Sayfalar

30 Mart 2013 Cumartesi

Parmak Kukla Nasıl Konuşturulur?

Daha önceki yazımda parmak kuklalarla ilgili oyunlarımızdan söz etmiştim. Kuklaların nasıl konuşturulacağına ilişkin arama yapılarak bloguma ulaşıldığını anlayınca, bu konuda yazayım dedim.




Efendim bizim parmak kukla setimiz, IKEA'dan. oldukça uygun fiyata almıştık. 10 - 15 lira civarında bişeydi ama şimdi netten bakıyorum, 30 lira civarına gittigidiyorda satılıyor. IKEA'nın online alışveriş sitesinde kalmamış. Önemli değil, farklı parmak kuklalarla da değişik diyaloglar oluşturulabilir.

Haaaa bu arada marifetli anneler kendi parmak kuklalarını kendileri yapabilirler. Ben şimdilik kendim parmak kukla yapmayı denemedim...








Bizdeki kuklalar şöyle :
Davulcu kız,
Saksafoncu İbrahim Usta
Balerin kız
Hokkabaz (palyaço)
Sihirbaz
Tavşancık
Düldül (at)
Gudubet (hiçbir şeye benzetemediğimiz elinde yıldızlı bir değnek olan kukla)

İsimleri babası koydu, Deniz bu isimleri acayip benimsedi.

Karakterler oyun esnasında yavaş yavaş ortaya çıktı. tüm karakterleri ben konuşturuyorum. Kendinize güvenin, eğlenceye kendinizi teslim edin. Bakın çok güzel oalcak.

Davulcu kız ve Saksafoncu İbrahim Usta, sık sık müzik yapıyorlar. Müzikleri yaparken davulcu bum çik bum çik diyor, saksafoncu hııımmmmm huuuu, dudududuuuuuu tarzında bişeyler çalıyor. Balerin kız da dans ediyor bu arada. Bu bir oyun oluyor.

Diyaloglarda her kuklanın bir karakteri oluşuyor. Burada sivrilen tipler olabiliyor. Bizde hokkabaz (palyaço) ve balerin kız tam zıt karakterler oldular ve sivrildiler. Deniz Hokkabaza bayılıyor ve çok gülüyor.

Mesela bugünkü oyunmuzda konumuz "yaramazlık"tı. Sorular hep farklı kukla tarafından farklı ses tonları ve konuşma biçimleri ile soruldu. Burada marifet size kalmış. Ben aşağıda kendi konuşmamızı aktarayım, belki fikir verir, dileyen buradan yola çıkarak kendi diyaloğunu kendi çocuğu ile farklılaştırabilir, benimki sadece çıkış yolu için fikir versin isteyene...

Kuklalar Deniz Baran'a sordular. "sen hiç yaramazlık yapıyor musun" diye.
O da "evet yapıyorum ama kötü yaramazlık yapmam, güzel yaramazlıklar yaparım" dedi.
Kuklalar sordular, "hangi yaramazlıklar kötüdür sence?" diye.
Deniz Baran da anlattı : " vurmak, bardak atmak, oyuncak atmak, kırmak kötüdür" dedi.
Kuklalar sordular "peki hangi yaramazlıklar yapılabilir?"
Deniz Baran cevapladı "mesela ben burayı dağıtabilirm, oyuncaklarımı her yere saçabilirim"
Kuklalar sordu "peki sonra toplar mısın?"
Deniz Baran cevapladı "evet"
Kuklalar sordu "yalnız mı toplarsın, sana yardım eden olur mu?"
Deniz Baran "bazen yalnız toplarım bazen annem babam yardım eder"
Kuklalardan hokkabaz, hemen atıldı ve "amaaaan beee ne toplayacaksın boşver dağınık kalsın" dedi.
Balerin kız, ince ve narin bir sesle "aaaaa olur mu hiç öyle şey, bence hiiiiç dağıtılmamalıdır oyuncaklar" dedi.
Sihirbaz "yok canım, dağıtılır, oynandıktan sonra da toplanır, başka oyuna geçilir bence" dedi.
Hokkabaz "amaaa oyuncakları toplamak çok sıkıcı" dedi.
Gudubet "sen bilmiyor musun, oyuncakları toplarken de oyun oynanabilir akıllıııımm" dedi
Tavşancık "tamam tamam hadi biraz havuç yiyelim" diyerek araya girdi.
Davulcu kız "evet ben o oyunu biliyorum, yere saçılan kalemleri toplarken en çok kalemi kim toplayacak diye oyun oynayabiliriz, çok da eğlenceli olur" dedi.
Saksafoncu "peki Hokkabaz, sen ne tür yaramazlıklar yaptın?" diye sordu.
Hokkabaz "cam kırdım, çerçeve kırdım, TV kırdım, biberon kırdım, lamba kırdım, tabak kırdım, çanak kırdım, kitap yırttım...." diye seri bir şekilde saydı döktü..
Balerin kız "aaaayyyy bayılacağım ne kadar çok yaramazlık yapmışsın öyle inanamıyorum, çok ayıp" diyerek hokkabazı kınadı.
Hokkabaz "nolmuş yani lay lay loomm" diyerek baş aşağı zıplamaya başladı.
Hokkabazın bu pervasız konuşmaları ve yaramazlıkları Deniz Baran'ı çok güldürdü. Sanırım kendine yakın gördü onu! :)))))

Diğer kuklalar da ılımlı bir yol izleyip eşyaları kırmanın ne kadar kötü olduğunu anlattılar. Baban o kırılan eşyayı tamir ettirmek veya yenisini almak için para harcamak yerine, o parayı daha iyi işler için kullanabilir, mesela seni parka götürebilir, güzel yemekler alabilir, sinemaya götürebilir seni falan fistan dediler.

Deniz de arada sorular sordu. "Hokkabaz sen neleri kırmıştın hadi bir daha anlat hadi hadi nasıl kırdın, niye kırdın" diye güle güle sorular sordu. hokkabaz da "havaya top attım, sertçe vurmuşum, lambaya geldi, bom diye patladı, kırıldı, biberondan su içtim, baktım bitti suyum,fırlattım, TV'ye geldi hem biberonum kırıldı hem TV" gibi muzır cevaplar verdi. Arada baş aşağı dans etti. bu arada ses tonum afacan bir oğlan çocuğu gibiydi. Deniz gülmekten kırıldı.

Bütün gün "annecim bir daha bir daha bir daha oynayalım" nidaları ile az mola, çok oyun şeklinde geçti... Yattığım yerden (iyileşeceğim ama bu dönem böyle geçecek) deli gibi eğlendik desem, abartmış olmam.

Barış'ım da kuklaları oynatırken dikkati sık sık dağılsa da oldukça ilgiyle takip etti beni. O da güldü abisi güldükçe. Arada parmak kuklalara hamleler yaptı ama beklediğimden daha sakin ve mesafeli izledi beni.

Deniz Baran dün ilk başlarda parmak kuklalardan birini konuşturmayı tercih ediyordu, bugün "annecim sen hepsini al, ben kendim konuşacağım" dedi. Öyle de oldu.

Oyundan çocuğunuzun çok zevk almasını istiyorsanız, oyunun odağına çocuğunuzu koyun.
Çocuğunuz oyunu yönlendirmek isterse izin verin.
Çocuğunuz parmak kuklalara sorular sorarsa birkaç parmak kukla farklı cevaplar versin, oyun kendi kendine bir akışa doğru yönlenecektir.
Parmak kuklalar çocuğunuza sorular sorsun. Sen en çok ne yapmaktan hoşlanırsın, yaramazlık nedir, sen yapar mısın, parka gider misin, en çok hangi oyuncağını seversin, bizi sevdin mi, seni öpelim mi, en sevdiğin renk hangisidir, falan filan. böylece çocuğunuzu tanımış da olursunuz. Benim oğlum, parmak kuklaları benden farklı birer varlık olarak algılıyor. Tavrından bunu açıkça anlayabiliyorum. Sanki 3. kişilerle konuşuyormuş gibi, onu dışardan izleme olanağı buldum, hoşuma gitti.
Parmak kuklalar kendi aralarında da konuşsun. Zıt karakterler oluşturmak, oyunu renklendirmek için iyi bir fikir olabilir. Böylece farklı bakış açılarını da görmüş olur. biz böyle yaptık.

İyi eğlenceler....



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder