Sayfalar

25 Mayıs 2014 Pazar

Sabretmek Öğrenilebilir mi?

Yapı olarak oldum olası tezcanlıyımdır. Çabuk parlarım ve çabuk sönerim. Sinir anımda yıkıcı olabilirim. Bunlar benim en kötü yönlerim!

İki küçük hareketli ve yaramaz oğlan büyütmek kolay değil. Bu bir bahane değil elbette ama kolay değil yani. Son zamanlarda sabrım çok tükenmişti. Parlama sıklığım artmıştı. Kendimden memnun değildim. Açıkçası çocuklarım da benden memnun değildi. Çocuklarıma bağırdığım zaman kendimden nefret ettim. Değişmeye çabaladım. Söz verdim kendime, eşime ve çocuklarıma. Sabır vermesi için Allah'a bütün kalbimle dua ettim, dualarım kabul oldu. Değişme yolunda sıkı adımlar attım.

Son 1 aydır bağırmıyorum.
Sinirlendiğim zaman, sorun çözmeye odaklanmıyorum, sadece bir süre durup düşünüyorum. Onlar sadece çocuklar, benim çocuklarım, çok küçükler, elbette böyle şeyler olacak diyorum. Kısacası bakış açımı değiştiriyorum.

Bunalmışsam, yorulmuşsam, bana biraz izin verin, kendime geleyim dinleneyim diyorum, çocuklarım bir süre beni kendi halime bırakıyorlar. Yorulduğumda tahammül sınırlarım daralıyor. Dinlendiğim zamanlarda daha pozitif yaklaşıyorum.

Sonra da sorunu çözmeye yöneliyorum.

Bizde sık sık oyuncak kavgası çıkar. Ben genelde aynı oyuncaklardan alırım ikisine de. Böylece kavgayı azaltmış olurum. Ama yine de o benimkiydi, seninki kayboldu diye bir kavga çıkabiliyor. Ben de "bu oyuncak sizi üzdü, kavga etmenize sebep oldu, paylaşamadınız, kaldırıyorum bu oyuncağı" diyorum. Bu yöntemi arkadaşım Lütfiye'den öğrendim. Acayip işe yarıyor. Hemen kavga sona eriyor. Paylaşacağıııızzz, kardeşime ver, sonra da ben alırım diyor Deniz Baran.

Oyuncaklarını tüm eve dağıtırlarsa (bu dağıtma işi birkaç dakika içinde olabiliyor) ve birlikte toplama teklifimi kabul etmezlerse, peki ben toplayacağım ama elbette bu işi yaparken çok yorulacağım, bu nedenle sizinle oynayamayacağım ve bir daha bu kadar yorulmamak için bu oyuncaklarınızı kaldıracağım diyorum. İkisi de tamam anne toplayacağız diyorlar ve topluyorlar.

Bir şey canımı çok sıktıysa bunu açıkça dile getiriyorum, karşımdakinin bunu hissetmesini beklemiyorum. Daha evvelden böyle düşünüyordum. "Ama defalarca söyledim, bunu bile bile yapıyor" diye düşünüp sinirlenir ve üzülürdüm. Şimdi hislerimi anlatıyorum, böylece sinirlenmiyorum, kendimi anlatmış oluyorum.

Hata yaptıkları zaman "tamam sorun değil, hallederiz, haydi birlikte yapalım" yaklaşımı çok işe yarıyor.

Birbirlerine kötü davranırlarsa, birini kayırmıyorum, ilk etapta haksız olanla ilgilenmiyorum, haklı olana yöneliyorum ve onu yatıştırıyorum. Daha sonra haksız olana hatasını izah ediyorum. Anne adaletli yaklaşırsa çocuk da adaleti, hakkı öğrenmiş oluyor.

Bunlar sadece birkaç örnek.
Değişmeye çabalıyorum.
Başardıkça kendimi çok iyi hissediyorum.

Deniz Baran, akşamları aile toplantısı yapalım, gün içinde yaşadıklarımızı ve şikayetlerimizi toplantıda birbirimize anlatalım dedi. Bu gerçekten çok iyi bir fikir! Hemen benimsedik ve her akşam olmasa da sık sık bu toplantıları yapmaya başladık.

Ben bağırmadıkça çocuklarımın neşesi ve söz dinleme oranları da arttı. Artık daha uyumluyuz.
Ben sabretmeyi öğreniyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder