Sayfalar

8 Aralık 2013 Pazar

Oyuncak Müzesi'nde Bir Gün.

Dün kocacım hastalandı. İki gündür yatakodasından çıkmıyor, çocuklara bulaşmasın diye tecrit hayatı yaşıyor kıyamam!

Dün çocukları Oyuncak Müzesi'ne götürecektim, Karagöz ve Hacivat gösterisine gidecektik. Amma ve lakin Deniz Baran huysuzluk etti. 2 kitap yırtmış ben yemek yaparken. Görünce çok kızdım ve oyuna götürmekten vazgeçtim! Tabii bu iş yazdığım kadar kolay olmadı, evde küçük çaplı bir kıyamet koptu! Neden yırttığını soruyorum (evvelce kardeşi yırtınca kızmıştım) hep kardeşime kızıyorsun, bu kez de bana kızmanı istedim dedi! Offf başa çıkamıyorum bazen! Kızınca kendimi kötü hissediyorum ama bazen gerçekten çok sinirleniyorum!

Dilenen özürler, verilen sözlerden sonra bugün Oyuncak Müzesine Pako'yu izlemeye gittik. Pako yoktu ama Pan vardı. (öğrenciler için bir nevi pratik yapma imkanı sağlıyor orası) Başta Deniz Baran biraz bozuldu ama sonra çok eğlendi. Hicran hanım, hazırladığı oyunlarla çok eğlendirdi bizi.

Barış Çağan, oyunun bir bölümünde kukladan çok korkup ağladı. Kucağıma alıp sakinleştirdim ve oyunu kendi sandalyesinden izlemeye devam etti.

İki oğlumla birlikte müzeye giriş ücreti olarak 5 lira ödedim. Harika bir gün geçirdik! Tavsiye ederim. Haftaya Hakan Bey ve ekibinin oyunları olacak. Hicran Hanımla dönüşümlü oynuyorlar. Bilginiz olsun.

Fotoğraflarımız aşağıda...






















2 yorum:

  1. Bazen sinirlerin yıprandığı oluyor tabi, her zaman aynı sevecen hoşgörülü anne olunmuyor bizzat kendimden biliyorum:) çok eğlenceli bir gün geçirmişsiniz orda olmayı her hafta farklı bir oyuna katılmayı ne çok isterdik, bizim yerimize de izleyin artık ,sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten aynı duyguları yaşadığımıza sevindim :) Yani insan her şeyin üstesinden gelmeye çalışırken bazen çok yalnız ve çaresiz kalabiliyor. böyle zamanlarda da sinirler iyice gerilip patlamalar yaşanabiliyor ne yazık ki.. neyse ki sonu tatlıya bağlandı :)

      Sil