Sayfalar

22 Şubat 2013 Cuma

Günlük Yaşam, Mutfak İşleri

İki gündür mutfak ile kafayı yiyorum!

Dün çocuklara ve kendimize kelle çorbası yaptım, kellerini kendim pişirmiştim. Yoğurdunu da kendim mayalamıştım. (Bu arada Hassas Anne'ye tarifi için teşekkürler. Daha önce de mayalıyordum, ancak mayaladığım yoğurttan maya tutmuyordu. Bir haftadır deniyorum, sürdürülebilir gibi görünüyor, denemeye devam! İyi bir sütçüden gerçek süt temin edebilirsem süper olacak.) Bir de brüksel lahanasından salata yaptım. Fırında parmak patates yaptım ama az yaptım, kocama fazla kalmadı çocuklardan. Annemle bana kıymalı karnabahar yemeği, kocama bir gün öncesinden yaptığım kelle söğüşü çıkardım. Bir de mozaik pasta yaptım, mutfağı temizledim, banyoyu temizledim, şırkıldım!

Bugün de önce tavuklu kapuska yaptım. Baktım lahananın yarısı arttı. Ne yapayım şimdi ben bu lahanayı? Saklasam kesin bozulana kadar dolapta duracak ve sonra "işte bozuldu, artık atılabilir" diyeceğim, atacağım çöpe. Daha önce başıma geldi de ordan biliyom. Dolaplarımı açtım, turşu yapmak için kavanozdan turşu bastırma plastik zımbırtısına, iri tuzundan sarımsak ve sirkesine kadar her şey var. Bir çırpıda hazırladım malzemelerimi, turşumu kurdum. Turşum olsun da turşu böreği yaparım ondan! Hııımmmm lezzetlliiiiiii!!!! Turşu için öyle bir tarifim var kiiiii, buraya yazsam da herkesle bu müthiş tadı paylaşsam mı yoksa sadece hünerli hatun olarak bilinen ben mi olsam bilemedim bak şimdi! Ben ölçüsüne göre yapıyorum, kıtır kıtır ve tadı tuzu tam kararında oluyor. Yazarım bir ara tarifimi.

Kocam sabah erkenden kaçtı gitti dışarı işlerini halletmeye. Dedi öğle yemeğine geleceğim, bir makarna yapsan yeter. İçim elvermedi makarna ile geçiştirmesine, tavuklardan bir kısmını ayırmıştım, biraz da parmak patates kestim, dünden fazla yiyememişti, içime dert olmuştu, tepsiye yağlı kağıt serdim, patates ve tavukları ayrı ayrı sosladım, tepside birbirine karıştırmadan fırınladım. Çok beğendi kocam da Deniz Baran da! Deniz Baran çok iştahlı bir çocuk değil. O böyle yemek yiyince ben çok seviniyorum! Bir ara bu çok basit ve çok lezzetli fırın patatesin - tavuğun tarifini veririm.

Ara öğün olarak elma dilimleri hazırladı anneannesi, yediler, ikindi vakti biraz tuzsuz fındık verdim. Barış Çağan'a da veriyorum, ön dişleri ile kesiyor, parçalıyor, hakkından geliyor. Ama dikkat ediyorum, gözümden ayırmıyorum boğulma riskine karşı.

Dolabımda önceden kalan havuçları unutmuşum, bir daha havuç almışım geçenlerde. Dolabın her yeri havuç olmuş. Tüketmesem bozulacak. Kalktım havuçları rendeleyip kızarttım, sarımsaklı yoğurt döktüm, güzel bir çeşit oldu.

Taze soğanlarım erimeye yüz tutmuş, hemen ayıkladım, mercimek köftesi yaptım. Onu da severek hem öğlen hem akşam yedik, oğullarım da yediler.

Ertesi gün müsait olmayabilirim diye konserve bamya vardı, onu yaptım kıymalı. Yarının yemeği de hazır.

Benim bıdıklar sever diye köfteli yoğurt çorbası da yaptım. Akşam onu yediler. Kocama köfte kızarttım  (önceden kendim hazır köfte harcı kullanmadan yaptığım köftelerimi buzluğa atıyorum, sonra ihtiyacım oldukça alıp kızartıyorum), fırın patateslerin yanına ilave ettim.

Dün mozaik pasta yapmıştım, dün yedik, bu akşam yemeğinden sonra gene yedik. Barış bu akşam yemedi, Deniz yedi.

Deniz ve Barış, bizim yediğimiz her şeyi yemiyorlar, ben bu konuda başarılı bir anne değilim maalesef, onların seveceği şeyler yapmaya çalışıyorum ben de.

Annem "sebze yemeği olmalı mutlaka, içimizi mülayim tutsun" diyor, ya kıymalı, ya tavuklu / etli ya da zeytinyağlı bir sebze yemeği mutlaka her gün pişiyor evimizde. Arada bakliyat da yapıyorum, o zaman kocam da yediği için işim daha rahat oluyor.

Kocam kuru bakliyat dışında kışlık hiçbir şeyi yemiyor. Pırasa, kapuska, kereviz, ağzına sokmuyor. Kabak bakla ıspanak ben sevmiyorum. Varsa yoksa et yesin istiyor adam. Velhasıl kocamın damak zevkine göre yemek yapmak, ayrıca bir zaman ve mesai istiyor.

Tam kabus bu kış mevsimi taaammm! Yazlık sebzeleri yiyor nispeten bu adam yaa! Kışın işim çok zor.....

Ya yumruğumu masaya vuracağım ve yerseniz yiyin yemezseniz keyfiniz bilir diyeceğim, ki bunu bunca senedir yapamadım, ya da böyle devam edecek......

İşin en güzel kısmı, balık. Bir süredir yapmadım ama eski sisteme dönsek benim için çok iyi olacak. Haftanın 3-4 günü balık yiyoruz, müthiş kolaylık oluyor benim için. Atıyorum balıkları ızgaraya, yapıyorum yanına bol yeşil salata, bugün ne pişirsem derdinden kurtuluyorum.

Zor bu işler zooorrr.....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder