Sayfalar

26 Eylül 2013 Perşembe

Kötü Kelimeler...

Deniz Baran bu sıralar kötü kelimeler kullanıyor. Bugün dilini ısırmış, süt içerken canı acıdı. Babası da ona bak şöyle iç böyle yap falan dedi işte kıyamam kocama... Deniz agresifleşti, babası da sütünü masaya koymaya yöneldi. Deniz sütünün geri gittiğini sanıp babasına kötü bir kelime söyledi. İşte o an olanlar oldu! Bu ilk kez olmuyordu ve kocam çok sinirlendi. Terbiyesizliğinden dolayı çok üzüldüğünü, kesinlikle özür dilememesini, affetmeyeceğini söyledi. Deniz ağlıyordu tabii bu sırada.

Deniz bir geçiş döneminde ve anaokuluna alışmak onu oldukça zorluyor. Bundan mı acaba?

Daha önce de böyle vakalar yaşadık. Geçici olduğunu düşünmek istiyorum.

Kardeşine yönelik de agresif tavırlar sergiliyor. Daha önce de iteleşirlerdi ama şimdi biraz daha sert davranıyor. Kardeşi evde kaldığı için bir tepki mi bu?

Sabahları Deniz'i anaokuluna ya babası ya ben götürüyoruz. Bu sabah birlikte 15 dakikada yürüyerek ulaştık anaokuluna. Çok uzak değil. Yokuş aşağı gitmek de insanı yormuyor. Oraya varınca ağlamadı. Rahatça sınıfına gitti.

Oysa sabah "ben okula gitmeyeceğim" diye ağlıyordu. Sebebini sordum, sabah kahvaltı etmek istemiyormuş ve öğlen de uyumak istemiyormuş! Oysa evde kahvaltı ediyor ve öğlen uyuyorsun dedim. Orada kahvaltı etmek istemiyorum dedi. Okulun yemek listesi internet sitesinde yayınlanıyor. Bakıyorum, gerçekten kahvaltıları Deniz'in damak tadına göre değil! Ben de ona evde kahvaltı hazırlayabileceğimi, ama bir şartımın olduğunu, yumurta yemesini istediğimi söyledim. O da tamam dedi. Ben bunu meyve suyu ile götürürüm dedi! Bir parça yumurtayı sorunsuz yedi. Oldukça iştahlıydı. Kendi yaptığım ve adını Ege sosu koduğum sosa bandırdı gevreğini(zeytinyağı, limon,domates suyu, çörk otu, kekik), kendi yaptığım çemenden de bolca yedi. Kızarttığım kaşarı bitirmese de yedi, meyve suyu içip sarelleli ekmek  bile yedi! Aramızda konuştuk ve kahvaltıyı evde yapmasının en doğrusu olduğuna karar verdik. Bu benim için biraz zorlayıcı olacak ama çocuğumun mutluluğu için bu zorluğa katlanabilirim! Önemli olan sağlıklı ve sıkı bir kahvaltı etmesi değil midir!

Öğle uykuları konusunda ise, orada uyu ki akşama bana enerjin kalsın dedim. Tamam dedi ama uyumadığını söyledi!

Anlaşma yoluna gitmemiz, sorunsuz okula gitmesini sağladı! O ağladığında kendimi çok kötü hissediyorum. Hele geçen hafta "anne burada durar mısın" dediğinde, içerde kalamam, bahçede durabilirim yanıtını duyunca kafasını öne eğerek yemekhaneye yürümesi ve ardından yemekhaneden ağlama sesinin gelmesini hiç unutamam! Öyle çaresiz ve yalnızdı ki... Yanında olamadım. Öğretmeni hemen yanına gitti, ama o giden ben olsaydım dedim...

İşte böyle bir süreç bu. Her ailenin vakti saati geldiğinde yaşadığı bir süreç. Hepimiz için zor...

Bu nedenle kötü kelime ve vurma eylemlerinin konuşarak, zamanla aşılacağını düşünüyorum. Kardeşini itince "senden bunu beklemezdim, tekrar etme, yoksa düşünme koltuğuna gideceksin" diyorum, genelde tekrar etmiyor! Ama birkaç saat sonra aynı davranışı tekrarlıyor. Yine uyarıyorum. Barış'ıma sevgiyle sarılıyor ve Deniz'e hareketinin yanlış olduğunu söylüyorum.

Aşacağız di mi bunları? Hadi bakalım...



4 yorum:

  1. atlaticaksiniz tabi. belki de bazi kelimeleri kresten duyup evde ne kadar tolere edilebilen kelimeler olduklairni olcuyordur. verdiginiz tepki bence gayet iyi. gecicek b gunler dert etmeyin

    YanıtlaSil
  2. Her dönemin ayrı bir zorluğu var ve tüm çocukların mizacı da birbirinden farklı ne zor değil mi keşke bazı durumlarda el kitapçığı olsa da ona göre hareket etsek.Ama anladığım şu ki iç sesin ne diyosa doğrusu odur.Eminim siz de aşarsınız bunları da

    YanıtlaSil
  3. bizde de var aynı durumlar.zamanla düzeleceği kanaatindeyim...

    YanıtlaSil
  4. sağolun arkadaşlar. İnşallah her şey yoluna girecek.

    YanıtlaSil