Sayfalar

25 Mart 2014 Salı

Neden?

Neden sorusu kafamda bu aralar.
Deniz Baran (4,5 yaşında) neden beni kızdırmak için özel bir çaba sarf ediyor?
Neden sınırlarımı zorluyor?
Yasak olan şeyler üzerinde neden bu kadar ısrar ediyor?

Mesela "oğlum bu koltuğun üzerine örttüğüm örtüyü lütfen kaldırma" diyorum. Tamam diyor. Bir bakıyorum, örtüyü kaldırmış, altına geçmiş saklanıyor. O kadar titiz biri değilim. Belli takıntılarım var. O örtü orada serili dursun istiyorum. Düzeltiyorum (bahsettiğim kullanımdan dolayı örtünün kayması değil, sürekli örtünün bulunduğu yerden alınıp hallaç pamuğu  şeklinde atılması.) Yavrum diyorum, neden yapıyorsun sürekli bunu? neden örtünün altına giriyorsun? üşüyor musun? Evet üşüyorum (evde 7/24 klima çalışıyor, kısa kollu ile gezebiliyorum evde) diyor. Tamam üzerine bir battaniye örteyim, bunu kullan. Ben koltuğun üstünde örtü serili olsun istiyorum, koltuklarım kirlendi ve bu örtü koltuğu daha iyi gösteriyor, ben böyle mutlu oluyorum. Lütfen örtüyü kaldırma. Bozulursa düzeltiriz ama lütfen sen bu örtüyü alıp buruşturup bir kenara yığma, aşağı atma. Tamam mı diyorum. Tamam annecim diyor. Aynı gün içinde bakıyorum, aynı hareket tekrar yapılmış. Deniz Baran neden annecim örtüyü alıp buruşturup yere atıyorsun? Neden altına girip yatıyorsun? Bak sana ben battaniye vermiştim, burada duruyor. Bu bir koltuk örtüsü, neden onu bozuyorsun, söyle bana hadi annecim diyorum "unuttum" diyor. Peki o zaman unutma bir daha diyorum. Tamam anneciim diyor. Sonra aynı gün içinde bir daha bakıyorum gene koltuk örtüsünün altına oyuncaklarını dizmiş, kendi de içine girmiş...

Bir saatim var, salonda TVnin üstünde duvara çakılı rafın en üstünde bir vazo koymuştum, vazonun üstüne koydum saati (düşünün evin en yüksek noktası!) haftada 3-4 kere o saat düştü oradan! Tırmanıp o saatin etrafında oynuyor, eli kolu çarpıp kaza ile (!?) o saati düşürüyor. Saati ayarlaması da çok zor! Oturup her seferinde dakikalarca uğraşıyorum düzeltmeye. Kimi zaman tesadüfen ayarlamayı başarıyorum, kimi zaman olmuyor, kocama veriyorum akşam, o ayarlıyor. Saat o kadar çok düştü ki (dayanıklı da, bozulmadı henüz) yerini değiştirdik. Madem sen orada oynuyorsun (ki ben rafın üstünde oynamasına razı değilim, kocam bu konuda benimle aynı fikirde değil) saati bir raf aşağı indirelim dedik, gene düşürmeye devam etti. Bu konuda o kadar çok uyardım ki, (kimi zaman kızdım) artık saati daha az düşürüyor (10-15 günde bire indi düşürme aralıkları)

Annecim kitapları yırtma. Kitaplar yırtılmaz. Defterler yırtılmaz. Eğer yırtarsan kitaplardaki pek çok güzel şeyi bir daha okuyamayız. Defterlerine boyamalar yapıyoruz, kullanıyoruz. Sen bunları yırttığın zaman neyin üstüne boyama yapacağız? Eğer kağıt yırtmak istiyorsan sana bunun için kağıt getirebilirim. Hadi gel bunları yırtalım, sonra da yapıştırırız. Getirdiğim materyali biraz yırtıyor, sonra da sıkıldım bundan diyor. Yırtmıyor. Peki diyorum. Bakıyorum, yokluğumda yine bir kitabın kapağı yırtılmış. Kim yaptı bunu diyorum "Barış yaptı" diyor. İnansam mı inanmasam mı bilemiyorum. Barış'a yönelip sen mi yırttın diyorum. Bazen hı hı bazen hayır, kafasına göre cevap veriyor. Doğru cevabı aldığımdan emin olamıyorum. İkisini de uyarıyorum. Kitap yırtılmaz! Elbette bu uyarımda ses tonum oldukça net ve sert! beni böyle uyarsalar tırsarım. Son bir hafta kadar önce bir yırtma vakası oldu. Çıldırdım sinirden! Kütüphaneden aldığım kitabı sayfa sayfa ayırmışlar! Bağırdım çağırdım! Oldukça sinir bozucu bir gündü. sonra bağırdığım için çok pişman oldum. Çok üzüldüm.

Bu sabah katmer yapayım dedim çocuklara değişiklik olsun. Deniz dedi ben de hamur istiyorum. Bu arada benim açtığım katmeri  parmakları ile bastırıp deldi. Ben de yaptığım işi bozmamasını söyledim. Ona bir parça hamur ve oklava verdim. Barış da istedi, ona da verdim. Çocukların küçük plastik masası mutfakta duruyor.  Başladılar hamurla oynamaya, açmaya. Sonra Barış sıkıldı ve banyoya koştu. Anne bütten gel ellerimi kıka dedi. Barış durmayacak biliyorum. Bıraktım işimi, ellerini yıkamaya gittim. Geri döndüğümde baktım ki Deniz yaptığım işi gene bozmuş, delik deşik etmiş. Aileler birbirine güvenir, arkasını dönünce biri, diğeri arkadan iş çevirmez. Ben seni uyardım, sana güvenip kardeşinin ellerini yıkamaya gittim. Güvenmeseydim alıp kaldırırdım  hamurumu yükseğe. Ama güvenmekle hata ettim sanırım dedim! Uyardığım bir konuda üst üste aynı şeyi yapınca sinirleniyorum ben! Daha sakin olmalıyım, biliyorum ama bazen bu mümkün olmuyor!

Kocam da çocuk sana bir mesaj vermek istiyor, bunu düşün dedi!
Arkadaşım, gözlemlerine dayanarak, Deniz Baran'ın benim dikkatimi çekmek için böyle davrandığını, zira kardeşini kıskandığını söyledi. Sen Barış'la ilgilendiğin zaman bu davranışları artıyor diye düşünüyorum dedi.

Düşündüm, haklı olabilirler.

Ne kadar adil olmaya çalışırsan çalış, kardeş kıskançlığı kaçınılmazdır.
Dikkat çekmek için çocuklukta her yol mübahtır!


2 yorum:

  1. Gecmıs olsun anlayabılıyorum sızı ben de benzer seyler yasıyorum ama sızın gıbı sakınlıgmı koruyamıyorum. Ben otorıte kurmaya alıştım cunku esım bır haftasonu burda oluyor bır hafta boyunc agıdıyor gelınce bır kac gun kalıyor hooop hadı bır toplantı daha 1 hafta daha uzağa gıdıyor hal böyle olunca kafayı yememek ıcın otoruteyı ben kıurmak zorund akaldım. Artık ıkısyle de yüzgöz olmamaya çalışıyorum ıkısıne de mesafeleyım ve genelde bırbırlerını tutuyorlar bıraz oyun oynasam onları sevsem hemen anlattığınız seyler ebenzer şımarıklıklar kuralları cıgnemeler soz dınlememeler yapma dedıgım seyı bızzat yapmalar başlıyor. Bıraz da bızım sınırlarımızı olcuyorlar. Acaba nereye kadar annemı sınırlendırebılıyorum yapabıleceklerımın sınırı nedır dıye deneyerek ogrenıyorlar. Tabıkı sızın en sonda cıkardıgnız sonucun bence buyuk etkısı vardır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sakinliğimi koruyamadığım dönemler yaşıyorum. Ama bu patlama anları biraz fazla bağırmalı oluyor. Kendimden soğuyorum yani! Senin durumun zor! Allah kolaylık versin. Hem gurbet elde hem iki küçük çocuk hem de yalnızlık! Rabbim yardımcın olsun.

      Sil