Sayfalar

24 Nisan 2014 Perşembe

23 Nisan

Bugün 23 Nisan 2014, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepimize kutlu olsun. Biz de kutlayalım dedik ama bir tuhaf ve sinir bozucu gündü yaşadığımız...

Bugün sabahtan Deniz Baran çok huysuzluk etti. Tam olarak niçin böyle davrandığını anlayamadım. Ben de en son canıma yettiği yerde dur dedim. Canım sıkıldı ve bugün dışarı çıkmak istemiyorum sizinle. Haydi evde oturun dedim. O da üzüldü ve davranışı için çok özür diledi. Ben de affettim.

Bazı günler zordur her şey. Ne yaparsan yap, bir türlü işin içinden çıkamazsın.

Neyse işte, aldım çocukları, bindik otobüse, uzun bir yolculuktan sonra Gaziemir Optimum AVM'ye gittik. Orayı pek sevmiyorum zira çok gereksiz bir kalabalığı var. Uzun zamandır da böyle kalabalıkların içine girmemiştim. Tek vesait, fazla yürümeden sinemeya gitmemize olanak verdiği için hadi gidelim dedim. Büyük hata etmişim!

Optimum'da Cinemaximum var. Rio 2 animasyon filmine bilet almak için kuyruğa girdik. Epeyce sıra bekledik, birkaç kişi çocukları görüp siz öne geçin bile dedi, sağolsunlar. Sıra bize geldiğinde, "iki yaş için de bilet kesiyor musunuz?" diye sorma gafletinde bulundum. Hay dilimi eşşek arıları soksaydı! 3 yaş sınırımız var alamayız dedi gişedeki hatun kişi! Yapmayın etmeyin bugün çocuk bayramı! O kadar yoldan geldik, çok üzülecekler. Hem biz çocuk filmine gireceğiz, salonda hep çocuklar olacak, vereyim parası neyse dedim. Gişeci kız yetkilisini aradı. Sonuç değişmedi. Barış anlamadı bir şey ama Deniz ağlamaklı oldu.

Oğullarımın üzülmesi içimi burdu. Bu nasıl iş ki böyle! Haydi dedim oyun parkına girsinler, azıcık oynayıp kaysınlar... Sinemaya da giremediğimiz için kart alıp epeyce bir kredi yükledim. Kaydıraklara girmek için sıraya girdik. (her yerde sıra var, sanki mahşer yeri gibi... öyle kalabalık kiii!) Maalesef 3 yaş sınırı orada da var, dedim abisi de yanında olacak. Olmaz dediler. Denizi saldım içeri. Barış'ı da atlı karıncaya bindirmek için iknaya çalıştım ama olmadı. Barış abim nerde, ben de kaydıraklara bincem diye ağlamaya başladı. Dedim böyle 23 Nisan mı olur! Alayım Denizi de gideyim buradan! Baktım Deniz de ağlıyor. Neden ağlıyorsun annecim dedim, seni istiyorum dedi. Barış yoksa ben de yokum dedi. Hadi çık dedim. Adamın biri çekil önümden dedi. Epeyce atıştık. Sinirlerim boşaldı. Ayrıntıları anlatıp sinirimi daha da bozmak istemiyorum.

Kocama telefon açtım. Gaziemir Kipa'da sinema varmış, aynı film orada da gösteriliyormuş. Yaş sınırı yokmuş. Bindik taksiye, gittik. Oldukça tenhaydı. Sakin sakin biletlerimizi aldık, patlamış darı istedi Barış, kırmadım aldım. Barış için bilet kesmediler, ona sadece 3D gözlük aldım. Salon müsait olduğu için kah yanımda oturdu kah kucağımda... Filmin ikinci yarısında uyudu zaten. Dönüş Barış uyuduğu için biraz meşakkatli idi. Ama Allah'tan tam Kipa'nın önünde durak vardı ve otobüs çok geçmeden geldi de üzülmedik daha fazla.

Film güzeldi. Eğlenceliydi. Deniz çok sevdi. Barış başta sinema ortamından korktu ama çabuk alıştı. Ben iki oğlumun ortasına oturdum. Barış'ın altına çantamızı koydum, Deniz'in altına da koltuklardan birinin oturağı çıkıyordu, kırılmış, onu çıkarıp Deniz'in oturduğu koltuğa yerleştirdim. böylece gayet iyi bir yüksekliğe ulaştı oğluşum.

Dönüşte kocam durakta bizi karşıladı. Deniz uyuduğu için duraktan eve yürümemiş oldu, babasının kucağında açıldı, keyif yaptı.
,
Başta da dediğim gibi, bazı günler zordur. Bugün de oldukça zorladı beni. Neyse ki günün sonlarına doğru keyfimiz yerine geldi.

Bir daha kolay kolay Optimuma gitmem. Küçük çocuklu aileler için berbat bir yer. Özellikle oyun parkı tam anlamı ile para tuzağı! Gereksiz ve kuru bir kalabalık hakim! Yüklediğim kredileri de seneye kadar saklayıp Barış 3 yaşına geldiği vakit birkaç oyuncakta kullanırız kısmetse.

İşte böyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder