Sayfalar

21 Ekim 2013 Pazartesi

Kurban Bayramı ve Tatil Sonrası Depresyonu!

Kocam üşütmüş. Zorla zorla Çin çayı içirdim.

Deniz Baran'ın sabah midesi bulanıyordu, stresten sanırım. Kahvaltı etmeden gitti okula! Aklım sürekli onda.

Barış Çağan'ın da burnu akıyor, hırıltısı var. Ihlamur verdim içti. Çin çayı yaptım, biraz geçsin belki uykusunda veririm. İki yudum içse kardır.

Ben de hafiften öksürüyorum.

Koca bir 9 günlük Kurban Bayramı tatili geldi geçti. Ablam kızlarıyla bayramın 1. günü sabah geldi, 3. günün akşamı gitti. Biz de ilk iki gün annemlerdeydik. Allah kabul etsin, annem kurban kesti, kurban eti 2. gün teslim edildi. Tansaş'tan almışlar kurbanı, bütün etleri yemeklik parçalatmış babam. Bize hiç iş kalmadı. Sadece kurban kavurma ve ciğer sote yaptık. Ciğer sote benden, kurban kavurma ablamdan. Bir de bol salata yaptım ben. Mis gibi yedik, büyük teyzem de geldi, hep birlikte güzel bir bayram geçirdik.

Deniz Baran ve Barış Çağan kuzenleri ile çok güzel oynadılar, eğlendiler.

Bayramın 3. günü (perşembe)oldukça geç çıktık evden. Buna rağmen büyük dayım, büyük amcam, küçük ve büyük teyzemleri ziyaret edebildik.

Aslında daha fazla akraba ziyareti yapmak isterdim ama çeşitli sebeplerle bu mümkün olmadı. Sağlık olsun.

Cuma, cumartesi ve pazar evdeydik. Çocukları Nuh'un Gemisi'ne götürelim dedik ama bir türlü dışarı çıkamadık. İyice atalet çöktü üstümüze. Yok geç oldu yok uyku saati geldi derken gün bitti. Haftaya götürelim bari dedik. Kısmet artık. Nuh'un Gemisi, İzmir'de kapalı alan çocuk oyun parkı. İzmir bu konuda çok fakir maalesef! Hangi konuda zengin ki? Neyse, bu başka bir yazının konusu!

Dün ve eveli gün sabah kahvaltısı hazırlarken Barış Çağan oldukça şiddetli bir ağlama krizine girdi. "Anne kudak, anne otu" Kucağıma alıp oturacakmışım! Ben de son iki gün diye pişi falan yaptım. Haliyle biraz zaman alıyor. Dün ağlama krizi o boyuta geldi ki, yapamayacağım dedim kocama, o da gevrek almaya gitti. Ben Barış'ı kucağıma alıp salonda oturdum. Bir süre sonra karnı acıkmış olmalı ki "gebe (gevrek)" dedi. Ben de "sen izin verseydin yapacaktım ama izin vermedin, ağladın dedim. "hııııı" dedi. Yapayım mı sana pişi, gevrek dedim. "hıhı" dedi, tamam mı dedim "tamam" dedi. (artık her kelimeyi yarım da olsa söylemeye çalışıyor maşallah kuzuma) Kocam gelene kadar pişileri kolayladım. Böylece onun getirdikleriyle beraber öyle çok kahvaltılık malzememiz oldu ki, akşam da kahvaltı ettik, atılmasın yazık dedik.

Dünden beri pek keyfim yok. Çalışmamama rağmen tatil sonrası depresyonuna girdim. Kocamın desteğini kaybedecek olmak beni epey endişelendirdi.

Sen ne kadar planlarsan planla, hayat belli bir doğrultuda akıp gidiyor. Bu akış son birkaç senedir özellikle kışın son derece ağır sınavlarla geçiyor. Allah beterinden saklasın.

Ben Deniz Baran'ı anaokuluna tam gün neden verdim? Annem gelecek, Barış Çağan'a bakacak, ben de çalışma hayatına başlayacaktım. İki çocuklu bir kadın olarak akşam 7'lere 8'lere kadar dışarıda kalmayı planlamıyordum, hatta ikindi vakti saat 5:15'i beklemeden 4:30'da Deniz'i okuldan alıp ev gelmeyi ve o saatten sonra çocuklarım yatana kadar onlarla ilgilenmeyi, babaları onları saat 21:30 civarı yatırmaya götürdüğünde ertesi günün yemeğini yapmayı düşünüyordum! Planlarım buydu ama az önce dediğim gibi sen ne kadar plan yaparsan yap, alnına yazılandan öteye geçemiyorsun!

Annem diz ameliyatından sonra hala iyileşemedi. Dizinin arka kısmında bir bağ varmış ve zamanla o bağ hissi geçmiş. Şimdi ön taraftaki bağın da geçmesini bekliyormuş annem. Tam iyileşmeden buraya gelmeyi düşünmüyor. Kendi açısından haklı. Annemden 2 gün önce aynı doktorun ameliyat ettiği amcam, dizin ön kısmındaki bağ (kelepçe) hissinin 6 ayda anca geçeceğini söyledi, ona da doktor söylemiş. Annemin temmuzda ameliyat olduğunu düşünürsek, en iyi ihtimalle ocak ayının ortalarında kendisini iyi hissedebileceği demek oluyor bu. Eh, yarıyıl tatilinin 24 Ocak'ta başlayıp 9 şubat itibariyle sona ereceğini, ikinci dönemin 10 şubatta başlayacağını düşünürsek, annemin 10 şubattan önce gelemeyeceğini düşünüyorum! (tatilde iki çocuğa annem tek başına bakamaz) Velhasıl önümde oldukça zorlu 4 koca ay var! Ne diyelim, hayırlısı olsun...

Tüm bunları düşündükçe biraz canım sıkılıyor. Çalışmak hem maddi hem manevi açıdan iyi gelecek bana. Ama şimdilik mümkün değil. Hayırlısı... Sabretmem gerekiyor.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder