Sayfalar

24 Temmuz 2015 Cuma

Foça Hanedan Plajı

Bodrum talihsizliğinden sonra küçük fındığımın dikişleri geçtiğimiz pazartesi alınınca bugün onları denize götürmeye karar verdim. Tek başıma hem de! Çocuklarımla pek çok yere gitmişliğim var ama tek başıma iki küçük oğlumu ilk kez denize götürmenin heyecanı başkaydı! Dünden alışveriş yaptım ve hamburger ekmeği, salatalık turşusu, mısır ve ton balığı aldım. Birer buzdolabı poşetine mayonez ve ketçap sıktım. Bir kapaklı saklama kabına marul, domates ve turşu doğradım, mısır serptim. Biraz meyve,  cips, kraker, meyve suyu aldım dolaba koydum yiyecek tayfasını. Buzluğa da  3 pet şişe su koydum. Sular donunca tüm gün içecekleri serin tuttu. Ertesi sabah en son yiyecek ve içecekleri yerleştirdim çantaya. Bir sırt çantası ve bir poşet oldu elimde yük olarak. Yanıma iki küçük kova, kürek tırmık, birer simit ve kolluk takımı ve su tabancaları almayı ihmal etmedim. Mayolarımızı evde içimize giydik.

Tüm hazırlıklar tamamlanınca sabah güzel bir kahvaltı ettik evde. Eşim bizi izbana bıraktı. İzbanla yaptığımız yolculuk kısa sürdü ve Hatundere'de indik. Orada hiç beklemeden 744 numaralı Eski Foça otobüsüne bindik. Çok kalabalıktı otobüs ama çocuklu olduğum için yer verdiler bana. İki oğlumu iki dizime oturttum. Yaklaşık 45 dakika yolculuktan sonra Eski Foça'ya vardık ve Yeldeğirmenleri durağında indik. Yolun karşısına geçip minibüs beklemeye başladık. 45 dakika kadar bekledik ama maalesef minibüs falan gelmedi. Çocuklar perişan oldu. Eşime telefon açtım, sağolsun o da taksi durağının telefonuna ulaştı, 3 km'lik yol için 16 TL taksi parası ödeyerek (minibüs gelseydi 2 lira ödeyecektim) Hanedan plajına ulaştık.

Plaja giriş kişi başı 15 TL. Çocuklardan ücret alınmıyor. İçeride şezlong, minder ve şemsiye için ayrıca ücret ödenmiyor. Dışarıdan yiyecek getirmek yasakmış ama ben oradan hiç yiyecek almadım, herşey ateş pahası (ucuz diye yazmışlar ama bir cola 5 liraymış, çıkışta bir grup genç söyledi).

İnternette hakkında pek çok olumlu yazı okumama rağmen, beb aksini düşünüyorum ve Hanedan plajını (külliyen Foça'yı) çocuklu ailelere tavsiye etmiyorum. Gitmezseniz bir şey kaybetmezsiniz. Neden?

1- Plaj taşlı, çakıllı. Kum yok. İnsanın ayakları perişan oluyor. Denizin içi de taşlı. Deniz ayakkabısı şart. Çocuklar kumla oynamak istedi ama çakılları kovalara doldurup biraz taş toplamaktan başka oyun kuramadılar.

2- Deniz soğuk. Yani serin falan değil bildiğiniz buz gibi soğuk! Hem de Temmuz ayının ortasında! Küçük oğlumun dudakları morardı, o derece diyeyim. Büyük oğlum denizi çok sevmesine rağmen fazla suda kalamadı.

3- Deniz çok derin! Çocukları azıcık suda kendi hallerine bırakayım ya da şu insanlardan azıcık uzaklaşayım da daha sakin bir yere gideyim gibi bir düşünceniz olmasın. Su hemen boyu aşıveriyor. İki oğlum da kucağımda, soğuktan ve derinlikten onları korumaya çalışarak suyun içinde durdum, nadiren çocuklarımı ikna edip onlar şezlongda uzanırken biri iki kulaç atabildim.

Olumsuzluklara rağmen denizin temiz oluşu, fazla kalabalık olmayışı (haftaiçi gitmemizin etkisidir muhtemelen) olumlu puan olarak Hanedan Plajının hanesine kaydedildi. Ama hafızamızda yine de bir daha gidilmesine gerek olmayan yerler bölümüne itina ile nakşedildi.

Oğluşlarım her ne kadar istedikleri gibi bir plajla ve denizle karşılaşamamış olsalar dahi hiç mızıklanmadılar ve denizin tadını çıkardılar. Yanımda getirdiğim malzemelerle ton balıklı sandviç yaptım ve afiyetle yedik. Krakerler, cipsler, meyveler, meyve suları... ağzımız hiç boş durmadı ve keyfimiz yerindeydi. Akşam 18 gibi toparlandık. Hemen çıkışta bir grup genç vardı, öğrenci tayfasıydı, aç kalmışlar. Ben de yanınızda neden getirmediniz ki dedim. Allah herkese sizin gibi eş nasip etsin dedi içlerinden biri ama utandım vallahi. Bu sefer minibüsü fazla beklemedik, 5 dakika içinde geldi. 18:15 civarı ilçe garajındaydık. Önce minibüse binip Soğukkuyu'da inelim mi acaba dedim. Kişi başı 10 liraymış. Bana fazla geldi. Hemen minibüslerin yanında 18.25'te kalkacak olan 744 nolu otobüs yolcu alıyordu. Benim çocuklarım var diye sen sıraya girme dedi yolcular ve böylelikle bindim. Oğluşlarım yol boyunca tatlı tatlı uyudu ve İzban'a geçiş yaparak evimize döndük. Eşim bizi alıp markete götürdü, az bir iki alışverişim vardı, onları da alıp eve girdik. Yıkanma faslından sonra yemek yedik. Hazır yemeği bulunca iyi ki önceki akşam yemek yapmışım diye sevindirik oldum.

Oğullarım böyle uyumlu tatlı olur da ben onları güzel yerlere götürmez miyim!

Oğluşlarımdan bir kare..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder