstleniyor ve "işkence etme çocuğa da ver mamasını artık!" diyor. İşte o an benim gözüm dönüyor! "Allah Allaaaahhh! Bu nedir yahu?! İnsanımız başkasının hayatı hakkında kendisini çok uzman görüyor! Kimse hiçbir şey bilmiyor, bir onlar biliyor, çok sorumluluk sahibiyiz başkasının hayatı hakkında nedense!" dedim ortaya. Yanımdaki hanım "bişey demedik aman tamam" diyor. Bre daha ne diyeceksiniz ki?! O sırada tartışma büyümeden (ki ben kılıcımı  çekmişim kınından, sokmam gayrı) oğluşumun adı okunuyor. Hemen doktora girmek üzere bankonun ardına geçiyorum. Tartıştığım hanım (sütlü nuriye olan) arkamdan atılıyor "bakar mısınız, o hanım benden sonra geldi ama onun ismi önce okundu nasıl oluyor bu?" Personel: "o hanımın bebeği küçük" diyor, sütlü nuriye :"benim de küçük çocuğum var" personel:"hanfendi, onun bebeği küçücük, sizinkiyle bir mi? hem o hanım sabah sizden önce geldi kaydını yaptırdı, kan vermeye gitti, şimdi de geri geldi"  Hiiiç bir şey demedim, sadece pis pis baktım. Desem derdim deeee, gerek kalmadı!

Anestezide çarçabuk işim bitti. Doktor hanım, beni çok rahatlattı sağolsun. Operasyon öncesinde yapmam gerekenleri anlattı :

Sabah 08:00'de hastanede olmamız gerekliymiş.
Operasyondan 4 saat öncesine kadar anne sütü ve su alabilir, 6 saat öncesine kadar da mama yiyebilirmiş. Sonrasında su dahil hiçbir şey vermeyecekmişim. (Bu en zor olan kısmı! Barış'ım açlığa hiç tahammül edemiyor! Umarım en küçük hasta benim oğluşumdur da ilk onu alırlar)
Sabah hastaların en küçüğünden başlayarak operasyon yapıyorlarmış.
Operasyon çok kısa sürecekmiş. Acı çekmemesi için basit bir anestezi vereceklermiş. Dikiş bile atılmayacakmış, kesilen kısım sadece zarmış, ameliyat sonrası hemen iyileşirmiş, operasyona iyi ki karar vermişim, ileride konuşma problemi yaşarmış.

İşte böyle.

Her şey yoluna girecek. Çarşamba operasyonumuz var kısmetse!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder