Sayfalar

4 Eylül 2014 Perşembe

Tatillerimiz : Kuşadası ve Marmaris

Bu sene iki tatil yaptık. Bir tatil parasını da çadır tatil planlarına gömmüştük, buna içimiz çok yandı! Çadır tatili suya düşünce biz de her zamanki gibi her şey dahil sistemli 4 yıldızlı otelleri tercih ettik.

Bana göre ya çadıra gidip uzun süre kalacaksın, denize doyacaksın ki çadırdaki eziyete değsin ya da her şey dahil sistemli temiz bir otelde kalacaksın. Pansiyon ya da apartta kalmak hiç ucuz olmadığı gibi, eziyeti de cabası! Bu nedenle bu sene aparta gitmedik hiç.

İlk tatilimiz 4 gece konaklamalı Kuşadası tatiliydi. Kuşadası o kadar dalgalıydı ki, hiç tadına varamadık. Otelden çıkış günümüzde de erkenden İzmir'e döndük. Hem Deniz Baran'ın yüzme kursu vardı, hem de kocamın işleri. Bu sene Kuşadası'nın dalgasından eğlenemediğimiz için seneye Kuşadası'na gitmeme kararı aldık.

Her iki tatilimizi de tatil.com'dan aldık ve hizmetinden memnun kaldık. Aynı otel, diğer sitelerde daha pahalıyken, tatil.com'dan oldukça avantajlı rakamlara konakladık. Geçtiğimiz yıllarda gezisitesi'nden alıyorduk ama bu yıl site kapanmış. Tatil.com iyi bir tercih oldu açıkçası.

Her iki tatilimizi de 4 yıldızlı otellerde geçirdik.  5 yıldızlı tatil oteli ile  4 yıldızlı olanlar arasında bana göre hizmet kalitesi açısından büyük bir fark yok. Ama fiyatlarda ciddi farklar var. 5 yıldızlı otelde bir tatil yapacağıma biraz daha bütçemi zorlayıp 4 yıldızlıda 2 tatil yapmayı tercih ederim. Hatta bütçe ve işler izin verirse 3 tatil bile olabilir. 3 yıldızlı otellerden hizmet kalitesi açısından memnun kalmadığım için pek tercih etmiyorum ama bütçem kısıtlı olduğu dönemde elbette bu imkanı da değerlendiririm.

Kuşadası'nda Sole Hotel Santa Maria'da kaldık. Otelin hem kaydıraklı havuzu, hem çocuk havuzu hem de normal havuzu vardı. Otelde kaldığımız sürede Deniz Baran kaydıraklardan bol bol kaydı ama kaydırakları tutan direklerin kelepçelerine çarpıp kaşı patlayınca biraz canımız sıkıldı. Kantaron yağı ve baticonla pansuman yaptım. Kısa zamanda toparlansa da küçük bir iz kaldı. Otelin yemekleri güzel, çocuklar için bahçesinde oyun alanı var ve iki çocuk da bedava olunca aileler hücum etmişler. Ben hiç bu kadar çocuklu bir tatil geçirmemiştim. Velhasıl her şey güzeldi bizim için. Odalar her gün temizlendi, yerler halı değil (buna çok sevindim) seramik kaplı. Odamız oldukça genişti. 3 yatak ve bir de yatak olabilen koltuk koymuşlar odamıza. Biz 3 yatağı birleştirdik, ailecek bize yetti. Tatil.com yetkilileri bizi aradı ve otelden memnun kalıp kalmadığımızı sordu. Memnunuz dedik.

İkinci tatilimiz 5 gece konaklamalı Marmaris tatiliydi. Club Armar Ex Cle Resort'te kaldık. Eşimin dayısının vefatını öğrendik tatilimizin ikinci günü. Eşim o akşam Ankara'ya yola çıktı 4. gün sabahında yanımıza geldi. Biz de o süre zarfında otelin havuzlarında eğlenmeye çalıştık. Bu otelin ön kısmında kaydıraklı havuz, çocuk havuzu, arka kısmında iki farklı yerde iki büyük havuz, bir çocuk havuzu daha, otelin içinde ise bir kapalı havuzu vardı. Deniz için açılır kapanır bir yatak getirip kurdular. Barış için ise yepyeni bir bebek yatağı (park yatak) almışlar. Çok mutlu oldum. Yerler yine seramik, hergün temizlik yapıldı ve yemekleri güzel. Ancak tatlılar açısından biraz kısır. Pasta bir çeşit oluyor ve hemen tükeniveriyor. Biz pek yetişemedik açıkçası.

Eşim Ankara'dan gelir gelmez bizi gezmelere götürdü. Cumartesi günü Kız Kumu ve Hisarönü'ne gittik. Kızkumunda hani denizin ortasından yürünüyor ya, biz de yürüdük. Eğlenceliydi. Ama kalmaya gerek duymadık, yürüyüp geçtik. Deniz Baran hemen sulara atladı. Bu çocuğun adı iyi ki Deniz! Yok böyle bir sevda, denizi görünce atlıyor cup diye! Sonrasında Hisarönü'ne gidip ailecek orada yüzdük. Denizi biraz çakıllı ama gayet temizdi.

Pazar günü önce Amos'a gittik. Oradan akvaryum için bol bol taş topladık. Deniz çok temiz ve bol taşlı.Ulaşmak için tepeleri aştık, dik yokuşlardan indik. Kendi şemsiyemizi ve sandalyelerimizi kurduk, çok güzeldi. Oradan Kumlubük'e gittik ama ben doğru dürüst kum görmediğim için hiç durmadık, doğruca Turunç'a geçtik. Turunç'ta akşama kadar yüzdük, dinlendik. Dönüş yolunda arabamızdan biraz sesler geldi, korktuk. Bu aralar bakımını zamansızlıktan ihmal ettik. İlk fırsatta baktırmak lazım arabayı.

Pazartesi kahvaltı sonrası eşyalarımızı arabamıza yükleyip otelden ayrıldık. Sedir adası'na gitmek üzere yola çıktık. Sedir adası'na Çamlı Köy'den gidiliyor ve Marmaris - İzmir yolu üzerinde olduğu için burayı tercih ettik. Çamlı köy'de arabamızı park ettik, 10 lira park parası ödedik. Tekneye binip gidiş dönüş kişi başı 15'er lira ödeyerek Sedir adasına ulaştık. Orada da kişi başı 15'er lira ödeyerek adaya giriş yaptık. Müze kartı olanlar adaya giriş ücreti ödemiyor. Biz de en kısa zamanda almaya karar verdik. Çocuklardan hem tekne hem de ada girişinde ücret alınmıyor. Ada girişinde 18 yaş altı ücretsiz. Adada şezlonglar ve şemsiyeler ücretsiz, içeriye kendi getirdiğiniz yiyecekleri sokabilirsiniz. Duşlardan ve tuvaletlerden sıcak sular akıyor ve ücretsiz. Çocukları buz gibi suda yıkamamak beni mutlu etti. İçerideki hizmetlerin ücretsiz olması, ada girişinde ödediğimiz ücreti gözümüzde büyütmedi. Çocuklara patates kızartması aldık, 5,5 lira. Yanımızda getirdiğimiz poğaça ve meyve sularıyla da öğle öğününü geçirmiş olduk.

Sedir adası'nda gezmedik. Kleopatra plajında denize girdik. Efsaneye göre burada Kleopatra Mısır'dan getirdiği kumları plaja ve denizin içine döşetmiş. Deniz turkuaz ve muhteşem. Akvaryum gibi! Kumlara basmak ve havlu sermek yasak. Etrafını iplerle çevirmişler. Kulelerde gözetmenler var ve kumlardan almak da yasak. Sadece deniz kıyısında ince bir şerit halinde kuma oturulabiliyor. Kumlar hakkında çeşitli söylentiler var.  Hareket ediyormuş, kendi kendine çoğalıyormuş falan filan. Kendi kendine çoğaldığını sanmam. Olsa olsa deniz içindeki kayaların rüzgar ve suyun etkisi ile parçalanıp kuma dönüşmesi sonucu kum çoğalır. Hareket etmesi ise statik elektriğin bir sonucu olsa gerek. Ben kuru kumlara dokunamadığım için hareket ediyor mu bilemem. Sonuç olarak söylentiler oranın ününü arttırmaya yarıyor ama hak ediyor mu bu ünü derseniz, kesinlikle evet derim!Gördüğüm en güzel koylardan biri, denizin rengi muhteşem! Deniz Baran ve ben hemen hemen tüm gün denizin içindeydik! Barış Çağan ve kocam ise biraz denize girdiler sonrasında kıyıda takıldılar.

Ada ile köy arasında her saat başı tekne var. Akşam son dönüş teknesi 19:00'da ama biz sona almadık, 18:00'de kalkan tekneye bindik. 20 dakika kadar sonra Çamlıköy'e geri geldik. Dönüşte çocuklar henüz uyumamışken akşam yemeğimizi Çınar Restaurant'ta yedik ve yola revan olduk. Uzun yolda arabamız ara sıra tıkırtılar çıkarınca biz de birkaç yerde mola verdik. Yok yok, en kısa zamanda bakım şart oldu.

Karınları doyan kuzucuklar molalarda uyanmadılar.Eve vardığımızda saat 23:45 sularıydı.

Tatillere doyamadım ben!
Hep tatil olsa hep yaz olsa gık demem


Kuşadası'nda akşam eğlenceleri...







Kuşadası'nda havuz keyfi...





Odamızda aile özçekimi :)

Marmaris'te akşam eğlencesinde ateş dansı

Deniz Baran ateş dansını çok sevdi 

Marmaris Kızkumu.. İnsanlar denizin ortasında yürüyor.

Biz de yürümeden önce kızımızın önünde poz verdik. Barış uykudan uyanmıştı, huysuzdu.

Kızkumunda yürürken..

Ailecek kızkumunda yürürken..

Hisarönü... Kızkumundan dönüşte gittik, bol bol yüzdük

Turunç'a giderken dağların arasından geçtik, durup şehre karşı poz verdik.

Güzel poz :) Maşallah bizeeee

İşte Marmaris manzarası

Bebeğim ve ben

Bebeğime poz ver diyince...

Oğluşumla ben..

Oğluşuma poz ver diyince...

Kardeş çetesi


Amos...

Amos'ta aile özçekimi (selfi yerine daha makul bir kelime)


Amos'ta aile özçekimi..

Amos. Bol bol akvaryum taşı topladığımız sakin koy..

Turunç'ta mutlu bir gün.

Turunç'ta kardeş pozu

Maşallah sevginiz daim olsun.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder