Sayfalar

20 Şubat 2013 Çarşamba

Evde Çalışma

Kocam baktı ben işe gidemiyorum, işyerini eve getirdi. Geçtiğimiz haftasonu büromuzu eve taşıdık. Arka odamızı işyerine dönüştürdük. Şu an halihazırda yerleşebilmiş değiliz. Büromuzda ne kadar çok eşya varmış! Evde de öyle! Her yer her yerde! İnanılmaz derecede zor. Bugün kocam dışarı işlerini halletmeye gitti, güya ben de yerleşecektim. Biraz dua ettim, Kur'an okudum, sonra uykum geldi. Oğlanlar uyumuştu, yemeklerim hazırdı, günlerin yorgunluğu üstümdeydi. Ben de vurdum kafayı yattım. Çok güzel uyumuşum. Bir ara pişman olasım geldi, keşke uyumasaydım ve çalışsaydım dedim. Sonra pişman olmaktan vazgeçtim. İyi ki uyumuşum ohhh!

Hemen hemen bütün eşyaların yeri kafamda hazır. Yalnız iki koca çamaşırlığıma yer ayarlayamıyorum bir türlü. Bir tane yetmiyor, çamaşırlar kolay kurumuyor, bir iki gün çamaşır yıkamasam, dağ kadar birikiyor. Ben de iki tane kullanıyorum. Çamaşır kurutma zımbırtıları arka odamda (Deniz Baran'ın arka bahçe olarak adlandırdığı evde ıvır zıvır ne varsa koyduğum odam) duruyordu. Ama artık orası büromuz ve ben oraya çamaşır asamam. Zaman zaman çamaşır kurutma makinesini çalıştırsam da bu olasılığı pek tercih etmiyorum. Zira makine hem eşyaları küçültüyor, hem de çok elektrik harcıyor! Balkona koysam, karşımızda pideci var ve çamaşırlarımın üstüne olduğu gibi kurum yağıyor. Ayrıca buralarda kömür yakan çok var, bu nedenle is kokusu siniyor çamaşırlara. Velhasıl kelam, bu çamaşırları evde kurutmam şart! Ama nerde?! İşte kış mevsiminin zorlukları...

Bu hafta sonuna kadar şu eşyaları yerleştirsem... Haftasonu yapı marketlerden birinden duvarlara raflar alacağız. Etrafta ne kadar ıvır zıvır varsa, atacaklarımızı atıp kalanları raflara dizeceğiz. Böylece her yere saçılan eşyalar ortalıktan kalkmış olacak.

Annem, benim ameliyatımı bekliyordu kendisi ameliyat olmak için. Ben bu ayın sonunda ameliyat olacaktım. Planlar böyleydi de bizim muhasebeci, ısrarla söylememe rağmen  sigorta işlemlerimi aksatmış. Muhasebeciyi değiştirdiğimizi söylememe gerek yok herhalde. Böylece 18 marta kadar beklemem gerekecek. Ben de anneme biran önce dizi için ne gerekiyorsa yapmasını, beni beklememesini söyledim. Dizleri çok ağrıyor ve çok eziyet oluyor. Annem bu hafta bizim yerleşmemizi bekliyor. Önümüzdeki hafta için ona DEÜ Ortopedi polikliniğinden randevu alacağım kısmetse.

İşyerini eve taşıyınca, kocam daha çok evde vakit geçirmeye başladı. Bu durum hem annem hem kocam için zorlukları da beraberinde getirdi. Annem sıkılıyor, kocam bunalıyor... İkisi için de zor. Ama en çok benim için zor! Ne desem olmayacak. En iyisi bir şey demeyim...

Tüm bu hengamenin içinde, ara sıra küçük çaplı faaliyetler yapsam da, ciddi aksaklıklar yaşadığımı söylemeliyim. Hele bir yerleşelim, biraz daha düzene girecek her şey. En azından ben öyle umuyorum.

Bakalım kader bizim için neler hazırlamış, yaşayalım görelim...

2 yorum:

  1. BLOĞUNUZA BAYILDIM BENDE BEKLERİM :)http://ozgurkirta.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. sizin de blogunuz çok güzel, İstanbul'da olsaydım keşke :))) hoşgeldiniz, biz de sizin takipçiniz olduk :))

    YanıtlaSil