Sayfalar

18 Nisan 2013 Perşembe

O Bacak Nedir Nasıl İyileşir

Barış Çağan'ımın 21 günlükken çekilen ultrasonu sorunlu çıkmıştı. Kalçalarında açı farkı vardı, doktorumuz kalça çıkıklığı olmadığını ama sorunun sınırda olduğunu, sorunu düzeltmek için kalın bez kullanmamızı söylemişti. Öyle de yaptık. TİP 2 diye tabir edilen kalça sorunundan TİP 1'e (olağana) döndük. (konu ile ilgili yazım burada)

(Deniz Baran'ımın da kalça sorunu vardı ama onunki daha sıkıntılıydı. 3 ay kadar frejka diye tabir edilen bir askı kullanmıştık. Kalça eklemlerindeki çekirdekler geç oluştu Deniz'de)...

Doktorumuz Barış'ım için kalça sorunu aştığımızı söyleyince ben de ortopedi uzmanına götürmemiştim. Her şey yolunda işte, pimpiriklik yapma dedim kendime. Defalarca ben de kocam da çıplak olarak oğlumuzu yatırıp diz ve topuklarını birleştirerek baldırındaki boğumların V harfi oluşturacak şekilde hizalı olup olmadığına baktık, hizalıydı, uyumluydu. (Deniz Baran'da iki bacağının boğumları karşılıklı değildi, bu bir sorun oluyor, düzeltilmesi gerekiyor) Bir sorun yoktu! 

Gel zaman git zaman Barış Çağan yürümeye başladı. 9,5 aylıkken yürüdü oğlum. Bebeğimin bacaklarında ne var dedim, çevremdeki herkes normal olduğunu söyledi. Ama bence bir sorun vardı. Önsezilerim, gözlemlerim öyle söylüyordu. Ama tam olarak adlandıramıyordum. Başıma gelen hastalıklar da yakamı bırakmadı bir türlü, bu nedenle oğluşumu götüremedim ortopedi uzmanına. 

Son birkaç haftadır gözlemlerimi yoğunlaştırdım ve  Barış'ımın bacaklarında bir sorun mu var diye şüphelerimi iyice dillendirdim. Kocam ne gibi bir sorun farkediyorsun dedi. Ben de "yürürken ve koşarken yere basışlarında bir ayağı şap diye basıyor bir ayağı ise şılap diye basıyor" dedim. "buna mı dikkat ettin, peeesss" dedi kocam. "Evet, her iki ayağının yere basma tınısı farklı, ayrıca sol ayağı da içe bakıyor" dedim. Ben söyleyince dikkatle tekrar baktı, rengi attı ve "evet" dedi. Bu konuşmalar dün akşam kocamla aramızda geçince, internetten MHRS diye tabir edilen Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde uygulanan randevu sistemine giriverdim. Daha önce hem Deniz hem de Barış için üye olmuştum, Behçet Uz Çocuk Hastanesi'ni seçtim. Doktorlardan Hakan Vuruşkaner'in adını Google amcadan araştırdım, çok güzel yorumlar vardı doktor beyin hakkında. Ben de o nedenle Hakan Beyi seçtim. Hemen bugün saat 13:00'e randevu aldım. 

Kocamla birlikte hastaneye gittik bugün. Kocam girişimizi yapıp işe gitti. Ben de oğluşumla birlikte bekledim sıramızı. 15 dakika kadar bekledik ki sıra bize geldi. Doktorumuza bebeklik ultrasonlarını gösterdim. Sorunumuzu anlattım, şap ve şılap ses farkını anlattım, yürümesini istedi oğlumun. Barış'ımı karşıma koydum, bana gel annem dedim. Oğluşum ağlayarak bana koştu. Doktorumuz O bacak sorunu var, bir film çektirin dedi. Hemen film çektiler. Sonuçlar 20 dakika içinde bilgisayara düştü. doktorumuz filmi bana da gösterdi. Kalça kemiği çok güzel, her iki eklemi simetrik, her iki eklemindeki çekirdekler oluşmuş ve eşit, tek sorun D vitamini eksikliğinden dolayı uyluk kemiklerinin yeterince sertleşmemesi ve bu nedenle de bacakların vücudu taşımakta zorlanmasıymış. Bacaklar O harfi gibi açık, ayaklar içe dönük oğluşumda. Sorunumuzu "hafif" olarak nitelendirdi doktorumuz. Ameliyat der veya alçıya alırlar diye korkuyordum, çok şükür bunlara gerek kalmadı. Sadece günde 8-10 damla kadar (ben 10 damla vereceğim) D vitaminini 2 ay kadar vermemi, havalar iyice ısınınca da şort atletle her gün 2 saat güneşe çıkarmamı sorunun tamamen geçeceğini, kontrole getirmeme gerek olmadığını söyledi doktorumuz emin bir ifade ile.

Sevinçle oğluma sarıldım, teşekkür ettim doktorumuza. 

Aylardır aklımı kurcalayan, içimi yiyen bu sorundan böyle kolayca sıyrılabilmek beni çok mutlu etti. Allah'ıma şükürler olsun. 

Buradan da şunu bir kez daha anlıyorum ki, 
Hiçbir anne çocuğuna durup dururken hastalık yakıştırmaz.
Annenin içgüdüsüne başta kendisi olmak üzere çevresindeki herkes güvenmelidir. 
Bir sorun olduğundan şüpheleniliyorsa derhal doktora gidilmelidir, ertelenmemelidir.

Çok şükür... Mutluyum!

Not: Gelişmeleri bu yazımda anlattım. 16.05.2013

6 yorum:

  1. Gecmıs olsun. ıyıkı farkedıp doktora goturmuıssun hem senınn ıcın rahat etmıs hem olası bır sorunu onceden farketmıssınız. Ben de ogluma d vıtamını vermedım ama gunes gordukce soklaga cıkarıyorum. artık gunese cıkarma ısını daha da cıddıye alıcam. Allah razı olsun hatırlatma ıcın

    YanıtlaSil
  2. D vitaminini güneşten yeterince alabilmesi için şort atlet tarzında giyinip kol ve bacakları açıkta olması ve her gün 2 saat güneşlenmesi gerekiyormuş yavrularımızın. Bu nedenle havaların iyice ısınmasını bekleyin dedi doktorumuz. D vitamini eksik kalmış, çok şükür çözümü basit. Aman siz de dikkat edin, çocuk yetiştirmek zor iş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hmm bizim doktor da avuc icinden bile D vitaminini alir diyor.

      Sil
    2. Benim oğlumun kemikleri için D vitaminini iyi düzeyde almamız gerekiyor, sanırım ondan böyle şortla 2 saat güneş alsın dedi. Deniz Baran'ı bebekken götürdüğüm doktorumuz, sıkı giydir, direk güneşe çıkar, yanakları elleri açıkta kalsın diyordu. Bebeğin durumuna göre konuşuyorlar her halde.

      Sil
  3. Çok geçmiş olsun. Demekki her zaman anneysen iç sesine güvenmek gerekiyormuş. Çok şükür çaresi varmış ve çok şükür önceden farketmişsin.
    Bu arada müsadenizle bende bir ekleme yapmak istiyorum. Kesinlikle evin içinden veya camın arkasından güneşlenme işe yaramıyormuş. Özellikle açık havaya çıkması gerekiyormuş çocuğun.Doktorumuz anlatmıştı bizede.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valla evden camın arkasından güneşlenmenin işe yaramadığını bilmiyordum. Öğrendiğim iyi oldu. Rabbim annelere özel bir önsezi vermiş, buna güvenmek gerekli, defalarca denedim. Bilgi ve yorum için teşekkürler.

      Sil