Sayfalar

2 Ocak 2013 Çarşamba

Masal : Oyuncaklar Ülkesi - Paylaşmak

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ülkelerden birinde, İzmir denilen bir diyarda Deniz ve Barış adında iki çocuk yaşarmıııışşşşş!

Deniz çok akıllı, yakışıklı, güçlü bir oğlanmış. Barış çok akıllı, yakışıklı küçük bir oğlanmış. Barış henüz konuşmayı bilmiyormuş, her derdini ağlayarak ya da "ııııııııııı, aaaaaaa" diye sesler çıkararak anlatıyormuş. Deniz, kardeşini her türlü tehlikelerden korurmuş, çünkü çok güçlüymüş. Kardeşine biri zarar vermeye kalkarsa, hemen karşılarına dikilir, "benim kardeşimin canını nasıl acıtırsın, seni gidi seni, bir daha bunu asla yapma" diye onları uyarırmış!

Deniz ve Barış, birlikte oyun oynamaya bayılırmış. Yine böyle birlikte oynarlarken, arka bahçede (evimizin arka odasına Deniz bu adı koymuştu) mor bir halı bulmuşlar. "Anneciğim, bu halı da nerden çıktı" demiş Deniz. Annesi, "canım oğlum, o halı sihirlidir, sakın benden habersiz o halıya bineyim deme" demiş. Deniz de "peki şimdi binebilir miyiz Barış'la" diye sormuş. "Evet, binebilirsiniz ama dikkat edin, birbirinizin elini hiç bırakmayın, sıkı tutunun, geç kalmayın. Sihirli mor halı, sizi masallar diyarına uçurup geri getirecek" demiş annesi.

Deniz ve Barış, sihirli mor halının üstüne oturmuşlar. Deniz kardeşine sımsıkı sarılmış, Barış da abisine sımsıkı yaslanmış. Sihirli mor halı "öhö öhö öhö! Siz de kimsiniz? yıllardır kimse beni uyandırmamıştı!" demiş. Deniz, "benim adım Deniz, bu da kardeşim Barış. Sihirli mor halı, bizi masallar diyarına uçurur musun?" diyince, mor halı "annenizin haberi var mı peki" diye sormuş. "Elbette var, annemden izin almadan masallar diyarına asla uçmayız" demiş Deniz. Mor halı "Peki o zaman, sıkı tutunun, sizi masallar diyarında gezdireceğim" diyerek havalanmış. Açık olan arka bahçenin penceresinden gökyüzüne doğru süzülmüş.

Önce Konak'ta, denizin üstünde bir tur atmışlar. Aşağıda vapurlar yolcu taşıyormuş. Deniz ve Barış sağlarına bakmışlar martılar, sollarına bakmışlar pelikanlar! "Nereye gidiyorsunuz çocuklar" diye sormuş bir martı. "oyuncaklar ülkesine gidiyoruz" demiş Deniz. Az gitmişler, uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler, sonunda yemyeşil bir vadiye gelmişler. Sihirli halı vadiye inmiş, "çok geç kalmayın sakın çocuklar, anneniz sizi merak etmesin sonra" demiş.

Deniz, kardeşinin elini tutmuş, birlikte karşılarında duran eve doğru yürümüşler. Deniz evin penceresinden içeri bakmış. İçerde çeşit çeşit oyuncaklarla oynayan bir sürü çocuk varmış! İçlerinden biri Deniz'i farketmiş,"aaaa, buraya uzun zamandır yabancı bir çocuk gelmemişti, hoşgeldiniz, içeri girsenize" diye seslenmiş sevinçle. "benim adım Eda, bunlar da arkadaşlarım Can, Mustafa, Berna, Ayşe ve Toprak" diyerek tanıtmış Eda kendisini ve arkadaşlarını, "ben de Deniz, bu da kardeşim Barış" demiş Deniz. "Memnun oldum" demiş herkes. Hep birlikte oyun oyamaya başlamışlar. El ele tutuşup kutu kutu pense oynamışlar. Sonra da tahta küplerle kuleler inşa etmişler. Ardından saklambaç oynamışlar.

Barış daha çok küçük olduğu için, saklambaç oynamayı bilmiyormuş. Deniz, kardeşinin elinden tutmuş ve "gel kardeşim, birlikte saklanalım" diyerek kardeşine saklambaç oynamayı öğretmiş.Neşe ile oynamışlar, gülmüşler. Barış, top havuzunu görmüş. Koşarak topların içine dalıp kahkahalar atmış. Deniz de Barış'ın peşinden dalmış toplara. Sonra diğer çocuklar da gelmiş yanlarına. Birbirlerine top atmışlar. O sırada Can, "bu topların hepsi benim, kimseyle paylaşmak istemiyorum, çıkın havuzumdan" demiş. Herkes çok üzülmüş. Bütün çocuklar top havuzundan çıkmışlar, birlikte boyama faaliyeti yapmaya koyulmuşlar. Can, top havuzunda tek başına kalmış. Kimse onunla oynamıyormuş. Can, arkadaşlarının yanına gelmiş ve "arkadaşlar, çok özür dilerim, keşke toplarımı sizinle paylaşsaydım, yalnız kalmazdım. Birlikte oyun oynamak çok eğlenceli, tek başına kalmak çok sıkıcı. Beni de aranıza alır mısınız? İsterseniz top havuzunda oynayalım" diyerek pişmanlığını dile getirmiş. Berna "Tamam o zaman, özrünü kabul ediyoruz, bizimle boyama faaliyeti yapabilirsin, istediğin renkteki boya kalemlerini seç" demiş. Hep birlikte hoşça vakit geçirmişler.

Deniz, "arkadaşlar, bugün çok güzel vakit geçirdik, hepinize teşekkür ederiz ama artık gitme vaktimiz geldi, annemiz bizi çok merak eder, sonra görüşürüz" demiş, çocuklar da hep birden, "sizi çok sevdik, tekrar gelin olur mu, yine oynarız birlikte" demişler. Bir daha gelmek üzere evden ayrılmış Deniz ve Barış, kendilerini bekleyen mor halıya binmişler. Mor halı "hoşgeldiniz" diyerek karşılamış Deniz ve Barış'ı. Gökyüzüne yükselmiş. Eve vardıklarında, açık olan arka bahçenin penceresinden içeri girmişler. Anneleri hoşgeldiniz, diyerek karşılamış onları, masallar diyarını anlatmış Deniz annesine. Annesi ilgiyle dinlemiş Deniz'i.  "Hemen elinizi yüzünüzü yıkayın, sütlerinizi içip doğruca öğle uykusuna yatıp tatlı rüyalara dalın çocuklar" demiş annesi. Deniz ve Barış tekrar masallar diyarına gidecekleri günü hayal ederek uykuya dalmışlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder