Sayfalar

30 Aralık 2014 Salı

Günlük Yaşamımıza Dair Bir Paylaşım...

Bugün hava İzmir'de cidden soğudu. Türkiye'de pek çok yerde kar yağıyor, burada da çok soğuk ama yağmur yağıyor. Dinmedi bugün hiç desem yeridir.

Bir süredir grip girdi evimize, dönüp dolaşıyor ve çıkmıyor. Ben de rahmetli Barış Manço'nun şarkısında sözünü ettiği çayı yapıyorum ve ailecek içiyoruz, Nane, limon kabuğu, hatmi çiçeği, biraz çörekotu, tarçın, zencefil ve içine fazladan da adaçayı katıp demliyorum. Gerçekten işe yarıyor. Ancak dünden beri bronşlarımda ciddi bir ağrı vardı, ben de yeniden bronşit olmaktan korktum ve aile hekimimize gittim. Boğazıma baktı, bişey yok dedi, ciğerlerimi dinledi, önemli bir şey görünmüyor faranjit olabilir dedi, 3 günlük antibiyotik ve sprey verdi. Ya Barış Manço çayı iyi geliyor ve hastalığımın lezyonları çok görünmüyor ya da doktor hiçbir şeyden anlamıyor. Ben doktora giden biri değilimdir, evde yaptığım uygulamalarla iyileşmeye çalışırım, ciddi bir durum görmeseydim kendimde gitmezdim. Giderken de yağmurluydu hava, Barış'ımı bırakacağım kimseler yoktu, koydum arabasına, çok zorlandım. Battaniyelere sardım, ıslanmadı oğluşum çok şükür.

Öğleden sonra Deniz'i okuldan almaya gittik. Yine yağmurluydu hava, taksiye bindik biraz erken gitmişiz, 10 - 15 dakika kadar oğlumun çıkışını bekledik. Beklerken diğer velilerle sohbet ettim. Deniz Baran'ın annesi siz misiniz diye sordu kız anneleri. Benim dedim. Şikayet edeceklerini düşündüm bir an. Malum hareketli bir oğluşum var ama öyle olmadı. Oğlum çok karizmatikmiş, kızları oğlumun adını düşürmüyormuş dillerinden. Oğlum içlerinden birini öpmüş (Zeynep). Daha önce öğretmeni de söylemişti Deniz'in kızlar arasında popüler olduğunu. bu durum hoşuma gitti ama bir yandan da ergenlik yılları için endişelenmedim değil.. Bekleyip göreceğiz.

Burada bahsetmedim daha önce ama yeri gelmişken bahsedeyim, Deniz Baran hakkında öğretmenimiz çok güzel şeyler söyledi, zekası, yetiştiriliş tarzı, kişiliğinin oturmuş oluşu (karşımda kocaman bir adam var dedi) empati yetisi ile kesinlikle çok iyi, el becerileri konusunda da geliştirmeye ihtiyacımız var dedi. Mutlu oldum.

Barış'tan da küçücük bir şey anlatacağım ve yazımı bitireceğim.
Oğlumu babası binbir ikna çalışmaları ile tıraş etti ama saçları güçlensin diye kısacık kesti. Oğlum bugün aynada kendisini görünce "anne ben kel mi oldum, ama ben böyle istememiştim, ben uzun uzun olsun istemiştim önleri, ben böyle kısa sevmem" diye diye gezdi. Kıyamam kuzuma. Babasına da serzenişte bulundu akşam gelince. Babası bir daha böyle kısa kesmemeye söz verdi. Kıyamam kuzuma ben.


Barış'ıma Etkinlikler

Barış Çağan etkinlik yapmayı çok seviyor. Ben de ona çeşit çeşit etkinlikler hazırladım. Şimdi elinde maşa, oyuncaklarını plastik bardaklara dolduruyor, maşa ile ponpon yakalıyor. Keyfi yerinde. İşte hazırladığım etkinlikler (oğluşum için hazırladım, ama oynarken çekmedim).





Barış'a rakamları henüz öğretmemiştim. Artık vakti geldi dedim ve evvelce hazırladığım evadan kabartmalı rakamları çıkarıp biraz çalıştık. Sonra da tane hesabına giriş yaptık.















Barış'ım renkleri biliyor ama hem el becerileri gelişsin hem de renkler (farklı tonlar) pekişsin diye mandallarla renk çalışması yaptık. Gayet keyif aldı.















Bunlar Meraklı Minik dergisinin kartlarıydı. Oğluşum anne ve yavrularını eşleştirdi. Yalnızca şah kartalın yavrusunu bulmakta zorlandı. Ben yardımcı oldum.
















Olay sıralama kartlarına henüz aşina değil Barış. Daha önce kaydıraktan kayma ile ilgili bir sıralama yapmıştık, onda zorlanmamıştı. Ancak ev yapımı ile ilgili sıralamada benim anlatıp ona sorular sorarak yönlendirmem gerekti. Haklı çocuk.










 Maşa ile ponpon aktarma ve dondurma kaplarının rengine göre eşleştirme oyununu çok sevdi oğluşum. Kimi zaman eliyle yerleştirdi, kimi zaman maşa ile aktardı.
















Bu renk kartlarını uzun zaman önce Barış için hazırlamıştım. Ayakkabı kutusunun kapağına kartların sığabileceği kadar kesikler atmış, her kesiği kart renkleri ile çerçevelemiştim. Ancak ayakkabı kutusu eskidi attım, kartlar kaldı. Ben de kartların her renginden bir tane aldım, aynısından iki tanesini de o aldı, eşleştirdi.

27 Aralık 2014 Cumartesi

Sonbahar Yaprakları

Sonbahar geldi geçti, biz kuru yaprakları çok sevdik. Topladık, birbirimize hediye ettik, sonunda eve geldik, çizdiğimiz resimlerin üzerine yapıştırdık. İşte çalışmalarımız...




26 Aralık 2014 Cuma

Hamur Çalışmaları

Youtube'da oğluşlarım hamur ve kinder sürpriz yumurtaları izlemeye bayılıyorlar. biz de onlardan esinlendik ve hamurların içine oyuncaklar sakladım, (bu fikir Barış'tan geldi) çocuklarım da ellerine plastik bıçak alarak hamurları kesti, parmacıkları ile ayıkladı ve oyuncakları kurtardı.







Bizden Kısa Kısa...

Biz bu aralar oturup faaliyet yapmadık fazla fazla.. Hayat rayına yavaş yavaş oturuyor. İnsan acıyı da atlatıyor bir şekilde.

Neler yapıyoruz, fotoğraflara bakalım...

Oğluşlarıma ayrı ayrı doğum günü yapmak yerine, ikisine tek doğum günü yapıp Deniz Baran'ın arkadaşı Doğaç ve ailesini çağırdık. Pastadaki 4 ve 6 mumlarını görünce pek hoşlanmadım durumdan... Oğluşlarımın büyüdüğünü kabul etmek o kadar kolay değil benim için.




Geçen gün arkadaşım Lütfiye, kardeşi Sevil ve arkadaşımın oğlu Toprak bize geldiler. Bu oğluşlar birbirini o kadar seviyor ki... Hep böyle dost kalırlar İnşallah.



 Oğluşlarımla köfte yapıyoruz burada.. Barış, eline yapışan kıymadan pek de memnun değil. Aşırı titiz benim oğluşum Önlükler de çocuklar için özel, İkea'dan almıştım.



 Bu bizim 250 litrelik akvaryumumuz. Kocam arka planını strafordan yaptı. Bir de kum şelalesi yaptı çok net çıkmamış ama harika oldu.


Zaman zaman parka gidip güneş alıyoruz. D vitamini vazgeçilmezimiz..




Fırsat bulunca tiyatroya gidiyoruz. Tiyatroyu oğluşlarım çok seviyor. Burada arkadaşım Zeynep ve tatlı kızı Elif de bize katılmıştı.



Zaman zaman sahile ve kafeteryalara gidiyoruz. Birlikte deniz havası alıp keyif yapıyoruz.








Burada çalışma masamız salonun ortasında, oğluşların keyfi yerinde..


Rakam Çalışmaları

Deniz Baran uzun zaman önce rakamları öğrenmişti ama oldum olası kalemlerle, boyalarla, resim ve çizgi çizmeyle pek alakası yok oğlumun. Ben de bundan 2 ay kadar önce anaokulu öğretmenimiz eve rakam çalışmaları göndermeye başladığında bir iki denedim rakam yazdırmayı. Rakamımız 1. Basit değil mi? Hayır değil işte. Deniz'in elinden tutuyorum 1 çizelim diye, biraz yamuk yumuk da olsa çizdi ancak babamın vefatı, annemin "amaan boşver seneye nasılsa yazacak daha vakti değil, çocuk küçük" sözleri, bu konunun üzerine fazla düşmemi engelledi ve işi akışına bıraktım.

Geçenlerde öğretmenimiz eve çalışma kağıtları göndermiş. Deniz yanlış anlamış ve ertesi gün teslim edeceğini düşünmüş. Ben de o gün dışarıdaydım. Eve gelince baba oğulu ders çalışırken buldum. İşi ele aldım ve Deniz'i günde 5'er saatten iki gün çalıştırdım.Bu iki gün boyunca okula göndermedim. 3. gün okula gönderdim ve biraz daha çalıştırdım. Çalıştırırken ilk gün oğluma kötü davrandım. Bundan çok pişmanım. Sonra ondan çok özür diledim ve daha sakin çalıştırmaya devam ettim. Sayfalarca 1,2,3,4 çalıştık. 5 ve sonrası rakamlara çalışma fırsatı henüz bulamadık.

Bir süre sonra öğretmeni ile bireysel görüşmemiz vardı. Deniz Baran hakkında çok güzel şeyler söyledi. Deniz'in zekası hakkında övgüler yağdırdı. Açıkçası rakamları yazma, çizgi çizme vs. konuları halledeceğimizi, bunu seneye bırakmamızın mümkün olmadığını, ama onu üzmeden bu işi halletmemiz gerektiğini söyledi. Zira her insan her konuda mükemmel olmaz, o zaten çok zeki, empati yetisi çok gelişmiş, arkadaşları ile ilişkileri harika, sınıftaki kızlar tarafından çok rağbet gören bir çocuk. Dil gelişimi süper, deyim kullanıyor, kendini çok iyi ifade ediyor, haksızlıklar karşısında kendisini savunuyor, asla kimseye kötü davranmıyor ama kendini de ezdirmiyor dedi. Sevindim. Gerçekten çok iyi yetiştirmişsiniz, sizin eseriniz dedi öğretmenimiz ve emeklerimin karşılığını böyle somut alabilmek, beni daha da motive etti.

Yazı çalışmalarımızın fotoğrafını çekmedim ama bugün yaptığımız pasta mumlukları ve kürdanlarla köpük tabaklar üzerinde yaptığımız rakam çalışmalarını ekleyeyim...

Bu çalışmaları önce Deniz Baran'la yaptık, sonra Barış Çağan uyandı ve onunla da yaptık. Yarın da yapmaya devam edeceğiz kısmetse.

Sayılar 0 - 9 arası, şekiller de kare, dikdörtgen, üçgen, daire, beşgen, altıgen, işlem işaretleri olarak da  + - x / (ama bizim yaptığımız eksi işaretinin üstüne ve altına nokta konulanlardan) yaptım ve önlerine koydum.