Sayfalar

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Yaz Günleri

Yaz geldi geliyor derken (genelde haziran ayları serin geçiyor artık. mevsimler değişti) bir geldi pir geldi. Temmuzla birlikte sıcaklar bastırdı. Sıcaklara rağmen önce benim boğaz ağrım, sonra Deniz Baran'ın bağırsak enfeksiyonu derken bir hastalık döneminden geçtik / geçmekteyiz. Allah beterinden korusun.

Haziran ayı içinde 10 günümüz Ankara'da geçti. Kayınpederim kış boyunca gördüğü kemoterapilerden  başarılı sonuçlar alamayınca ilik nakli olmak üzere hastaneye yattı. Biz de kayınvalideme destek olmak üzere Ankara'ya gittik böylece. Çok şükür ki kayınpederime yapılan ilik nakli başarılı olmuş, şimdi 90 günlük nekahat döneminde. Ziyaretçi yasağı var.

Bu hassas bir konu, bu nedenle daha fazla bahsetmek istemiyorum.

Temmuz ayımız nasıl geçiyor ona gelelim...

Genelde gündüzleri 1 saat kadar oğluşlarım balkona kurduğumuz havuza giriyorlar. Eğleniyorlar ama her gün aynı şeyi tekrarlayınca dün sıkılma belirtileri gösterdiklerinden bugün havuza sokmadım onları. Özlesinler dedim. Yarın da giremeyecekler, çünkü annemlere gideceğiz. Ablam ve yeğenlerim şu an yoldalar, yarın öğle vakti evde olacaklar nasipse. Ablamın görümcesinin kızının düğünü vardı, önce oraya gittiler, şimdi İzmir'e geliyorlar.

Önümüzdeki hafta annem Eşrefpaşa Hastanesi'nde dizinden ameliyat olacak. Doktorumuz Tunç Kabaklıoğlu. Oldukça güzel yorumlar okudum hakkında. Annem amcama da bahsetmişti ameliyatından ve doktorundan, o da aynı doktora gitmiş, aynı gün aynı hastanede ameliyat olacak nasipse. Hayat ne garip...

Önümüzdeki hafta geceleri ben, gündüzleri ablam kalıp anneme bakacağız, 5 gece yatırıyorlarmış. Gündüz duruşmalar işler oluyor, benim evde çocuklarımın yanında olmam lazım.

22 - 27 Temmuz arasında da tatile gideceğiz kısmet olursa. Kuşadası Marbel Otele gitmeyi planladık. Allah içimize sindirsin :) Anneme, tatili daha önceden aldığımızı, onun ameliyatından 1 hafta sonraya denk geldiğini, onun için bir sorun olup olmayacağını sordum. İsterse tatili iptal edeceğimi belirttim. Hastaneden çıktıktan sonra evde ablam ve babam olacağı için bir sorun olmayacağını söyledi annem. Siz güle güle gidin dedi. Öncesinde zaten hastanede yatarken destek olacağım anneme. Ablamın İzmir'e gelişi de tam denk geldi aslında. Tamamen tesadüfen annemin ameliyatı, ablamın görümcesinin kızının düğününe katıldıktan sonra İzmir'e gelişi ve benim tatilimin tarihlerinin birbiriyle uyumlu oluşu, tamamen tesadüf! Rabbim denk getirdi. İnsan bazen ne kadar plan yaparsa yapsın, hiçbir şey planladığı gibi gitmiyor. Bazen de plan yapmasa da her şey öyle bir yolunda gidiyor ki.. Kader işte.

Ablamlar bu sene doğu görevini bitirip Ankara'ya dönüyorlar. O nedenle taşınmaları, yerleşmeleri için erken ayrılacak İzmir'den. Gurbetlik zor. Ben yaşamadım, bilemem. Ama onun hayatı zor gerçekten. Düzen kur, düzen boz, yeniden düzen kur...

Ağustos ayımız nasıl geçecek bir fikrim ya da planım yok. Ama Eylül ayı ile ilgili oldukça yoğun beklentilerim var.

Eylül ayında oğluşum Deniz Baran'ım ilk kez okullu olacak. Anaokulu ayın kaçında başlayacak bilemiyorum ama okullar açılınca alışma döneminden sonra hayatım farklı bir boyuta kayacak.

Deniz Baran İNŞALLAH kolay alışır okula. Ona planlarımdan bahsettim. Sen anaokuluna gidersin, Barış'a anneannen bakar, ben de babanla birlikte çalışırım dedim. Sık sık "planımız şöyle" diye başlıyor anlatmaya. Evvelce de oğluşumu yazdırmak için okuluna gittiğimde sınıf ortamında oldukça çabuk kaynaştığını gözlemlemiştim. Umarım hep bu şekilde gider.

Bakalım, zaman bize neler gösterecek... Her şeyin hayırlısı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder