Sayfalar

4 Nisan 2014 Cuma

Bir Ağrı Hikayesi ve Yalnızlık...

Hastalandık! Ama ne hastalık! Önce Deniz'in ateşi çıktı, sonra bana geçti. Yattım kalkamadım. Kocam bütün iş programını iptal etti,yarına kadar toparla canını, yarın duruşmalarım var gitmem gerek dedi. Tamam dedim. O gün kocam bir şeyler hazırlamış, Allah ne verdiyse doyurduk karnımızı!

Ertesi gün biraz iyiydim, başım ağrıyordu hafiften. Bir çorba yaptım. Sonra yatım, Çocuklar etrafımda dolandılar. Kocam duruşmalarına gitti. Akşama annemi aradım. Çok hastayım dedim. Geçmiş olsun dileklerini iletti. Hayır dualar etti. Sağ olsun.

Gece baş ağrısı ile uyanıp istifra ettim, yattım. Tekrar uyanıp tekrar çıkardım. Tekrar yattım. Kötü bir geceydi. Ağrı kesici aldım ama hiç fayda etmedi.

Ertesi gün baş ağrısından gözümü açamadım. Ama ne ağrı! Beyin kanaması geçiriyorum sanırım dedim. Sabah kocam işe gitmeden önce çocuklara süt yaptı, sonra işe gitti. Hem ev hem cep telefonumu yastığımın altına koydum ki annem ya da kocam ararsa hemen açabileyim diye. Ben çocukların yanında yattım. Bir ara Barış'ın ağız şapırtısı ile doğruldum. Elinde kocamın mide ilaçları, tek tek jelatininden çıkarmış, jelatinleri emiyor! İlaçları aldım, kaldırdım. Nereden buldun dedim, dolaptan aldı dedi Deniz! İlaçtan içtin mi dedim, içtim dedi Barış. Hangisinden içtin dedim, jelatinini gösterdi. Buram acıdı dedi ve bağrını gösterdi. Emin olamadım.Kaç tane ilaç içti, içti mi içmedi mi bilemedim. Çocuğu kaptığım gibi banyoya koştum. Seni kusturacağım dedim ve kusturdum. İki parça jelatin çıktı. Her şey yolunda görünüyordu. Yaşadığım korkuyu tarif edemem! Kocama durumu anlattım, geç kalmamasını istedim.

Öğle vakti acıktık. Evde yenecek şey var ama yapacak takat yok. Ağrıdan dengemi bile kuramıyorum, yürümekte zorlanıyorum. Yufkacıya telefon açtım, gözleme getirsin diye. Açan yok! Nihayet başka komşu dükkanlar vasıtası ile ulaştım, eve getirdi sağ olsun gözlemeleri. Beni görünce "sana ne oldu böyle" demekten kendini alamadı yufkacı abla. Yüzüm gözüm ağrıdan şişmiş, tanınmayacak haldeydim! Gözlemeleri ve meyve sularını koydum masaya, Çocuklar yedi, ben de iki lokma yedim ve yattım. Kocam geldi, çocukları ve beni kontrol etti ve tekrar işe gitti  Yerimden kalkamadım, akşama kadar yattım.

Bir ara watsaptan kuzenim yazdı, nasılsın abla dedi. Durumumu yazdım kısaca. Çok kötü durumda olduğumu, başımı kaldıramadığımı anlattım. O da cevap olarak gelecek planlarını, maddi durumlarındaki  iyileşmeleri, bebeğinin büyüdüğünü, her şeyin çok güzel olacağını anlattığı 7 mesaj atmış, can çekişsem bile umuru değil, anlatacağını mutlaka anlatacak!  Telefonumu 1 saatliğine kapattım, kimsenin kalbini kırmayım dedim.

Böylelikle akşam oldu. Kocam pide söyle geliyorum dedi. Pide söyledim ve çok geçmeden geldi pideler de kocam da. Akşam yemeğimizi yedik.

Yatma saatine yakın telefonum çaldı. Arayan annemdi. Çok hasta olduğumu söyledikten 24 saat sonra beni aradı! Çok merak etmiş beni. Aramamışım, merakta kalmış. Başımı kaldıracak takatim yoktu dedim. Yarın geleyim mi dedi. Gerek yok dedim. Hayır dualar etti, geçmiş olsun dedi. Barış'ın ilaç içtiğini anlattım, bir şey yoktur İnşallah, gezdiğine göre yoktur bir şeyi dedi. Yok çok şükür dedim. Bu sabah aradı, iyi olduğuma sevinmiş, hiç olmazsa bir çorba yapabilirmişim çocuklara! Evet dedim, zebil oldular ben hastayken, Allah'tan iyiyim biraz daha dedim. Kocam da hasta dedim, geçmiş olsun dedi.

Bu konuda bir şey demeyeceğim ama sadece şunu söyleyim, aradaki mesafe annemle benim evim arası yaklaşık 6 km. Ben bunu hak etmemiştim! Sadece kırgınım!

3 yorum:

  1. gecmıs olsun canım hem cok ıyı anlıyorum hem de cok sasırdım hadı ben uzak olduğum ıcın yalnızım. Yazdıklarını okurken ozellıkle annenın Agrı da olduğunu zannettim. Baslık yanılttı benı hanı gelemdıgını cok uzak olduğunu duşundum bır an, sonra 6 km dıyınce sasırdım. Ins. sımdı daha ıyısındır. Rabbım ıns sana gerçek dostlar gonderır zor zamanlarında yanında olucak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annem rahat kadındır. Zor zamanlarımda öyle ya da böyle yanımda olmuştu. Aramızda ne kırgınlık, ne küslük ne başka bir soğukluk vardı... Anlamadım ki neden böyle yaptı... Annemle güzellikle de konuşulmaz. Hemen surat asar ve küser. Ne diyelim... Çok iyi bir arkadaşım var, o geleyim dedi ama ben izin vermedim küçük çocuğu var, ona da bulaşmasın diye. Bunda da vardır bir hikmet... sadece üzgünüm. Nasılsa bu yazımı hiçbir akrabam okumuyor da içimi dökebiliyorum. Çok ağladım. Seni düşündüm, yerleşme sürecinde dil bilmediğin yerde günlerce benden daha çok zorluklar yaşamışsın... yine de insan üzülüyor işte.. tek başıma, saatlerce yattığım yerden kalkamadan iki çocuk etrafımda... Allah anneleri elden ayaktan düşürmesin, ev halkı cümleten perişan oluyor.

      Sil
    2. bu arada sağolasın, başağrım bugün geçti, çok az arada sancı giriyor. ayaklandım, çocuklarıma yemek pişirdim. çok şükür halime! Allah razı olsun güzel dileklerin için...

      Sil