Sayfalar

19 Mart 2013 Salı

Deniz'imdeki Gelişmeler

TV izlemeyi azalttığımızdan beri, oldukça uyumlu oldu! Agresifliği azaldı!

Kakaolu süt içmek dışında biberon kullanmayı kendiliğinden bıraktı! Ben baskı yapmadım. Sadece dışarıda biberonla içmesinin uygun olmayacağını, insanların bu konuda onu garipseyebileceğini anlattım. Artık abi oldun, abiler biberon kullanmaz dedim. O da dışarısı için söylediğim bu sözleri ev içinde de uyguladı. Su, meyve suyu, bitki çayları vs. her türlü içeceği bardaktan içiyor. Ama keyifle içtiği kakaolu sütlerini hala biberondan içmeye bayılıyor. En sevdiği biberon kırmızı başlıklı! Onu Barış'la paylaşmayı asla istemiyor! Ben de bu konuda baskı yapmıyorum. Elbette hazır olunca kendiliğinden bırakır tümden biberonu. Çok sıkmamak lazım bence.

Kendisi yemek yemeğe çok istekli. Artık abiyim ben! diyor.

El becerileri çok iyi değil. Kuru boyalarla kendi kendine boyama yapmayı reddediyor. Sulu boya yaparken ise müdahale edilmesini kesinlikle istemiyor!

Dil gelişimi ve bilişsel gelişimi çok iyi. Deyimler kullanıyor. Kendi kendine durmadan konuşup hikayeler uyduruyor. Öğrenmeye açık ve sürekli sorular soruyor. Ben sorularını hiç geçiştirmiyorum. Elimden geldiğince anlatıyorum. Anlattıklarını ilgi ile dinliyorum. Hikayeler okuyorum. Bu sıralar dua öğreniyor. İlk önce en kısa olan sureden başladık, Kevser suresi! Ben söylüyorum, o da beni tekrar ediyor. Telaffuzu oldukça iyi.

İnsan ilişkileri ve duygularını ifade edişi değişken. Kimi zaman son derece sosyal, kimi zaman da asosyal! İki uç arasında bu kadar gelgitler yaşaması, yaşına göre olağan diye düşünüyorum. Duygularını ifade etmesine yönelik hikayeler anlatıyorum.

Deniz Baran çok hareketli. Oldukça sakar. Gün içinde defalarca düşüyor, bir yerlerini çarpıyor. Ama canı cidden çok acımamışsa asla ağlamıyor.

Fırtına gibi bir çocuk Deniz Baran. Genelde hareket halinde. Sürekli bir şeylerle meşgul.

En çok sevdiği oyuncaklar, Şirinlerin figürleri. Paketine dünya parası verdiğimiz şirinleri, çıkmayan cd kalemi ile boyayınca, tüm ilgisini kaybetti onlara karşı! Çok uğraştım temizlemek için ama maalesef lekeler kaldı. Artık onlarla oynamaz oldu. Onun yerine plastik kurşun askerlerle ve kinder sürpriz çikolatadan çıkan şirinler figürleri ile oynuyor. (ben de salondaki fazla oyuncakları toplayıp kaldırdım, bize de yer açılsın dedim) TV sehpasının üstüne çıkıyor, TV'nin üstünde duvara monte edilmiş rafa bu figürlerini dizip orada kendine bir oyun alanı yaratıyor. Böylece Barış'ın oyununu engellemesini önlemiş oluyor. Oysa biz IKEA'dan o duvar rafını alırken, çocuklar uydu alıcısına ve dvd'ye ulaşamasın diye düşünmüştük! Deniz o kadar çevik bir çocuk ki, tırmanıp iki aletin de hakkından gelmeyi başardı. DVD playerın tepsisinin içine birsürü bir şey sıkıştırmış, çalışmıyor. Uydu alıcısı ise zaman zaman donuyor ve tıkanıyor. İçine su mu döktü kim bilir...

Deniz Baran, tüm bu hareketliliğinin ötesinde, çok duygusal bir çocuk. Çabuk kırılıyor, güceniyor.

Hafızası çok kuvvetli. 1-1,5 sene önce olmuş şeyleri hatırlıyor ve bizi hayretler içinde bırakıyor. Henüz 3,5 yaşında bile değilken bu kadar eski tarihleri hatırlaması bana çok ilginç geliyor!

Son 1 aydır bizimle yatıyor. Yatağın mı rahat değil diyoruz, rahat ama ben orada korkulu rüya görüyorum diyor!

Korkulu rüyalarının baş kahramanı ya da işlediği bir kabahatin sorumlusu kesinlikle iğneli tilki! Bu karakteri bir yerden mi duydu, yorumladı yoksa kendiliğinden mi oluşturdu bilemiyorum!

Deniz'imin en sevdiği renkler mavi, yeşil, lacivert ve mor!

Bu sıralar en sevdiği oyun, buzdan heykeller.

En sevdiği türküler Muratgilin Damından Atlayamadım ve Maden Dağı.

Karşı cinste en çok beğendiği şey, oje sürmesi!

En çok sevdiği biberon, kırmızı başlıklı olanı.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder