Sayfalar

16 Temmuz 2013 Salı

Bir Yaz Günü

16.07.2013 Salı

Annem dün hastaneye yattı. Dizinden ameliyat olacak. Yarın gece ve sonraki birkaç gece daha yanında kalacağım kısmetse. Gündüzleri ablam kalacak. Hastaneden çıkana kadar anneme biz kızları destek olacağız. İnsanların kız evlat istemesinin en önemli sebebi budur işte; hastalandığımda bana baksın, yaşlılığımda yanımda olsun diye bir düşünce hakim. Ben de bir kız evlat olarak seve seve üzerime düşen sorumluluğu yerine getiririm. Hayat böyle bir şey. Gençken çocuk sahibi olur, ona bakarsın; yaşlanınca çocuğun sana bakar. Rabbim kimseyi elden ayaktan düşürmesin, kimseye muhtaç etmesin ama zor durumda kaldığın zaman yalnız olmadığını bilmek de güzel.

Dün akşam ailecek dışarı çıktık. Arkadaşlarla Güzelyalı Parkında buluştuk. Deniz Baran, Barış Çağan ve Toprak çok güzel oynadılar. Biz de arkadaşlarımızla sohbet ettik. Güzel bir akşamdı. Bu akşam daha erken çıkıp yürüyüş yaptıktan sonra buluşmak niyetindeyiz, bakalım.

Dün akşamki park eğlencemizden sonra eve oldukça geç döndük. Sabah kocam erkenden Nazilli'ye duruşmaya gitti, beni 9 civarı telefonla arayarak uyandırdı. Sabahları güne erken başlamakta zorlanıyorum. Zira gece oldukça geç yatıyorum. Neyse uzatmayım, bir iş vardı, onu hallettim, Deniz de Barış da uyandı, onlarla ilgilendim. Evde çocukların kahvaltıda yiyebileceği gevrek tarzı bir şeyler yoktu. İnternetten akıtma tarifi buldum. Küçücük bir tavam vardı, oğluşlarıma hazırladım.

Akıtma Tarifinde 3 su bardağı un, 3 su bardağı süt, 2 yumurta ve 1 paket instant maya birer fiske tuz ve şeker ile hazırlanacağı yazıyordu ama ben 1 su bardağı un 1 su bardağı süt, 1 tatlı kaşığı instant maya, 1 yumurta birer fiske tuz ve şeker ile hazırladım, yarım saat kadar mayalanmasını bekledim, tereyağlı tavada altını üstünü çevirerek pişirdim, fazla fazla yetti arttı bile. Oğullarım çok sevdiler, sofrayı bekleyemediler ve daha pişirirken yemeye başladılar bile.

Deniz Baran'ın bağırsak enfeksiyonu ilacı kullanma süresi bitti ama bugün baktım, kakasında gene sümüksü bir şey var! Tatil dönüşü DEÜ'ye götürmeye karar verdim! Birkaç gün daha ilaca devam edelim dedim ama cidden canım sıkıldı!

Öğle vakti yaklaşıyordu. Benim afacanlar bilmem kaçıncı kez havuzu delmişler. Kıyamadım, hemen tamir ettim. Tamir için havuzun yanında verdikleri yapışkanlı parça bitmek üzere, umarım bir daha delmezler. Ya da ben ummak yerine şöyle yapayım bir dahakine, naylon masa örtüsü almıştım havuzun üstünü kapatmak için, onu dibe sereyim, böylece delinmesi biraz zorlaşır belki hee, aman iyi düşündüm ben bu işi.  Neyse havuzu doldurdum, sıcak su ekledikten sonra oğluşlarıma mayo ve mayo bezi giydirdirdim. Saldım eğlenceye, kendim de hazırlandım, kocamı bekledim. O gelir gelmez ben de duruşmaya gittim, bekletme vermiştik, beklemişler sağolsunlar.

Duruşmadan çıkar çıkmaz eve koştum.

Kocam hazırlanırken ben bu akşam yiyeceğimiz tavuğu fırına sürdüm. O cezaevine gitti, ben mutfak işlerine devam ettim.

Tavuk Tarifim Şöyle : Göz kararı zeytinyağı, yarım çay bardağı sirke, karabiber, tuz, kekik karıştırılır. Tavuklar bu sosa bulanır, tepsiye yağlı kağıt serilir ve fırın konumunda 180 derecede pişirilir. Çok basit ama lezzetlidir.

Tavuklar pişerken yine bu akşam için oğluşlarıma tereyağlı şehriyeli pirinç pilavı ve yarın için kıymalı semizotu yaptım. Pilavım ve tavuğum pişti, semizler kısık ateşte halen pişmekte. Saatlerimiz 17:18'i göstermekte...

Kocam çok güzel bir radyo almış bana, mutfakta iş yapmak acayip keyifli hale geldi. Çoook mutluyum radyom olduğu için. Deniz ve Barış radyomun peşindeler, nasıl ele geçiririm, nasıl kırarım dökerim diye plan yapmaktalar (o ne baba, bakayım anne, hep anneme hediye alıyorsun ama baba!?) ama neredeyse 1 hafta oldu ve radyom hala sağlam çok şükür.

İşte bir yaz günü böyle geçiyor. Oğullarım azıcık daha uyusunlar da dinleneyim diye dua ediyorum ama kıpraşıyorlar... Fırtına öncesi sessizlik misali!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder