Sayfalar

24 Mayıs 2013 Cuma

Günlük Yaşam

Bugün oğullarımla hamur oynadık. Barış Çağan önüne koyduğum renkli hamur toplarına sayı çubuğu batırdı. Deniz Baran da kalıplarla hayvanlar yaptı.

Sabah geç kalkmıştık. Öğle saatlerinde kocam geldi işten. Malum ağır bir grip geçiriyor ve dinlenmek istiyor. Ben de Barış'ımı uyuttum, Deniz ise uyumamakta direniyor. Aslında haksız sayılmaz, geç kalktığımız için uykusu gelmiyor doğal olarak. Tam Deniz uyumaya direnirken telefonum çalıyor, adliyeden bir duruşma için çağırıyorlar. Tamam diyorum geliyorum! Deniz son derece masum bir sesle "anneee ben de gelsem olmaz mı yani?" diyor. Tamam ama çabuk hazırlanacaksın diyorum. Şaşırıyor. Tamam diyor. Orada oyuncak var mı? Hayır diyorum. Peki çocuk? Hayır sadece iş var. Sözümden çıkmayacaksın, tamam mı diyorum. Tamam diyor. Kucak da istemeyeceğim, enerjim var yeterince, yürüyeceğim! diyor. yanapıma bir öpücük konduruyor! Kıyamam kuzuma yaaaa... 5 dakika içinde hazırlanıyoruz veee kapı dışına çıktığımızda telefon çalıyor. Diğer avukata ulaşamamışlar ve duruşma ertelenmiş. Diyorum hadi bu kadar hazırlandık, çıkalım dışarı!

Önce oğluşuma atlet alıyoruz. Sonra nereye gidelim ki, eve mi dönmek istersin diye soruyorum. Aslında niyetim belli, onu yokluyorum sadece. Parka gidebiliriz mesela diyor. Gülüyorum ve tamam diyorum. İstikamet çocuk parkı!

Parkta 2 saat kadar oynadıktan sonra diyorum hadi eve gidelim, kardeşin uyanmıştır, bizi istiyordur. Yaaaa ama lütfeen diyor. Tamam biraz daha oyna sonra gidelim diyorum. 5 dakika sonra arkadaşlarına dönüp "benim gitmem lazım kardeşim uyanmıştır, bizi istiyordur" diyor.

Deniz Baran, sen çok özelsin!

Sokağımızda bisikletçi var. Bir bisiklet seçiyor Deniz Ben 10 markalı. Bisiklet bana biraz pahalı geliyor. 190 TL! İndirimli hali ise 180 TL! Yapma bari o indirimi kardeşim! Oğluşum bisikletin üstünde çok tatlı görünüyor. Pedalları çevirmeyi pek hak edemiyor ama olacak! Kulağına eğiliyorum, ona bisiklet alacağımı ama bunun pahalı olduğunu söylüyorum. "Ama ben onu istiyorum" diyor. Biliyorum, başka yerden aynısından alırız ya da daha güzelini diyorum. Hiç ağlamak, tepinmek falan yok! Tamam diyor kuzum!

Eve geliyoruz, Barış'ım uyanmış. Kucaklaşıyoruz. Sonra onu alıp apartmanın altındaki markete eksik gedik almaya iniyorum.

Bir gün daha böyle geçiyor işte...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder