Sayfalar

6 Ocak 2013 Pazar

Uykulu Bir Gün

Bugün dışarı çıkalım, oğlanlar havalansın, oynasın istedik. Hava soğuk ama, AVM'lerde bulunur oynayacak yer diye düşündük. Ben hazırlanmaya gittim, bir geldim, Barış uyumuş babası yatağa yatırmış. Saat 12:00'den 15:00'e kadar uyudu! Hem de o gürültünün içinde! Parmak ucuma basa basa yürüsem çıt sesine uyanan küçük oğlum, harala gürele konuştuğumuz halde deliksiz uyudu. Daha da uyurdu ama artık ben uyandırdım!

Zaten hazırdık, Barış'ı da giydirdim, çıktık dışarı, bindik arabaya. Herkes halinden memnun, oğullarım çocuk koltuklarında güvende, ben kocamın yanında mutlu mesut giderken, Deniz de arkada şakır şakır konuşur şarkı söylerken, birden bir sessizlik oldu. Uyuyonuz mu leeen dedi babası, baktık ikisi de uyumuş! Gittik Balçova Migros'a, hoşumuza gitmedi, Deniz bebek arabasında uyuyordu, Kipa'ya geçtik, Deniz bebek arabasında hala uyuyordu. Bir iki parça alışveriş yaptık, Deniz hala uyuyordu. Ben rahatsızlandım, annemi alıp eve gidelim dedim. Arabaya bindik, Deniz uyandı. Parka gitmek istedi. Parkı tamir ettiklerini söyledik. Annemi aldık, geldik.

Ben rahatsızlanınca Kipa'da çocuk alanında dinlendim biraz. Barış da etrafımda koşturdu, oynadı, çığlıklar attı. Aman bir sevindi bir sevindi. Onu böyle mutlu görmek sıkıntımı dindirdi! İnanılmaz tatlı bir bebek! Deniz de bebekken çok güleçti, Barış da çok güleç! Maşallah!

Güya Deniz havalansın diye çıktık, (Barış'ım evde daha mutlu bu çağlarda sokağa ihtiyaç duymuyor) Barış'a yaradı!

Yarın da dışardayız, Barış'ın anestezi polikliniğinde randevusu var. Offfff bu hafta şu dilaltı bağı meselesi bir çözülse hayırlısıyla.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder