Sayfalar

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Ürkmez - İpekkum 2

Bu sene sık sık denize gidelim, çocuklar deniz havası alsın dedik. Cuma günü Kemalpaşa'da Egeland'de havuz için yer ayırtmıştık. Gittik, havuz boş, etrafta birkaç kişi dışında kimse yok! Havuzun vanaları arıza yapmış. Böyle de eğlence olmaz ki dedik. Deniz üzüntüden ağladı. Havuz için mayo, havlu almıştım yanıma. Kocam dedi hadi sizi İpekkum'a götüreyim, hemen hazırlanabilir misin dedi. Tabii ki dedim. Eve döndük. Kocam ve oğluşlar oyalanırken yarım saat içinde hazırlandım.

Hemen çarşaf ve yastık kılıfları,
bize ve çocuklara birkaç parça kıyafet,
tencere, makarna, ketçap ve mayonez,
tabak ve bardaklarımın bulunduğu piknik sepeti,
peynir, salatalık, domates, bıçak, sucuk, yumurta, ton balığı, mısır
su ısıtıcı, poşet çay
biberon, biberon temizleyici fırça,
bebek bisküvisi, bez, ıslak mendil
sinek kovucu tablet ve makinesi
şarj aleti, tatlandırıcı, kocama mide ilacı, oğlanlara ateş düşürücü ilaç ve derece,
şampuanlar, lifler ve sabun aldım. Büyük çuval torbaların içine yerleştirdim ve hazırdııııııımmm!

Yola çıktık, 1 saat kadar sonra oradaydık. Geceliği 80 liradan apart ayarladık. Bu sefer Aksel Aile Pansiyonunda kaldık. Daha önce Uludörtler Apartta kalmıştık. Aksel daha ferah, daha temiz! Çarşaflar yeni serilmişti ama ben kendimizinkini kullandım!

Odamızda iki çift kişilik yatak vardı, birleştirdim, gece sere serpe uyuduk! Buzdolabımız, ocağımız, kap - kacak, çatal bıçak falan vardı ama ben kendi malzemelerimi kullandım!

Odamızda TV yoktu, Uludörtlerde vardı. Ama TV'ye ihtiyaç duymadık. Ayrıca sıcak su erkenden bitiyor! Çocuklar da biz de serin sularla yıkandık. Kocam üşütüp hastalandı. Çocuklarda bir sorun olmadı şükür ki.

Çeşme suları kullanmak için ama içilmiyor, yemek yapılmıyor. Bunun için 5 liraya bir damacana su aldık, bol bol kullandık.

Bu sefer biraz etrafa da bakındık. İpekkum Tatil Köyü'nün içinden yürüdük. Çok beğendim. Sokağın iki yakasında 2-3 katlı evler, evlerin önünde koca koca çam ağaçları, güneş aralardan sızıyor! Çok temiz, sakin... İlerde buradan bir yazlık isterim. İnşallah nasip olur.

İlk gün saat 14:30 gibi oradaydık. hemen yerleştik, giyindik ve sahile indik. bol bol yüzdük, oynadık, eğlendik. Akşama ton balıklı makarna pişirdim, afiyetle yedik.

Ertesi gün sabahtan kahvaltımızı edip eşyaları arabaya yükledik ve sahile indik. Öğle üzeri kocam nevalemizi getirdi, sahilde hepimize ton balıklı sandviç hazırladım, yedik. Bol bol yüzdük, oynadık.

Deniz Baran, aynı apartta konaklayan bir ailenin 9-10 yaşlarındaki oğlu A.. ile çok iyi anlaştı. Çocuk da Deniz'e çok iyi davrandı. Denizde birlikte eğlendiler, oynadılar benim gözümün önünde. Sonra bir ara çocuk Deniz'i sulara gömdü, hayır diye uyardım, Deniz Baran'ı çocuğun elinden aldım ve oynamalarına izin vermedim. Deniz Baran su yuttuğu için kustu. Annesine makul bir dille durumu anlattım. Kadın pek ezik, üzüldü etti ama bir varlık göstermedi. Ertesi gün gene denizde buluştular, bu sefer Deniz Baran'ı derin sulara götürdü. Koştum, yanlarına vardığımda Deniz Baran'ın tek kolluğu çıkmış ve ağlıyordu! Çocuğu azarladım, Deniz'i aldım, oynamalarına izin vermedim. Deniz "ne olursa olsun onu seviyorum" dedi! Ben de o sana zarar veriyor, ne biçim arkadaşlık, sevgi bu böyle dedim. Sonra defalarca çocuk Deniz'i çağırdı, bizimki "hayır" dedi. İnanılmaz sorunlu bir çocuk, aile çok ilgisiz. Allah'tan kötü şeyler olmadı. Deniz'i hiç gözümden ayırmadım çok şükür ki!

Barış Çağan sahile ilk vardığımızda mızıldanarak "kuumm, kuummm" diyip duruyordu. Eve dönmezden önce ise kumlarda yuvarlanıyordu! O derece sevdi kumlarla oynamayı! Simit takmayı sevmedi, denizde sürekli benim kucağımda kalmak istedi. Seneye İnşallah simide alıştırırım, yoksa kucakta çok yorucu oluyor. Ama benim kucağımda öyle eğleniyor ki kuzum! Ayaklarını uzatıyor, sudan çıkarıp gösteriyor, gülücükler saçıyor!

Çocuklarımı mutlu görmek beni çok mutlu ediyor!

Çeşit çeşit kova kürek, kamyon götürdük. Bir ailenin 2 yaşlarında gürbüz bir oğlu vardı, oynayabilir mi dedi annesi babası. Tabii ama benim oğlum da geliyor, birlikte oynasınlar dedim. Sonra salatalık soydum biraz verdim Barış'a, acıkmış, saldırdı. Çocuğada verdim, aldı eline yedi bir parça. "Aaa ne güzel yiyor, bizimki yemez" dediler. Baktım "Maşallah gürbüz çocuğunuz, yiyor demek ki" dedim. "Ay yok meyve yemez" dediler. İnsanlar ille de başkalarının çocuklarının ne yediğini içtiğini, kaç yaşında kaç aylık olduğunu, ne dediğini, ne yaptığını araştırıyor, dibine darı ekiyorlar! Sık sık nazara geldiğimizden ben acayip gıcık oluyorum bu tür yaklaşımlara!

Haftaya bir sorun olmazsa tekrar gitmeyi planlıyoruz nasipse. Böylece yazı da kapatırız...

Yaz bitmeeeeeeeeeeeeeee!

Fotoğraflar daha sonra!





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder