Sayfalar

15 Mart 2013 Cuma

Günlük yaşama dair kuruntumsu kırıntılar

Sabah adliyede işim vardı. Aslında benim işim varken kocam evde duracaktı, kocamın işi varken ben evde duracaktım. Zira annem iki oğluma da aynı anda bakamıyor. Bu konu defalarca denendi, olmadı. Çeşitli sebepleri var, burada irdelemeyeceğim. Sonuç önemli benim için. Olmuyor işte...

Ben Karşıyaka adliyesine gittim, kocam İzmir adliyesine. İki koldan işlere saldırdık. Deniz Baran'a dedim anneannenle kalır mısın, dedi kalmam. Fazla ısrarcı olmadım. Yürümemiz gerekiyor, oldukça yorulacaksın ve benden kucak isteyeceksin. O zaman ne olacak? Dedi ki "o zaman beni kucağına alırsın" Dedim alamam. Çünkü çok yol var. Birkaç yere koşmam gerekiyor, sen de ağırlaştın iyice. Seni o kadar yolda taşıyamam. Yürümeye razı mısın, razıyım! Ben biliyorum başıma gelecekleri... Benim canım çıkacak, Deniz'in dayanması mümkün değil! Dedim ki sulu boya yapar mısın? Olur dedi! anneanne ile kalmaya razı geldi böylece. Bu kadar basit oldu :)))

Ben adliyede işimi hallederken, kocam da eve geçmiş. Oradan başka işleri halletmeye gideceğim demişti bana. Deniz'i de alıp çıkayım da anneme iki çocuk zor olmasın diye düşünmüş. Ama evdeki hesap Barış'a uymamış! Barış, abisinin babası ile çıkacağını anlayınca kızılca kıyameti koparmış! Evden alelacele çıkan kocam, Deniz'e kaban almayı unutmuş! Ayrıca Deniz'in çişi gelmiş, gersin geri dönmüşler eve. Barış bu sefer durmamış, kocam Barış'ı da almış, bindirmiş arabaya iki oğlanı da, benle haberleştiler bu arada, buluştuk Şirinyer parkında... Baktım Barış uyuyor arabasında. Hava esiyor. Sorarım biberon var mı, yok. Mama var mı, yok. Su var mı, yok. Öyle ya da böyle... neden yok nasıl yok, bunu irdelemeyeceğim. Benim için sonuç önemli! Bu konuda çok doluyum aslında ama ne desem boş....

Barış uyurken Deniz parkta oynadı. Bu arada kocam işi kaçırdı! Zira hava iyice esmeye başladı ve Deniz üşüdü. Eve alışveriş yapmamız gerekiyordu. Markete girdik, alışveriş yaptık, eve geldik.

Hayatım oldukça karışık bu dönemlerde.
Biliyorum bu dönemler de geçecek ama zorlanıyorum gerçekten.
Her iki (veya daha fazla) çocuk sahibi çalışan anne benim gibi zorlanıyor mudur acaba?
Hep yarım yamalak... Her şey yarım ya da çeyrek... Ne tam bir iş kadını, ne tam bir ev kadını olabiliyorum. Hiçbir şeye yetemiyorum.
Evim tertemiz püripak olsa, canım çıkmış oluyor, oğullarımla oyun oynayacak takatim kalmıyor. Hem bari bir saat ev düzgün kalsın diyorum. Hadi bari yarım saat... Yooookkkk mümkün değil!
Evde oyunlara ağırlık versem, canım temizlik yapmak zaten istemiyor, ev alıp başını gidiyor.
Büro işlerine ağırlık versem, o zaten olmuyor... Bir iki iş yapıyorum, evde her şey allak bullak oluyor. Örneğin bakınız yukarıda anlattığım bugünkü durum!
En son ne zaman ütü yaptığımı hatırlamıyorum.
Bir iki gün çamaşır yıkamasam (bir hafta değil, sadece bir iki gün) çamaşır sepeti kapanmayacak kadar dolup taşıyor. Zaten hiiiiçç boşalmıyor o sepet! Nasıl oluyor anlamış değilim!

Ya ben aslında ne istiyorum biliyorum daaaaaa işte ona şimdilik sıra gelmiyor. Olunca işte bunu istiyordum diye yazarım İnşallah!

Şimdi döktüm içimi rahatladım.

Aslında içinde bulunduğum koşullara hep şükrediyorum. Ama böyle oğullarım için kaygılanınca olumlu bakış açım köreliveriyor birden.

Yoksa Allah'a şükür mutluyum ben. Aşağıdaki satırları dün gece mutluluğumu anlatmak için face'e yazmıştım....

Mutluluk aslında taze biçilmiş ot kokusudur bazen, bazen her sabah doğan güneş ya da sevdiğinin sıcak ve baharatlı kokusudur. Bazen annenin dizlerindeki tatlı bir öğle uykusudur mutluluk. Ama en çok evlattır, Sımsıkı kucaklayıp anneeemmm demesidir ya da sessizce gelip kucağına yerleşip öpmeyi beceremediği için yeni çıkan dişleri ile ısırmasıdır...

Bu aralar biraz sıkıntılıyım. Sebepleri karışık ve amaaan anlatıp da geleceğe bu sıkıntıları aktarmak istemiyorum.

İşte sıkıntılarla mutluluk arasında gelgitler yaşıyorum. Evet evet dengesizim az biraz. Belki de çokça!

Ne diyordum, mutluyum. Evet.
Eşimi seviyorum ve seviliyorum.
Birbirinden tatlı, bal kaymak iki oğluşum var.
Geri kalan her şey ayrıntı....

Rabbimden yüreğimde gizlediğim dualarımın kabulünü diliyorum sadece... Bu konuda başka da bir şey demeyeceğim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder