Sayfalar

15 Nisan 2014 Salı

Park Halleri... İnsan Manzaraları

Bazen kendimi yalnız hissediyorum. Eşimde yoğun bir bahar allerjisi var, son birkaç senedir olduğu gibi bu sene de astımla birlikte seyrediyor. Oldukça sıkıntılı bir zaman dilimi bu bizim için! En çok da eşim için! Senenin bu 3-4 ayı çok zorlu geçiyor!

Alıp başımı ve çocuklarımı, gezmelere gidesim geliyor... Ama yapamıyorum çünkü bronşit oldum ve kullandığım ilaçlar çok tesirli olmasına rağmen hali hazırda kendimi toparlayabilmiş değilim. Ne kadar öksürürsem öksüreyim, hırıltı geçmiyor. Özellikle yastığa başımı koyduğumda uzun süre öksürüyorum, uyuyamıyorum.

Annem evvelce yaptığı davranıştan biraz üzülmüş olmalı ki çıktı geldi geçen gün. İki gün peşpeşe geldi. Sağolsun yemek yaptı. Bu konuda fazla bir şey söylemek istemiyorum.

Evde kapalı kalmaktan çok bunaldım. Dün kocam cezaevine giderken ben de çocuklarla takıldım peşine, biz Buca'da Hancı'da kaldık, eşim işine gitti. Hancı'nın hemen yanıbaşında belediyenin çocuk parkı var. Kumlarda bizimkiler epey oynadı, ben de uzunca bir süre çocukların yanında takıldım, ardından Hancı'da oturdum, çocuklar yanıma gelip gittiler. Biraz iyi geldi.

Çocuklar parkta oynarken dikkatimi çekti,

Bizim dışımızda hiç kimse kum oyuncağı getirmemiş! Kalkmamıza yakın bir aile gördüm birkaç kova ve kürek getiren, o kadar! Koca parktaki tüm çocuklar benim oğlanların oyuncakları ile oynadı. Şimdi ne var bunda oynasın diyen olabilir. Ben de öyle diyorum zaten (hatta benimkilerin sosyalleşmesi için bu durumu lehimize çeviriyorum çoğunlukla) ama belli bir süre sonra benim saftiriklerin hiçbir oyuncakla oynayamadan sadece diğer çocukları seyretmesi, dahası ağlaması, ailelerin ise bu duruma hiç müdahale etmemeleri sinir ediyor beni! Ya bir gün de başka çocuklar oyuncak getirsin de benimkiler oynasın! Haa?! Olmuyor mu öyle?

Bir bakıyorum, topumuz bir kadının yanında bankta duruyor. Bu top kimin çocuğum niye buraya koydun demiş mi acaba çocuğuna? Sanmıyorum!

Bir bakıyorum  bizim kovaları almışlar gidiyorlar, seslenip geri alıyorum eşyalarımızı!

Bir bakıyorum tebeşirlerimizi alması için annesi çocuğuna usulca "al sen de bir tane, anneannenlerin kapısının önünde çizersin" diyor! Neden alsın ki diyorum, haa sizin mi bilemedim ben diyor!

Bir keresinde 8-9 yaşlarındaki çocuklar almışlar bizim tebeşirleri, annelerinin yanına gitmişler, orada yerlere şekiller çiziyorlar. Deniz Baran, çocuklar buradan tebeşirlerimizi almış dedi! (az evvel yanımızdaydılar, tebeşirlerle uğraştılar, giderken ceplerine atmışlar birkaç tane!)  Ben de benimkileri istemeye gönderdim, alın gelin dedim! Anneleri ayaklandı, bana bakıyorlar öyle. Sonra verdiler tebeşirleri geri. Paylaşmak güzeldir, ucuz da bir şey, paketi 1,75-TL. Ama insanın enayi yerine konulması paha biçilemez!

Bir keresinde parkta bizim oğlanların kovaları ile oynuyor çocuklar, bir süre sonra benimkileri dışlamaya başladılar. Ben de alın kovalarınızı, şu tarafta oynayın o zaman dedim, toparladım eşyalarımızı. Sonra ne oldu, kadın kendi kovalarını çıkardı! Bir saattir niye çıkarmıyorsun? Senin çocukların da benimkilerle paylaşsın oyuncaklarını! Ne ki bu?

Bir keresinde bir kadının çocuğu -benim küçük oğlumdan biraz daha büyük- epeyce bir süre benim oğlanların oyuncakları ile oynadı, sonra çocuğun iki arabasından birini benim küçük fındığım istedi, azıcık oynamak için. Çocuk vermedi ve annesi de dedi ki, vermek istemiyor, ağlıyor. Mecburen (küçüğümün ağlamasına kıyamayıp) yakındaki kırtasiyeye gidip araba aldım Barış'a! Yanımda fazla param da yoktu, Deniz'e alamadım. Şükür ki Deniz anlayış gösterdi ve tamam annecim dedi!

Benimkiler tüm oyuncaklarını paylaşıyor, orta malı oluyor oyuncaklar, hiç kimse kendi oyuncağını benimkilerle paylaşmıyor! Küçükken bir salıncağım vardı, evimizin önü boş araziydi. Babam kırlara kurardı salıncağımı, tüm çocuklar yanıma gelirdi, binerdi salıncağıma. Bu anı, benim mutlu çocukluk anılarım arasında yer alır. O nedenle diğer çocuklar benimkilere kötü davranıp da ailesi müdahale etmeyip benimkiler ağladığı zamana kadar çocuklarımın oyunlarına, eşyalarını paylaşıp paylaşmamasına karışmıyorum. Kendi kendilerine bir düzen oturtuyorlar. Çocuklarım mutlu olduğu sürece hiçbir sorun yok. Ama benimkiler üzülünce iş değişiyor.

Hayatı boyunca pek çok kere kazık yemiş biri olarak çocuklarımın geleceğini de şimdiden görebiliyorum. Ne diyelim...Hayırlısı!


2 yorum:

  1. Sızı cok ıyı anlıyorum maalesef kültürel olarak bazı yanlış davranışları kanıksmaısız, mesela kendı kum oyuncağı olduğu halde çıkarmayıp kendı çocuğunun basaksının çocuğunun oyuncaklarına el koymasını seyretmek nasıl bır sadıstlıktır anlayamadım ;)))) goruyorsun başkasının kuregını kocasını alıyor o başkası da oynayammıypr cıkar da ıkısı bırlıkte oynasın. maalesef sorumsuz olmak uyanıklık adı altında başkalarının hakkını gaspetmek kültürel saıklerımız halıne gelmıs ,(

    gecmıs olsun bu arada Allah sıfa verır ıns. Annenın de vardır mutlaka bır engelı bak sımdılerde gelıyorsa o da daha once yardıme demedıgıne uzulmustur emınım. hangı anne zor zamınınnda yanınd aolmak ıstemez belkı o zaman o kadar ıyı anlayamaıstır rahatsızlığını.

    Bızım burda da hava 40 derece sokağa çıkamıyorum bır de ortuluyum ben ıyıce sıcak basıyor benı. geçenlerde de çocuklar gunesde cok fazla yanınca derı kanserinden korkup çocukları gunese çıkarmamaya dıkkat etmeye başladım. ısler böyle olunca bız de evden cıkmaıyoruz bu acıdan da senı cok ıyı anlıyorum.... Aslında hayatta bır düzen oturtmak gerek o düzene gore yasamak gerek ama hatay ıste her zaman planladıkların olmuyor. kendınıze gore uygun bır oyun alanı belırleyıp oralara gıtmek ve gozu acıkm olmak gerek demek ;(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evde kapalı kalmak çok sıkıcı, 40 derece sıcakta iki çocukla gezmek de imkansız, haklısınız. umarım bir hal çaresi bulursunuz, akşama doğru gölgeler inince belki biraz oyun oynama imkanları olur dışarıda, siz de biraz hava alırsınız, yoksa evde kalmak çok zor.

      Sil