Sayfalar

30 Haziran 2015 Salı

Oyuncak Yasağı Hakkında...

Oğullarımın sepet sepet oyuncakları var. Bu nedenle uzunca bir süredir eşimle aldığımız karar gereği onlara oyuncak almıyoruz. İtiraf etmeliyim ki eğitici oyuncakları gördükçe içim gidiyor ama bizimkiler de kendilerince oyuncak almak isterler ve ipin ucunu kaçırırız diye hiçbir şey almıyor(d)um.

Bundan aylar önce benim küçük kuzum bir markette oyuncak kamyon gördü. Kamyon da oldukça büyük bir şey! Her gördüğünde kucakladı, talep etti ve evde çok oyuncakları olduğunu, onlar eskiyince alacağımı söyleyerek yok olmaz dedim, tamam diyerek bıraktı. Bir seferinde daha sonra sana bu kamyonu alacağım ama şimdi değil demiş bulundum, tamam dedi ve bıraktı. Dün ablam, yeğenlerim ve iki oğlumla markete uğradık öte beri almak için, baktım hala kamyon satılmamış! Benim kekliğim de almış eline kamyonu, teyzesine gösteriyor. Teyzesi bu kamyonu ben alayım dedi ama pahalı bir hediye almasını istemedim ve kabul etmedim. Teyzesi strateji hatası yaparak kamyonu oğlumun önüne koydu, bu senin dedi, sonra ben hayır deyince geri aldı, alayım falan dedi... Nihayetinde "annen izin vermiyor, izin verseydi ben alırdım "diyerek kamyonu kaldırdı. Küçük kuzumun dudağı büküldü ve kollarını kavuşturarak ağlamamak için kendini zor tutup "tamam" dedi! Öylece çıktık marketten. Sabah eşimle aldığımız karar gereği kamyonu aldım, geçen seneden beri büyük oğluma vermeyip dolabın içinde paketiyle tuttuğum star wars karakterini de çıkardım yerinden, kamyonun üstüne bıraktım ve işe gittim. Eve geldiğimde, kapalı balkonumuzdaki çocuk oyun alanımızda kuzularım kamyonla ve karakterlerle oynuyordu. Hiçbir oyuncağı aldığım zaman bu kadar içim mutlulukla kaplanmamıştı. Oyuncak yasağı da bir yere kadar canııımmmm! Ohh bee...

12 Haziran 2015 Cuma

Bir Garip Çiş Hikayesi

Barış Çağan son 1 aydır tuvalete gitme sıklığını arttırdı. Özellikle son 10 gündür dışarı çıktığında sık sık (neredeyse 25-30 dakikada bir) çişim geldi diye kapıyı çalıyor, tuvalete zor yetişiyor. Yaptığı çiş de azıcık tabii.. İçtiği su miktarına bakıyorum, abisiyle aralarında belirgin bir fark göremiyorum. Ben de bugün oğlumu doktora gösterdim. İdrar tahlili yapıldı, idrarda şeker arandı. Çok şükür ki bulunmadı. İdrar kültürü de alındı, yakında sonuçlar çıkar. ,Gelelim hikayenin başınaaaa....

Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce, Barış Çağan tuvalete yetişemedi, tam klozetin başında çişini saldı. Ağlamaya başlayınca öptüm onu, böyle şeyler herkesin başına gelebilir, çocuklar ve bebekler hatta büyükler bile çiş kaçırabilir, çok normal dedim. Abisi de destekledi ben de kaçırmıştım diye. Abiyken mi kaçırdın diye sordu, evet dedi Deniz. Bir süre abiler de çiş kaçırabilir diye gezdi ortalıkta. Ben bu meselenin kapandığın düşünmüştüm. Başlarda tuvalete gitme sıklığını arttırınca da durumdan rahatsız olmadım, dikkat ediyor çocuk dedim. Ama bu sıklık o kadar arttı ki, nihayetinde doktorluk da olduk. Doktorun yanından çıkarken, doktor söyledi, pipinde kas var varmış, çişini tutmanı sağlıyormuş, kaçmıyoruş çiş dedim. Doktor hanım da sağolsun beni destekledi. Veeeee çocuğumun kendine güveni geri geldi. Bugün abisine pipisindeki kasları gösterirken kulak misafiri oldum ama duymazdan geldim. Demek ki ne kadar çok takmış kafasına bu meseleyi, iyi ki götürmüşüm doktora dedim.

Bizim çok önemsemediğimiz bir konu, çocuklar için bazen hayat memat meselesi olabiliyor.

Kedimiz Köpük

Hayatımızda son birkaç aydır önemli bir değişiklik var, o da kedimiz Köpük. Eski kedimizin adı da Köpük'tü, çocuklar böyle arzu ettiğinden bu kedimiz de Köpük oldu.

Köpük'ümüz bir gözü mavi bir gözü yeşil tekgöz diye tabir edilen uzun tüylü bir Van kedisi. Çok yaramaz, 02.02.2015 doğumlu bir bebek. Ailemize 18.04.2015'te katıldı. Çocuklarım ona bayılsa da aralarında zaman zaman tatlı bir rekabet olmuyor değil. Özellikle küçük fındığımla pek takışıyorlar. Bugün Deniz ve Barış balkonda legolardan şirinler köyü yaparken Köpük oyunlarını bozuyor diye kapatmışlar onu taşıma kabına. Ben hayvanın ağlamaları ile durumu farkettim. Bizimkiler o sırada sokağa oyun oynamaya çıkmışlardı. Hayvanı kurtarınca yarım saat bana süründü, gırladı, yaladı beni. Kıyamam yaa... Oğullarım da iki gün abur cubur yasağı aldı. Eeeee her şeyin bir karşılığı olmalı değil mi yaa...

İşte kedimizden birkaç kare...







eve ilk geldiği gün.

e

taşıma kabının kapağı ilk açıldığı anlar..



Kedimizi aldık, evimize gidiyoruz..








Bir Yılı Bitirdik...

Bugün Deniz Baran anaokulundan mezun oldu. Gittik, katılım belgemizi ve gelişim raporumuzu aldık. Öğretmeni harika şeyler yazmış, çok mutlu oldum. Sabah büyük bir telaş içindeydik, Barış Çağan'ı da okula göndermedim, o da bizimle geldi. Bu aralar çok sık ağlıyor Barış, birkaç ağlama krizini atlattık bu arada. Karne aldıktan sonra parka gittik, çocuklar oynadılar. Biz anneler de biraz sohbet ettik. Sohbet edip insan içine karışmak, bana iyi geliyor.

Dün veda günümüz vardı. oğluşum kep giydi, pasta kesildi, oynadılar ettiler. Gayet keyifli bir gündü, bugün düne göre daha sadeydi. Tatlı telaşlar bunlar. Rabbim cümlemize evladından mutluluklar yaşatsın, güzel günler göstersin.

Dün ve bugünden birkaç kare...

Karne sonrası doktora gittik, doktor çıkışı da Özsüt'te pasta yedi kuzularım.